BY-Bildiri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
BY-Bildiri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Nisan 2022 Cumartesi

Hayalden Gerçeğe Sınıf Mücadelesi!


 Her geçen gün daha da pahalılaşan hayat, emekçi sınıfları yoksulluğa itiyor. İçinden geçmekte olduğumuz kriz, ultra zenginlerin daha da zenginleştiği bir süreç olarak yaşanıyor. Halkın her kesimi; esnaf, küçük üretici, meslek sahipleri, kamu ve özel sektör emekçileri sırasıyla bedel öderken, bu süreçte saçının teline bile dokunulmamış tek kesim olan ultra zenginler, büyük patronlar ve onların temsilcileri olan rejim partileri bizden fedakarlık istemeye devam ediyorlar.

2 Haziran 2021 Çarşamba

Emekçilerden Çaldığınız Bir Ayı Geri Verin!


 UBP-DP-YDP Azınlık hükümetinin emekçilere yönelik saldırılarını kınıyoruz. Sokağa çıkma yasaklarının gevşemesi ile birlikte öğrendik ki tüm toplumun can derdine düştüğü günlerde, sağlık için gerekli bir önlem olarak hayata geçirilen sokağa çıkma yasakları sırasında Azınlık Hükümeti emekçilerin haklarını gasp etmek için yeni şeytanlıklar düşünmüş ve sessiz sedasız hayata geçirmiştir.

7 Nisan 2021 Çarşamba

Emekçi Sınıflarımızın Eylem ve Grevlerini Destekliyoruz, Servet Vergisi İstiyoruz


İçinde bulunduğumuz hafta, pandemi ve ultra zenginlerden yana ekonomi politikaları nedeniyle emekçi sınıfların yaşadığı mağduriyetlerin sokak eylemlerine dönüştüğü bir hafta oluyor. Bir yıldan uzun bir süredir devam eden pandeminin, emekçi sınıflarımızı daha da yoksullaştıran, esnafı kepenk kapatma noktasına getiren, işsizliği arttıran sonuçlar vereceği daha başından biliniyordu. Partimiz kapanma önlemlerinin ilk kez uygulanmaya başladığı tarihlerde, sağlık için alınacak tedbirlerin çalışan sınıfları olumsuz etkilememesi için yapılması gerekenleri sıralamıştı. Hem sağlık için yapılacak harcamalar hem de emekçi sınıfları koruyucu önlemlerde kullanılmak üzere ultra zenginlerin bedel ödemesi gerektiğini ve Servet Vergisi uygulamasının hayata geçmesi gerektiğini de ilk günden beridir dile getirdik.

14 Aralık 2020 Pazartesi

HODRİ MEYDAN

Bugün Meclis’te güvenoyu almak için bulunan UBP-YDP-DP azınlık hükümeti; yıllardan beridir Kıbrıslı Türk halkı üzerinde sürdürülen müdahalelerin, son zamanlarda açık açık gerçekleşmesinin bir ürünüdür. Cumhurbaşkanlığı seçiminde baskı, usulsüzlük ve dış müdahale ile gözümüze soka soka yaşananlar; UBP kurultayının yaptırılmaması, HP’li vekillerin istifa ettirilmesi, DP içerisinde sürdürülen ayak oyunları gibi biçimler aldı. Tüm bunların sonucunda da UBP-YDP-DP azınlık hükümeti kurdurulma aşamasına geldi.

1 Haziran 2020 Pazartesi

İŞSİZLİK SİGORTASININ AZALTILMASI KABUL EDİLEMEZ

Covid 19 pandemisi nedeniyle, halk sağlığı için alınması gereken önlemler hayata geçirilirken, sürecin sosyal ve ekonomik bütün yükü özel sektör emekçileri ve küçük esnafın sırtına bindirilmiştir. Pandemi süresince elzem sektörlerde bulunan birçok özel sektör emekçisi, kendileri ve sevdiklerinin yaşamlarını riske atarak çalışmalarına rağmen, bu süreçte maaş kesintileri ile yüzleştiler. Daha ilk haftalardan, yüzlerce işçinin işini kaybettiği süreç; sokağa çıkma yasağının sona ermesi ile birlikte çalışma yaşamını tam bir cehenneme dönüşmesi ile ilerliyor. İşini kaybeden özel sektör emekçileri ve iflas etmekle karşı karşıya kalan küçük esnaf; ne yazık ki esas işlevi böylesi dönemlerde emekçilerin korunmak olan Çalışma ve Soyal Güvenlik Bakanlığı’nı yanında değil, karşısında bulmuştur.

1 Mayıs 2020 Cuma

1 MAYIS’TA SERVET VERGİSİ İÇİN EYLEMDEYİZ

Yaklaşık iki aydır hem sağlığımız hem de ekmek paramız açısından zorlu bir süreçten geçiyoruz. İnsanlığın yüzleştiği en zorlu salgınlardan birisi karşısında, neo-liberal politikalar tarafından zayıflatılmış sağlık sistemimizin yeniden güçlendirilmesini beklemek için evde kalmamız, sokağa çıkmamamız gerekiyor. İşçi sınıfının uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs’ı bu koşullarda; meydanlarda buluşamadığımız, sloganlarımızı haykıramadığımız, sokakları inletemediğimiz bir süreçte karşılamak durumunda kaldık. Ancak, tüm bu olumsuz şartlar; içinden geçtiğimiz süreci kavramamıza, üzerinde düşünmemize, yüzleştiğimiz dertlerin sebeplerini anlamamıza ve bize bu durumu reva görenlere karşı mücadele etmemize engel değil.

22 Mayıs 2019 Çarşamba

UBP-HP Hükümeti Üzerine

Partimiz Bağımsızlık Yolu, UBP-HP hükümetinin kurulması ile kamuoyunda tartıştırılmaya çalışılan konular içerisinde gözden kaçırılmak istenen iki nokta olduğunu gözlemlemektedir.
Gözden kaçırılmak istenen konuların birincisi geçmiş hükümet döneminin değerlendirilmesi ihtiyacıdır. Dörtlü koalisyonun bugün hükümet dışında kalmış üç ortağı; seçim vaatleri, hükümet programı ve hükümet dönemindeki icraatları konusunda herhangi bir özeleştiri vermek niyetinde görünmüyorlar. Oysa daha 16 ay önce büyük beklentiler yaratmaya çalışarak davullar ve zurnalar eşliğinde hükümet kuran kendileriydi. Şimdi geçmiş koalisyon hükümeti tam bir fiyasyo ile sonuçlanmışken; 16 ay önce nerede hata yaptıklarını, hangi beklentilerinin yanlış çıktığını ve hedeflerine ulaşamamalarının nedenlerini halka açıklamak sorumlulukları vardır.

5 Aralık 2018 Çarşamba

Kırbaca Gerek Yok, Sigorta Yatırımlarınızı Yapın Yeter!

Halkın Partisi Milletvekili Gülşah Sanver Manavoğlu, geçtiğimiz gün sosyal medyadan paylaştığı elindeki kırbaç fotoğrafı ve “KKTC’nin selameti için belli bir süre kullanılması gereken alet” şeklindeki yorumuyla gündem olmayı başardı. Manavoğlu market direktörlüğü günlerinden iyi bildiği ‘reklamın iyisi kötüsü olmaz’ mantığına uygun olarak yaptığı bu çirkin paylaşımı, sonraki günlerde de basına verdiği demeçlerle savunmaya devam etti. Manavoğlu, kırbaç kullanımını savunurken, birçok basın kuruluşunda ülke menfaati için çalışmamız gerektiğini, toplumsal menfaat için kişisel çıkarlardan feragat edilmesi gerektiğini, bunu anlamakta güçlük çeken çoğunluğun bu davranışı hak ettiğini düşünüyorum” ifadelerini sık sık kullandı...

13 Kasım 2018 Salı

Derinya ve Aplıç Yetmez, Tüm Kıbrıs’ı İstiyoruz


Bugün Aplıç ve Derinya bölgelerinde karşılıklı geçiş için yeni noktaların açılmış olmasını tüm halkımız gibi Bağımsızlık Yolu olarak biz de memnuniyetle karşılıyoruz. Bu geçiş noktaları hem ekonomik anlamda halkların kaynaşması ve esnafın rahatlaması için önemli bir adımdır hem de barışa yönelik ciddi bir ilerlemedir. Geçiş noktalarının açılmasını, her iki halkın demokratik kitle örgütlerince yürütülen ısrarlı mücadelenin bir ürünü olarak selamlıyoruz.

26 Ekim 2018 Cuma

Pahalılığı Protesto Miting Konuşması


Merhaba iki yakasını biraraya getiremeyenler!
Markette alabildikleri günden güne azalanlar,
ay sonu faturalar ne kadar gelecek diye tedirgin yaşayanlar!
Çocuğun okul parasını, durduğu yerde katlanan banka borcunu nasıl ödeyeceğim diye uykuları kaçanlar, evdeki hesabı çarşıya uymayanlar;
Hem evde hem işte iki defa sömürülen kadınlar, merhaba!
Bu krizde “bir de işsiz kalır mıyım” diye endişelenen özel sektör çalışanları,
Sigortası yatmayanlar, maaşı azaltılanlar, patron kaç saat isterse o kadar saat çalışanlar merhaba!
Merhaba ek mesai ücreti maaşından az olan kamu emekçileri!
Merhaba sade makarnaya talim eden üniversite öğrencileri!
Merhaba üvey evlat küçük esnaf, küçük üretici!
Taşın altına elini koyup, kolunu kurtaramayan Kıbrıslı Türk halkı merhaba!

10 Ekim 2018 Çarşamba

“Sosyal Sigortalar Dairesi 1976’dan Beri Patronlara Ne Bir Ceza Kesti Ne de Bir Uyarı Verdi”

Bildiğiniz gibi yaşamakta olduğumuz kriz nedeniyle hayat pahalılığının emekçi insanlarımızın belini büktüğü zor bir dönemden geçiyoruz. Maruz bırakıldığımız pahalılığı protesto etmek ve patronları koruyucu önlemler almakta olan hükümete, emekçiler yararına önlemler alması yönünde çağrıda bulunmak üzere 26 Ekim Cuma saat 19:00’da Selimiye Meydanı’nda Pahalılığı Protesto Mitingi’nde buluşacağız.
Emekçiler için, bu koşullarda yaşam standardını korumak ve sevdiklerine huzurlu bir ortam sağlamanın tek güvencesi, alın teri ile ve sigortalı olarak çalışmaktır. Sigorta, işçilerin çalışırken hastalanmaları veya kaza geçirmeleri durumunda başvurabilecekleri tek adrestir. Aynı şekilde işsiz kalınan dönemlerde alınacak işsizlik yardımları emekçiler için hayati önemdedir ve emeklilik hakkı kazanıp yaşlılık döneminde gelir sahibi olmak bir özel sektör çalışanı için sadece sigortalı olmakla mümkündür. Ülkemizde bu işlevleri yerine getirmek amacıyla 1976’dan beridir faaliyet gösteren Sosyal Sigortalar Dairesi, ne yazık ki birçok uygulamasında emekçi insanların bu haklarını güvence altına almak için oluşturulmuş bir kurum gibi davranmak yerine; özel sektör emekçilerini patronlar karşısında zayıf duruma düşürecek şekilde hareket etmektedir.

18 Ağustos 2018 Cumartesi

Halk Olarak Dayanacak Gücümüz Kalmadı, Bedeli Sermaye Ödesin

İçinde bulunduğumuz ekonomik kriz, halk açısından dayanılması giderek zorlaşan bir ızdıraba dönüşüyor. TL’nin döviz karşısındaki değer kaybı ve bunun tetiklediği zamlar; yaşamsal ihtiyaçların giderilmesini imkansızlaştıran, toplumun emekçi kesimlerini en temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamaz duruma getiren bir durum almakta... Bu son krizden en fazla etkilenenler, krizden önce de geçim sıkıntısı tehdidini ensesinde hissedenler oldu. Eğitime, sağlığa, mutfak masraflarına, barınma ve enerji giderlerine bütçesi yetmeyen ve bu yaşamsal ihtiyaçlarının bir kısmından vazgeçmeyi düşünmek zorunda bırakılan halk için, bu kriz bıçağın kemiğe dayandığı noktadır.

23 Haziran 2018 Cumartesi

Bağımsızlık Yolu: Yobazlara Mağduriyet Hediye Ederek Dinsel Gericilikle Mücadele Edilemez

Hala Sultan İlahiyat Koleji’nde yaşanan ve siyasal İslamcıların kadın bedenini kalkan yaparak kendilerini mağdur gibi göstermek amacıyla kurguladıkları süreç; yüzyıllardan beridir bu adada her türlü inanç ve inançsızlık ile hoşgörü içinde yaşayan Kıbrıslı Türk halkını huzursuz etmekten başka bir anlama sahip değildir.
Bir resim pasaportta geçerli kabul ediliyorsa, diplomada da kullanılabilmesi elbette aklın ve mantığın gereğidir. Söz konusu resim çekme biçiminin geçerliliği ise yasal prosedürlerle değil, yüzün tanınabilmesine dayalı bilimsel kriterlerle belirlenmelidir. Tartışmayı bu zeminden kurmak yerine, bürokratik baskı yöntemleri ile çözmeye çalışmak, gerici kitleye bir mağduriyet hediye etmekten öteye bir anlam ifade etmez. Ayrıca da yasal prosedürlerin kolaylıkla değiştirilebileceği ve yasa denen şeyin gücü olan herhangi bir zorba tarafından her kılığa sokulabileceği bilinen, yaşanan bir gerçektir.

1 Mayıs 2018 Salı

Çare Örgütlü Mücadelede, Umut Emekte

Yükselen faşizm, dinsel gericilik, dört yanımızı saran savaşlar, işgaller, homofobi, eğitim-sağlık haklarımızın her geçen gün gerilemesi, ulaşım ve barınma gibi haklardan söz etmenin bile ütopik sayıldığı koşuların normalleşmesi, doğaya ve kendimiz dışındaki tüm canlılara yabancılaştığımız yetmezmiş gibi her geçen gün artan rant ve inşaat çılgınlığı ile sırfr betondan ibaret yaşam alanlarına sıkışmak, kadınlara yönelik şiddette artış, çocuklara yönelik şiddette artış, bölünmüş bir adada barış özlemi ile yanıp tutuşurken giderek büyüyen hamaset, ırkçılık, milliyetçilik ve ayrılıkçılık: İşte 1 Mayıs 2018’te kendimizi içinde bulduğumuz kabusun kısa bir özeti...

26 Mart 2018 Pazartesi

İçişleri Bakanlığı'nı Görevini Yapmaya Davet Ediyoruz

Bir süreden beridir çeşitli bölgelerde şubeler açmakta olan ve halkımız tarafından da yasal statüsü merak edilen AKP Kıbrıs Temsilciliği ve Gençlik Kolları’nın, 22 Ocak olayları sırasında da faal olduğu bilinmektedir. Bu sebeple Bağımsızlık Yolu olarak, AKP Temsilciliği ve Gençlik Kolları’nın ülkemizde yasal olarak kurulup kurulmadığı, hangi mevzuat uyarınca kurulduğu ve faaliyetlerinin ilgili Bakanlıkça denetlenip denetlenmediği konusunda 12/2006 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Yasası uyarınca 9 Şubat 2018 tarihinde İçişleri Bakanlığı’na bilgi edinme başvurusunda bulunmuş ve alacağımız yanıtı da kamuoyu ile paylaşacağımızı duyurmuştuk.

3 Mart 2018 Cumartesi

Kıbrıslı Türkiyeli Gerilimi Yaratmaya Çalışan Sözde Sol ve Faşist Yaklaşımları Kınıyoruz

Kıbrıslı Türk toplumunu etnik köken veya doğum yerine göre bölerek siyasal alanda genişlemeye çalışan YDP’nin, son seçimlerde Meclis’e girmesiyle kendisine “Kıbrıslı” diyen bazı çevrelerin bu durumu daha da olumsuzlaştıracak çıkışlarda bulunduğunu gözlemliyoruz.

19 Şubat 2018 Pazartesi

Bağımsızlık Yolu Meclisi: Yükselen Faşizm Bağlamında Dörtlü Koalisyon’un Görevlerini Değerlendirdi

Ülkemizde 7 Ocak genel seçimleri ile birlikte giderek tırmanmakta olan gerilim ve çatışma atmosferini kaygıyla takip etmekteyiz. Bağımsızlık Yolu Meclisi, etnik kökene dayalı bir ayrımcılıktan beslenen YDP’nin aldığı oy oranının; tek başına dış güçlerin politikaları ile izah edilemeyeceğini, ülkemizde yıllardır hükümet koltuklarında oturanların yanlışlarının bir birikimi olduğunu vurgular. Bu durumu 7 Ocak ile birlikte ortaya çıkmış bir sorunmuş gibi algılamak, nedenlerle uğraşmaktan kaçınmak için sonuçlara odaklanmak anlamına gelecektir.

1 Şubat 2018 Perşembe

Gözaltıları Halkın Demokratik Tepkisinin Sonucu Olarak Selamlıyoruz

22 Ocak Pazartesi gerçekleşen ve kamu vicdanında ciddi bir yara açan şiddet olaylarına karışanların gözaltına alınmaya başlanmasını ve haklarında yasal tahkikat yürütülmesini olumlu bir gelişme olarak selamlıyoruz. Bilindiği gibi olayların gerçekleştiği sırada Polis Örgütü şiddet eylemlerine hiçbir müdahalede bulunmamış ve bu da halkımızın tepkisine neden olmuştu. Şimdi üzerinden bir hafta geçmişken, yasal yükümlülüklerini yerine getirmeye başlayan Polis Örgütü’nün bu kıpırdanışının kaynağının 26 Ocak Cuma akşamı, gencinden yaşlısına yağmur altında sokağa çıkan Kıbrıslı Türklerin olgun ve demokratik eylemi olduğundan hiçbir kuşkumuz yoktur. Elbette Cumhurbaşkanı Akıncı ve Meclis Başkanı Angolemli’nin ısrarlı sorgulamaları ve Polis üzerinde görevini hatırlatmaya yönelik kurdukları baskının da bunda etkisi vardır.

22 Ocak 2018 Pazartesi

SENDİKALAŞMA YEMİNİ

“Emeği ile geçinen tüm insanların mutluluk ve özgürlüklerini, adil bir iş günü sonrasında huzurlu bir dinlenmeyi, resmi tatillerde ve hafta sonlarında çalışılmamasını, işçilerin kayıtsız şartsız sigortalanarak emekli olabilmesini ve yıllık ücretli izin hakkını savunacağıma; özel sektörde örgütlenme talebine ve demokratik bir şekilde sendika seçme özgürlüğüne bağlı kalacağıma; emekçilerin işinin ve geleceğinin patronların iki dudağı arasından çıkarılması için çalışacağıma; tüm bunların hayata geçebilmesi adına özel sektörde on ve üzeri işçi çalıştıran patronların sendikasız işçi çalıştırması yasaklanana kadar mücadele edeceğime; alın terim ile kazandığım ekmek ve tertemiz vicdanım üzerine and içerim.”

2 Ekim 2017 Pazartesi

TATİL NASIL GEÇTİ VEKİLİM?

Sevgili Milletvekilleri
Bugün 30 Haziran tarihinde başlayan tatiliniz sona eriyor. Ülkemizde az bulunan bir ayrıcalıktan yararlanıp; tam üç ay boyunca dinlendiniz, gezdiniz, sevdiklerinizle vakit geçirdiniz, kitap okudunuz, sabahları geç kalkıp geceleri istediğiniz saatte uyudunuz, kısacası kendinize vakit ayırdınız...
Tatiliniz nasıl geçti? Umarız ki, tatiliniz boyunca özel sektörde çalışan emekçilerin sorunlarını düşünmeye ve çözüm yolları bulmaya da zaman ayırabilmişsinizdir. Çünkü bu üç aylık süre emekçiler açısından hiç de güzel geçmedi.