Kararname, üçüncü uyruklu işçilere yüzde 40’a varan maaş kesintileri yapılmasını öngörüyor. Ne yazık ki hâla “iyi oldu, gelmesinler zaten” şekilinde özetlenebilecek bir tutumla, bu kararnameye kayıtsız kalan insanlar mevcut. Önce bu kişilerin hatalı çıkarımını yanıtlayarak başlayalım.
Maaşları azalınca üçüncü uyruklu
kişilerin kktc’de çalışmayı daha az tercih edecekleri veya hiç tercih
etmeyecekleri düşüncesi tamamen temelsizdir. Bu düşünce çalışma ilişkisini
işçinin tercihi olarak gören ve gerçekle hiçbir ilgisi olmayan bir varsayıma
dayanır.
Oysa ülkemizde yabancı istihdamı,
patronların dünyadaki çeşitli acenteler aracılığı ile işçi ithal etmelerinden
beslenir. Yani işçiler kendi bireysel iradeleri ile kktc’ye gelmezler,
patronlar onları bulundukları ülkelerden toplar ve ülkeye getirir.
Bu nedenle meseleye “işçi gelecek
mi” ekseninden değil, “patron getirecek mi” noktasından bakmak gerekir. Aynı
işi yapacak, benzer nitelikteki bir işçiye yüzde 40 daha az ödeme imkanı bulan
patron, elbette daha ucuz olanı tercih edecektir! Dahası bunu tercih etmeyecek
olan patronlar da, tercih edenler karşısında desavantajlı konuma düşeceklerdir.
Rahatlıkla söylenebilir ki, ilk
etapta bu uygulamayı tercih etmeyecek olan patronlar ya batacak yada piyasa
zoruyla batmamak için bu uygulamayı benimsemek zorunda kalacaklardır! Çünkü
yabancılara yüzde 40 daha az ücret ödemek, aynuı malı daha ucuza almak
patronların çıkarınadır!
Çalışma Bakanı yaptığı
açıklamalarda kktc vatandaşı işçilerin bu uygulamadan olumsuz
etkilenmeyeceğini, yabancı uyruklu çalışanların maddi zarara uğramayacağını ve
yabancı uyruklu çalışanların sayıca artmayacağını iddia etmektedir!
Bu uygulamanın patronlar
tarafından talep edildiğini hepimiz biliyoruz. Bunu Asgari Ücret tespit
Komisyonu masasında, patronların temsilcisi kendi ağzıyla söyledi! Çalışma
Bakanı bize patronların kendi maddi menfaatlerine olmayan bir uygulamayı taleop
ettiğini mi söylemektedir?
Patronlar bu uygulamadan maddi
menfaat elde etmeyecekler, yabancı uyruklular maddi zarara uğramayacaklar, kktc
vatandaşlarının istihdamdaki sayısı ve maaşları olumsuz etkilenmeyecek ama gene
de ısrarla bu konuda talepte bulunmaktadırlar! Bizim buna inanmamız mı
bekleniyor?
Yaşanacak olan gün gibi açıktır:
Bu uygulama hayata geçtikten bir kaç ay sonra üçüncü uyruklu işçi sayısı iki
katına çıkacak, vatandaşlar işsiz kalacak veya daha düşük maaşlara razı olmak
durumunda kalacaklardır.
***
On kişiden az çalışanı olan esnaf
ise bu uygulamadan en çok etkilenecek bir diğer kesimdir.
Net Asgari Ücret'in yüzde 40'ı
17,818 TL'dir. Bu miktar karşılığında bir kişinin barınma ve gıda ihtiyaçları
bir ay boyunca karşılanabilir mi? Demek ki esnaf bu uygulamadan yararlanamaz...
Ama söz konusu olan 100 kişiyse,
1 milyon 781 bin 840 TL'ye toplu olarak ve yetersiz koşullarda da olsa gıda ve
barınma sağlanabilir... Çünkü ölçek büyüdükçe birim maliyet azalır. Bu
ekonominin en temel yasasıdır. Yani bu uygulama esnafa değil, büyük sermayeye
yarayacak...
Asgari Ücret belirlenirken
"işletmeler batacak" diyerek esnafın arkasına saklanan büyük
patronlar, şimdi aynı esnafı sırtından uçuruma itiyor! Kendileri yüzde 40
indirimli işçi çalıştırarak, haksız bir rekabet avantajı elde edecek ve esnafı
batıranın kim olduğu net bir şekilde ortaya çıkacak...
Dahası işçisine yemek sağlayan
büyük sermaye; bakkal ve küçük lokantaları tamamen bitirecek...
Biz büyük patronların aslında
esnafı düşünmediğini zaten biliyorduk. Ama esnafın çıkarlarını korumak yerine
Ticaret Odası'nın kuyruğunda sürüklenen KTEZO, hala patronların dizinin
dibinden ayrılıp bu uygulamaya dair bir eleştiri ortaya koyamıyor...
Esnaf ve Zanaatkarlar kendi oda
yönetimlerini bu büyük patron sevicilerin elinden kurtarmaz, işçilerle ittifak
kurmazlarsa; çok yakındır kendileri de işçi olacaklar!
Daha fenası yabancılar %40 daha
ucuz olduklarından, işçileşen esnaf çalışacak iş de bulamayıp; "kktc
vatandaşları yapmaz" denilen işleri yapmak üzere Kıbrıs'ın güneyinde iş
arayacak!
***
Patronlar ve hükümet bize "yabancı
işçiler parayı dışarı gönderiyor" diyerek demagoji yapıyorlar! Emrullah
Turanlı (T&T) ve Cemil Kazancı (AKSA) gibi milyonlarca doları dışarıya
gönderen patronları değil de ayda 50-60 doları ailesine gönderen işçileri kendilerine
dert ederek, bizi aptal yerine koymaktadırlar...
Dahası patronların işçilerine verdikleri
maaşın yüzde 40'ını gıda ve barınmaya ayıracakları da başka bir yalandır!
Hepimiz biliyoruz ki bu paranın büyük bir kısmı patronun cebinde kalacaktır!
100 Lira maaş veren patronun 60
lirayı para, 40 lirayı gıda ve barınma olarak ödemesi demek, bu alana yatırım
ve istihdam demektir! Toplamda gider 100 olduktan sonra patronların ek bir
külfete katlanıp kendilerine hiçbir yararı olmayacağı halde gıda gibi riskli
bir alanda sorumluluk alacağına inanmamızı bekleyenler; Noel Babaya’da
inanmamızı bekliyor olsalar gerek!
***
Bu uygulama Anayasa'ya da, İyi
İdare Yasaı'na da, İş Yasası'na da, ILO Sözleşmelerine de aykırıdır. Yasaları
ve Anayasa’yı by-pass eden bu uygulama Yasa Gücünde Kararname ile geçirildiği
için zaten hukuk dışıdır.
Ama Sosyal Güvenlik Yasası ve Göç
Yasasından sonra emek hareketini bölmek için atılan en kapsamlı adım da bu
kararname ile ortaya konmuştur. Kamudaki maaşları aşağıya çeken, hakları
gerileten iki yasa da, özel sektörde hakların gerilemesine neden olmuştu.
Şimdi özel sektörün kendi içinde
bölünerek aşağıya doğru çekilmesi ile oluşacak olan anafor kamudaki hakları da
içine çekerek bu gerilemeyi derinleştirecektir. Sadece üçüncü uyruklularla
ilgiliymiş gibi görünen bu kararname; özel sektördeki vatandaşları, esnafı ve ardından
da memurlarla öğretmenleri yutacak bir kara deliktir!
Dağ yürüyüşü yapanlar iyi bilir:
“Bir grubun hızını, en arkadan gelen belirler!”
Emek piyasasının en dibinde
bulunan üçüncü uyruklu işçilerin içine atıldığı bu kara delik, büyük patronlar dışında
herkesin yuvarlanacağı cehennem kuyusudur!
Bu saldırıyı durdurmanın yolu
ise, savunmada kalan bir pasif itirazla değil; Sendikasız Çalıştırılmanın
Yasaklanması talebini yükselten bir karşı saldırı ile mümkündür!
Büyük patronlar bu kararname ile
cehennem alevlerini evlerimizin içine kadar taşıma cüretini gösterdiler. Ya o
alevleri alıp onların kapısının önüne taşıyacağız, ya hep birlikte yanıp
kavrulacağız!

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder