6 Mayıs 2017 tarihinde Kıbrıs gazetesinde bir karikatür yayınlanıyor… Bu tarihten Ağustos ayına kadar bu konu ile ilgili hiçbir şey yaşanmıyor. Aynı karikatür 18 Ağustos 2017 tarihinde bu kez sosyal medyada yayınlıyor. Ve kıyamet kopuyor…
Mizah etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mizah etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
21 Ağustos 2017 Pazartesi
25 Aralık 2013 Çarşamba
Zeren Mungan – Anlayışlı ve Cömer Bir Bakan
Fıkra bir çoğumuzun malumudur:
Canı sıkılan padişah, sıkıntısından kurtulmak için bir eğlence
arıyormuş kendine...
Bir gün vezirini yanına çağırmış; “Öyle bir kabahat işle
ki, özürün kabahatinden büyük olsun. Yoksa kellen gider” demiş...
Zavallı vezir, günlerce düşünmüş...
Padişahın bu alışılmadık isteğini nasıl yerine
getireceğine bir türlü karar verememiş...
En sonunda özürünün kabahatinden büyük olacağı bir yöntem
gelmiş aklına...
4 Ocak 2012 Çarşamba
kktc İçin Birkaç İsim Önerisi

Görmüşsünüzdür,
görmediyseniz duymuşsunuzdur...
Cumhurbaşkanı
Eroğlu demiş ki: “kktc’nin adını değiştirip kktd yapabiliriz.”
Yani
“Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti” gidecek, yerine “Kuzey Kıbrıs Türk Devleti”
gelecek...
Çok derin
düşüncelere sevk etti bu beyanat beni. Herkesten beklerdim ama UBP’den beklemezdim
böylesi bir tavrı. Hani kktc’yi sonsuza kadar yaşatacaktık?
Hem
UBP’nin gazetesi değil miydi “KKTC Vardır” diye manşetler atan?
Şimdi
UBP’nin oylarıyla cumhurbaşkanlığı makamına oturmuş bir kişinin kktc isminden
vazgeçmesi olacak iş mi yani? Çok talihsiz buldum bu açıklamayı...
10 Aralık 2011 Cumartesi
Yayınevinin Notu (Hastalığın Çocuğu Neymiş)
Değerli
sanatçımız Yıltan Taşçı’nın otuz yıldan beridir biriktirmekte olduğu
anektodları, Khora Kitaplığı olarak okuyucularımıza sunuyoruz. Severek
okuyacağınız ve çevrenizde anlatacağınız bu kitapta kendinizi, bizi, Kıbrıslı
Türkleri bulacaksınız.
Birçoğu
sizi neşe ile gülümsetecek, bazıları kahkahalara boğacak bu kısa, yaşanmış
olaylar; arzu eden okurlarımız tarafından birer fıkra gibi de okunabilir. Zeka
ve gülmecenin buluştuğu fıkralarda hemen her zaman eğiten, düşündüren, öğreten
bir yan olduğu bilinen bir gerçektir. Ancak bu kitapta anlatılan hikayeler
sadece gülmece öğesini değil, Kıbrıslı Türk sanatçıların gerçekliğine, yaşanmış
olaylar aracılığı ile ışık tutan birer belge niteliğini de taşımaktadır.
8 Ağustos 2005 Pazartesi
Bir Kelime Bir İşlem: ÜNİVERSİTE (ÜN-VEREN-SİTE)
Rivayete göre üniversite kelimesi ingilizce
“universal”dan yani evrensel olandan gelmektedir. Ve köken olarak da yerel’in,
milli’nin veya devlet’in önceliklerini değil evrensel olanın arayışını
simgeler. Tabii hemen tahmin edebileceğiniz gibi bu solcu
işi bir uydurmadır. Solcular her zaman yaptıkları gibi kavramların anlamını
saptırmakta, bu kavramlara olmadık manalar yükleyerek kendi pis, komünist,
arsız çıkarları için güzelim kelimelerin ırzına geçmektedirler.
18 Nisan 2005 Pazartesi
Bir Kelime Bir İşlem: Sanat-Sanatçı
Sanat,
duygusal, düşünsel vede fiziksel olarak gayet gelişmiş bir üretim biçimdir. Bu
üretimi yapmak öyle herkesin becerebileceği bişey değildir. Bunun için de
sanatçı gerekir. Sanatçının sanatını üretmek için kendinden başka hiçbirşeye ve
hiçkimseye ihtiyacı yoktur. Sanatçı ile sanatı arasına hiçbirşey girmemelidir.
Ola ki bir dış faktör devreye girerse sanatçı da sanat da olumsuz etkilenir. Bu
sebepten de en sanatsal sanat, kimsenin anlamadığı ve kimsenin (sanatçı
dışında) işine yaramayacak olan sanattır. Bir sanat yapıtı ne kadar anlaşılmaz
olursa, o kadar sanattır.
11 Nisan 2005 Pazartesi
Trafik Kazalarını Önlemek Adına Yapılan Komiklikler
Memleketin
trafik sorunu malum.
Bu
sorunun hepimizi ilgilendiren bir boyutta olduğu da gerçek.
Böyle
bir konu üzerinden mizah yazısı yazmaya kalkışmak da, hayatında hiç mizah
yazısı yazmamış bir acemiye düşerdi zaten. Ancak bu faaliyete Vasvi ile
Halil’in tehdit ve şantajları ile girişmek zorunda kaldığımı, aslında; ciddi,
politik ve gıcık yazılarımı bırakmak gibi bir niyetim olmadığını ve bir daha da
mizah yazısı yazmaya çalışmayacağımı başından sizlere açıklarsam belki sizin
için de benim için de daha iyi olur.
1 Haziran 1996 Cumartesi
Kıbrıs’ta Örgütlenme(me) Sürecinin Eleştirisi
Öncelikle ve özellikle belirtmek isterim ki; bu yazıda
öncelikli ve özellikli amaç, örgütlenme adı altında –bir örgütün ne demek
olduğunu bile bilmeden- girişilen ve örgüt kelimesinin içini boşaltmak
suretiyle onu anlamsız kılan Kıbrıs örgütlenme pratiğini eleştirmektir. Başlıktan
yanlış olarak algılanabileceği üzere, örgütsüz mücadeleyi seçen insanların
hatalı, yanlış vs. pozisyonlarda oldukları gibi bir anlam ve/veya amaç bu
yazıdan çıkartılamaz.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



