Eğitim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Eğitim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Mart 2025 Çarşamba

Özgürlük ve Ayrıcalık

Herhangi bir konuyu, özüne sadık kalarak tartışmanın giderek zorlaştığı bir iklimde yaşıyoruz. Bunun son örneğini, ortaokullarda kız çocuklarının başını kapatmasının önünü açan bakanlar kurulu kararı ile deneyimlemekteyiz.

Bandana kararının, verili konjonktürde siyasal İslam’a verilmiş bir taviz ve çocuk istismarının meşrulaştırılması olduğu gerçeğine rağmen; bu kararı eleştirenlerin “baskıcı”, kararı sahiplenenlerin “özgürlükçü” olarak sunulması, bunun en bariz göstergesidir.

18 Eylül 2024 Çarşamba

İstifa Etmeyecekler

Tarihte bir ilk yaşanıp 16 Eylül Pazartesi açılması gereken kamu okullarının açılışı bir hafta ertelenince birçok muhalif insan hükümetin istifa etmesi gerektiği düşüncesini ifade etti. Ancak hükümet hiç de oralı olmadı!

Bu “istifa” çağrısı, çeşitli zamanlarda tekrarlanan bir taleptir. On yıllardan beridir de birçok yönetici için dile getirilmiştir. Çağrıların kısmi bir karşılık bulduğu son pratik “sine-i millet” olayıdır. Hatırlanacağı gibi CTP bu çağrıya yanıt vermezken, HP parti olarak olumlu yanıt vermiş ancak HP’nin iki milletvekili karara uymamıştı. Bu sürecin sonunda da bir erken seçim pratiği yaşanmıştı.

28 Şubat 2024 Çarşamba

Üniversite “Sektörü”

Sahte diploma skandalı toplum gündeminde başat rolünü koruyor. Ancak daha önceki benzer “skandallar”da olduğu gibi, bu konuda da derinlik; “kim, kiminle, nerede, ne yapmış”tan öteye gidebilmiş değil!

Ortalama bireylerin, “muteber” şahısların kirli çamaşırlarını öğrenmekten haz duyması bir yere kadar anlaşılırdır! Ancak sorunların kaynağına inmek ve yapısal çözümler üretmek için bundan fazlasını yapmamız gerekiyor. Aksi taktirde sorunların kaynağının “yozlaşmış kişiler” olduğu ve bu tür kişilerin “avlanmasının” çözüm için yeterli olacağı yanlış algısı kökleşecektir! Oysa “yozlaşmış kişiler” sebep değil, sonuçtur! Çürüyen bir rejimin, kokuşmuş meyveleridirler!

23 Nisan 2022 Cumartesi

23 Nisan ve Çocukların Kıyafetleri

 

23 Nisan İlkokulu'nda yaşanan rezalete biraz yakından bakarak, bu ülkenin röntgenini çekebilir miyiz dersiniz?

Öncelikle şunu ifade etmek gerekir ki; çocukların kıyafetleri hazır olmadığı için törenlerin yapılamaması, utanılacak bir durumdur. Peki bu utanç kime aittir?
Yapılan haberlere ve bu haberlerin altındaki yorumlara bakılırsa; okul idaresine, eğitim bakanlığına ve elbette hükümete veya devlete!
Tüm bu sayılanların da elbet sorumluluktan azade olmadığını vurgulayarak, ilgili haberlerde ve "öfkeli" yorumlarda sorgulanmayanı da sormak gerekiyor... Olayda ifade edilen "firma"nın adı nedir?

29 Haziran 2021 Salı

Ücretsiz Eğitim, Kayıt Parası ve Öğretmenler

Okullarda kayıt parası alınması ile ilgili tepkimiz halktan, velilerden ve öğretmenlerden büyük bir destek gördü. Ancak öğretmenler içinden küçük bir grup ve Eğitim Bakanlığından ilginç bir tepki geldi. Eğitim Bakanlığı sanki okullara bütçe ayırmayan, tuvalet kağıdı bile yollamayan kendisi değilmiş gibi; "kayıt parası alınamaz" diyen bir açıklama yaptı. Bu açıklama yüzsüzce ve sahtekarca yapılan bir açıklamaydı çünkü sorunun nedeni olanların, sanki konu kendileri ile ilgili değilmiş gibi davranması anlamına geliyordu.

23 Haziran 2018 Cumartesi

Bağımsızlık Yolu: Yobazlara Mağduriyet Hediye Ederek Dinsel Gericilikle Mücadele Edilemez

Hala Sultan İlahiyat Koleji’nde yaşanan ve siyasal İslamcıların kadın bedenini kalkan yaparak kendilerini mağdur gibi göstermek amacıyla kurguladıkları süreç; yüzyıllardan beridir bu adada her türlü inanç ve inançsızlık ile hoşgörü içinde yaşayan Kıbrıslı Türk halkını huzursuz etmekten başka bir anlama sahip değildir.
Bir resim pasaportta geçerli kabul ediliyorsa, diplomada da kullanılabilmesi elbette aklın ve mantığın gereğidir. Söz konusu resim çekme biçiminin geçerliliği ise yasal prosedürlerle değil, yüzün tanınabilmesine dayalı bilimsel kriterlerle belirlenmelidir. Tartışmayı bu zeminden kurmak yerine, bürokratik baskı yöntemleri ile çözmeye çalışmak, gerici kitleye bir mağduriyet hediye etmekten öteye bir anlam ifade etmez. Ayrıca da yasal prosedürlerin kolaylıkla değiştirilebileceği ve yasa denen şeyin gücü olan herhangi bir zorba tarafından her kılığa sokulabileceği bilinen, yaşanan bir gerçektir.

5 Temmuz 2017 Çarşamba

Başka Bir Laiklik Mümkün mü?

Yükselen dinsel gericilik karşısında nasıl bir mücadele yöntemi izlemeliyiz?
Genel olarak bu soruya verilen yanıt, dinsel gericiliğin karşısına konabilecek tek gerçekçi alternatifin “laiklik” olduğu yönündedir. Bu bir yanıyla doğru bir yanıttır. Ancak bu yanıtta eksik olan “nasıl bir laiklik?” sorusuna cevap vermeyi ihmal etmesidir. Çünkü sanıldığı gibi, laiklik herkes için aynı anlama gelmez!

7 Aralık 2016 Çarşamba

Eylemden Notlar: Liselilerden Öğrenmek


Dün Sendikal Platform’un çağrısı ile gerçekleşen Genel Grev ve Başbakanlık önündeki eylemlilik ülkemizdeki hükümet, muhalefet, gençlik, polis, sendikalar ve seçim partileri konusunda birçok tartışmaya neden oldu. Yedi gündür tüm eylemlere katılmış birisi olarak, dünkü eylemin ilk bakışta bana düşündürdükleri ve üzerinde çok daha derin çözümlemeler yapılması şart olan başlıklar şöyle:

30 Kasım 2016 Çarşamba

SERDAR DENKTAŞ'IN YÜZÜ

[Dağyolu'nda gerçekleşen ve devletin açık ihmalleri nedeniyle kaza denilemeyecek kadar vahim sonuçlanan olaydan sonra gerçekleşen eylemlerden bir gözlem.]

Bugün, tam gün sokaktaydım. Tüm eylemlere katıldım... Ruhumda çok derin izler bırakacak şeyler gördüm, duydum, yaşadım. Ama Serdar Denktaş'a dair unutamayacağım iki olay var ki, onları buraya yazmak istiyorum:

Katil Devlet


 
Sözün bittiği yer…

Bir okul otobüsü ve bir iş aracı…

Saat sabahın yedisi…

Ölüm karanlıkta buldu genç bedenleri…

Suçları okula gitmek için otobüse doluşmak mıydı?

Yoksa bu duyarsız, umarsız, lanetli coğrafyada doğmak mıydı?

Geride savrulmuş okul çantaları, dağılmış defterleri ve kitapları kaldı…

Ve belki o defterlerin bir köşesine karaladıkları aşk şiirleri…

1 Ocak 2016 Cuma

Tarih Neden Önemlidir?

Lise yıllarımdayken “tarih” denildiğinde, aklıma Osmanlı İmparatorluğu’nun kuruluş ve gelişme dönemi, TC’nin kuruluşu ve 1963 olaylarının anlatımı dışında bir şey gelmezdi. Bütün bunları neden öğrenmem gerektiğini, ilerde ne işime yarayacağını veya o gün ne kadar anlamlı olduklarını ise bilmediğimi anımsıyorum...
İlerleyen yıllarda, tarihsel olay ve kişilikleri merak eden biri olmama rağmen; lise döneminde ısrarla ezberletilen bu başlıklardan uzun süre uzak durdum: 1453 İstanbul’un fethi, 1919 Mustafa Kemal’in Samsun’a çıkışı, 21 Aralık 1963 Kıbrıs Cumhuriyeti’nin sonu...
Bir dost sohbetinde şöyle bir cümle geçtiğini anımsıyorum: “Lisede öğretilen tarih dersi değil, takvim dersi...” Olayların takvimde hangi gün gerçekleştiğini ezberlemeye dayalı bir tarih dersini, bundan daha iyi ifade eden bir anlatıma rastlamadım daha sonra...

16 Eylül 2015 Çarşamba

Okullar Açılırken

Yeni eğitim yılı, herzamanki gibi başladı…
Çocuklar dışında eğitimin tüm öznelerinin hazırlıksız, özensiz, el yordamı ile giriştiği bir acayip başlangıç bu…
Okullar fiziksel olarak perişan durumda. Sınıflar bakımsız, binalar hazırlıksız, yeterli öğretmen yok…
Var olan öğretmenler ise bakanlık tarafından itinayla demoralize edilmiş halde…
Defter, kitap, kalem, silgi vs.’den ise hiç söz etmeyelim…
Eğitim camiasından ilk gelen haberler hep olumsuz…

14 Aralık 2011 Çarşamba

Bu Meşaleleri Takip Edin!



“Yürüdüğün vakit seninle birlikte yürüsün diye kentlerdeki daracık sokaklar/ geniş alanlarına çıksın diye alınterinin/ yürüdüğün vakit değişsin diye dünya/ ve yaşam mutlu bir türkü olsun diye/ dağlarda tek tek yakılan bu ateşler” Kemal Özer

Bir varoluş kavgası veriliyor, ufacık adamızda...
Kime karşı, neye karşı, kiminle beraber ve nasıl verildiği tartışmalı çoğu zaman.
Nerede bir birikim, nerede bir birleşme, nerede bir dayanışma olsa; hemen orada bitiveren birileri var... Geliyorlar ve SAĞduyunun, aklın, mantığın huzurlu sesi ile telkinlerine başlıyorlar hemen... Bu mantık, bu akıl; dönüp dolaşıp, seçimlere kadar beklemeye, kendilerine oy vermeye dayanıyor elbette. Ve bir de “marjinal unsurlara” karşı uyanık olmaya...

7 Aralık 2011 Çarşamba

Dayan Ha Yıkılma!



“Bir Acı Rüzgardır Eser Dağlardan Ve Ovalardan Kapkara Kanını Kurutur Yoksulların Sonra Kıtlık Pahalılık Ve Faşizm Dayan Ha Yıkılma/Ve Şahin Aydın Kerim Yaman Böyle Düşüyorsa Bir Bir İnsan Daha Özgür Olsun Diyedir” Enver Gökçe

KTOEÖS yaklaşık iki haftadır Haspolat Meslek Lisesi’nde grev uyguluyor...
Neredeyse her gün gazetelerde bu grevin bir haberi yayınlanıyor...
Partisinden sendikasına hemen tüm örgütler bu grev ile olan dayanışmalarını bildirdiler...
Tüm bunlara karşılık olarak Eğitim Bakanı olarak sıfatlandırılan şahıs, “bu ülkeyi sendikalar değil biz yönetiyoruz” dedi...
Umurunda değil yani...

28 Eylül 2011 Çarşamba

Direnenler De Var Bu Havalarda



Lisede okumak için köyünden yola çıkan bir öğrenci günde ortalama 10-15 TL’yi baslara (otobüs) veriyor. Bu rakam ayda 300 TL’yi aşabiliyor.
Gün içinde kantinde yapılan harcamalar, kırtasiye masrafları, kıyafet gibi giderler ve özel ihtiyaçları, harçlığı da düşünüldüğünde bir öğrencinin aylık gideri neredeyse asgari ücrete eşdeğer...
Daha okullara eğitimden bütçe ayrılmamasından kaynaklı olarak yaratılan bilet, bağış vb. soygunculuk yöntemlerini saymıyoruz bile... Geçtiğimiz yıllarda yaşadık, bağışını vermeyen okula kayıt yaptıramadı, biletini satmayan karnesini alamadı.

1 Temmuz 2011 Cuma

DAÜ Sürecinden Öğrenmek



KTHY ile yatıp KTHY ile kalktığımız 200’ü aşkın günden sonra sermayenin yeni bir saldırısı ile karşı karşıya kaldık. DAÜ üzerinden yaşanan bu saldırı, toplumsal muhalefetin önceki süreçlerden ders çıkarmaktaki eksikliklerini net bir şekilde gösterdi. Haziran ayının ilk günlerinden itibaren DAÜ üniversite öncesi kurumlarının (ilkokul, kolej ve kreş) Fettullahçı olduğu bilinen Doğa Koleji’ne devredileceği söylentisi hızla yayıldı. Bu söylentilere son noktayı koyan ise 3 Haziran 2011 tarihinde imzalandığı ortaya çıkan “ön protokol”ün tam metninin kamuoyuna sızması oldu. Bu protokol ile resmi olarak ortaya çıktığı gibi; DAÜ’nün parça parça özele devredilmesi sürecine üniversite öncesi kurumlardan başlanıyor, işlem bir satış işlemi olarak değil “işletme devri” olarak “on yıllığına” (bu on yılları Telsim ve Turkcell’den iyi bilmemiz gerek) yapılıyor.

20 Haziran 2011 Pazartesi

Duydunuz mu?



Duydunuz mu? Göç Yasası’na karşı mücadele eden altı pırıl pırıl AÖA öğrencisi, okul disiplin kurulundan kınama cezası aldı...
Duydunuz mu? Öğrenciler, eylemlerini okul sınırları dışında yapmış, tek suçları da İrsen Küçük ve Derviş Eroğlu kuklasına işbirlikçilik ödülü vermeleriymiş...

12 Ocak 2011 Çarşamba

Bir Otobiyografi Denemesi (Baraka)



Baraka’nın kuruluş tarihi nedir? Bu soruyu bir defada yanıtlamak neredeyse imkansız gibi… İki ay süren buluşmalarına son noktayı 4 Temmuz 2001 tarihinde koyan bir grup genç, Kıbrıs Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği bahçesinde kahve içerken ortak bir metin hazırlayıp imzaladıklarında kurulmuştu belki Baraka. Ama daha ismi yoktu, binası yoktu, gerçi hiçbir zaman ciddiye alınan bir tüzüğü olmadı ama tüzüğü de yoktu. Bu kararın hemen ardından maddi sıkıntıların aşılması için bir dizi faaliyet örgütlendi. Bunların en önemlisi S.O.S. ve Çıkmaz Sokak grupları ile Alkapon ve Emre’nin bedelsiz sahne aldıkları 29 Ağustos 2001’de gerçekleşen dayanışma konseridir. Böylece Baraka’nın artık bir logosu, ilk afişi ve ilk etkinliği vardı ama acaba Baraka kurulmuş muydu? Yoksa bağış makbuzlarının basılması ve bir bina kiralanabilmesi için kampanya başlatılmasıyla mı kuruldu Baraka? Belki de Baraka’nın kuruluş tarihini 1 Nisan 2002’de tamire muhtaç ilk dernek lokalinin kiralanması olarak kabul etmeliyiz. Ya da bu binada 3 Haziran 2002’de gerçekleşen Nazım Hikmet Anması da olabilir kuruluş tarihi.

5 Ekim 2010 Salı

Halk Olma Hakkı İnkar Edilmiş Bir Halkın Hakları



Kıbrıs’ta En Temel Hak İhlali: Kendi Kaderini Tayin Hakkı (1)
Kıbrıs, Akdeniz’in doğusunda bulunan stratejik bir yeni-sömürgedir. Adanın bakır, pirit gibi yer altı ve narenciye, patates, tahıl gibi yer üstü ekonomik kaynakları ciddi bir değer taşısa da; tarih boyunca kaderine stratejik önemi yön vermiştir. Tarih boyunca istilalara uğrayan, dış güçler tarafından yönetilen ve kendi bağımsız gelişme dinamiklerine hükmedemeyen bir adadır Kıbrıs.

1 Nisan 2010 Perşembe

Eğitim Haktır, Satılamaz


Mart ayı boyunca, Atatürk Öğretmen Akademisi öğrencileri tarafından yürütülen mücadelenin iyi anlaşılması gerekmektedir.
Bu mücadele, ne bir grup öğrencinin kendi şahsi menfaatlerinden ibaret bir mesele ne de sırf hükümet karşıtı olduğumuz için iş ola desteklenmesi gereken bir eylemlilik değildir. Bu mücadele, planlı, kamusal, eşit, ücretsiz ve bilimsel bir kamu hizmeti mücadelesinin önemli bir parçasıdır.