Kıbrıs Sorunu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kıbrıs Sorunu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Haziran 2025 Çarşamba

Şu Nüfus Meselesi

Ne zaman kimlik ve irade konularında bir tartışma yaşansa, mesele gelip nüfus konusunda düğümleniyor. Bu aslında çok da şaşırtıcı değil, çünkü gerçekten de nüfus sorunu kimlik ve irade meselesiyle iç içe bir konudur.

Kıbrıs’ın kuzeyinde bulunan “reel nüfus” ve kktc bakanlar kurulu kararlarıyla “vatandaş yapılanlar” olarak iki ana kategoriye ayırabileceğimiz bu mevzu; Kıbrıslı Türklerin kendi kimliklerine sahip çıkmaları ve yaşadıkları topraklarda irade icra edebilmeleri bakımından kritik önemdedir.

11 Haziran 2025 Çarşamba

Kıbrıslılık

Ortalarda dolaşan bir şehir efsanesi, bizim “Kıbrıslı olmaya karşı olduğumuz” yalanını yayıyor. Gelin bu işin aslını konuşalım.

21 Mayıs 2025 Çarşamba

Türkçe Konuşan Kıbrıslılar (Yeniden)

Geçen hafta yazdığım “Türkçe Konuşan Kıbrıslılar” başlıklı makalemden sonra, bu ifadeye yönelttiğim eleştirileri destekleyenler kadar rahatsız olanlar da oldu. Bazı kişiler “size ne herkesin kendini nasıl adlandırdığından” diyerek tepki gösterdi.

Öncelikle şunu net olarak ortaya koyayım, tek tek bireylerin kendini nasıl tanımladığını olumlamak veya olumsuzlamak hiç kimsenin haddine değildir. Benim de böyle bir amacım yoktur. Bu nedenle yazılarımı tek tek kişilere özel değil kamuoyuna hitaben yazıyorum.

14 Mayıs 2025 Çarşamba

Türkçe Konuşan Kıbrıslılar!

Başörtüsü Tüzüğü ile ilgili mücadelenin fay hatlarından birisi geçtiğimiz hafta hareketlendi. Bu tehlikenin farkındaydık ve ilk günden beridir elimizden geldiğince dikkatli olunması doğrultusunda uyarılarda bulunuyorduk.

Toplumun ezici bir çoğunluğunu harekete geçiren her türlü mücadelenin kendi içinde gerilimli unsurları barındırması doğaldır. Toplum çatışan çıkarlardan, farklı ideolojilerden, rekabet eden önceliklerden, ileri ve geri unsurlardan oluşan bir bütündür.

1 Mayıs 2025 Perşembe

Kıbrıs, Türk “İşadamları”nındır!

İki aydır boğuştuğumuz başörtüsü tüzüğü halkın ana gündemi olmaya devam ediyor. Bu esnada başka gelişmeler de yaşanmıyor değil. Bunlar arasında bir tanesi var ki hem üzerine düşünmeye değer hem de gündemle bağlantısı da var!

Kıbrıs Cumhuriyeti Hükümet Sözcüsü Konstantinos Letimbiotis, hafta başında RIK’e yaptığı açıklamada bir süreden beridir dedikodu olarak dolaşan söylentiyi doğruladı. Buna göre Kıbrıs Cumhuriyeti, Türkiye’nin limanlarını kendi gemilerine açması karşılığında Türk “işadamlarına” AB vizesi verilmesi önerisi yaptığını açıkladı.

AB bu öneriyi kabul eder mi, Türkiye bu doğrultuda hareket eder mi, onu zaman gösterecek. Bugüne kadarki pratiklerine baktığımızda söz konusu öneri AB için de Türkiye için de kabul edilebilirlik sınırlarında görünüyor. Yani hayata geçmesi mümkün.

5 Mart 2025 Çarşamba

Tatar sonrasına Hazır mıyız?

Cumhurbaşkanlığı seçimi yaklaşıyor. Son seçimde TC devletinin topyekün desteği ve yoğun müdahalelerle Cumhurbaşkanlığı makamına oturan Ersin Tatar, yeniden aday olacağını açıkladı bile.

Ersin Bey federasyon temelinde bir çözümü reddetmesi ve Türkiye Cumhuriyeti’ni yöneten AKP rejimi tarafından hoyratça desteklenmesi nedeniyle, çözüm güçlerinin tepki duyduğu bir karakter. Sadece çözüm güçleri değil, “iki devletlilik” savunan çevrelerin bir kısmı da Ersin Bey’den rahatsız.

19 Şubat 2025 Çarşamba

Akıncı, Federasyon ve Kıbrıs Milliyetçileri

12 Şubat tarihinde önümüze düşen bir haberde Kıbrıs Cumhuriyeti eski başkanı Nikos Anastasiadis’in açıklamalarını okuduk. Katıldığı bir kitap tanıtım etkinliğinde konuşan Anastasiadis, “Ankara izin verseydi, Akıncı ile Kıbrıs sorununu çözerdik” diyordu.

Bu haber kuzeyde hızla yayılırken, “çözüm güçleri” içerisinden yayılan birçok köşe yazısı ve haberle de  desteklendi. Bunun üzerine Mustafa Akıncı da bir açıklama yaparak, Anastasiadis’e görüşmelerin çökmesindeki kendi sorumluluğunu hatırlatma gereği duydu.

31 Aralık 2024 Salı

Kimliksizler: “İşgalin Çocukları!”

27 Aralık 2024 tarihli Özgür Gazete’de, sevgili Sude Doğan’ın imzasıyla bir yazı yayınlandı. Doğan yazısında, “Karma Evlilik Sorununa Çözüm Bulmaktan Uzaklaşıyoruz!” fikrini işlemiş.

Yazıda özet olarak; karma evliliklerden doğan çocuklarla ilgili yürütülen mücadelenin Hristodoulides tarafından açıklanan 14 maddelik paket ile bir fırsat yakaladığı ancak bunun kaçırılmak üzere olduğu, çünkü kendimizi Kıbrıs Cumhuriyeti kamuoyuna anlatmak ve uzlaşmayı denemek yerine “yanlış” argümanlar kullandığımız anlatılıyor. Yazının sonunda da 19 Aralık tarihinde Kimliksizler Derneği tarafından yapılan toplu bilgi edinme başvurusu üzerine Filelefteros Gazetesi’nde yayınlanan bir makale tam metin aktarılarak, çözüm bulmaktan uzaklaşıldığı “kanıtlanmış” oluyor! Gerçekten öyle mi, bir bakalım!

16 Kasım 2024 Cumartesi

İki toplumlu iki bölgeli federasyonun önemi nedir? Çözüm için başka bir zemin mümkün müdür?

Değerli konuklar ve sayın konuşmacılar*. Öncelikle bu yıl 6.sı düzenlenen “Sol ve Kıbrıs Sorunu” konferansını selamlıyor ve bu değerli çabalarından ve davetlerinden ötürü organizatörlere teşekkürlerimi sunuyorum. Umuyorum ki sunulan tebliğler ve yapılacak tartışmalar sözde kalmasın ve bir bütün olarak Kıbrıs solunun pratiğine ışık tutsun, mücadelemize katkı sunsun…

Benim konuşmam “İki toplumlu iki bölgeli federasyonun önemi nedir? Çözüm için başka bir zemin mümkün müdür?” başlığı altında olacak. Bunun için kısaca da olsa “Kıbrıs sorunu nedir?” sorusunu kendimize sormamız gerekiyor. 

23 Ekim 2024 Çarşamba

Çiğ Köfte, Adana Kebap, İşgal ve Irkçılık

Haftasonu Boğaz Piknik Alanı’nda “Çiğ Köfte”, Pergama’da da “Adana Kebabı ve Şalgam” festivalleri düzenlendi. Söz konusu iki festival, farklı siyasi görüşlerden ve ülkedeki sorunları çeşitli bakış açılarından yorumlayan kişiler arasında tartışmalara neden oldu!

Her durumda apolitik takılan, dünya yansa alevler kendi kapısının önünde gelmeden konuya duyarsız kalan ve kendi “yeme-içme, selfi-story”si dışında hiçbir şeyle ilgilenmeyen geniş kitleyi bir kenara bırakırsak, bu festivallere ilişkin fikir yürüten kabaca üç gruptan söz edebiliriz.

2 Ekim 2024 Çarşamba

Türkiye Kökenli Kıbrıslı Türkler

Bağımsızlık Yolu’nun günahları her geçen gün biraz daha çoğalıyor! Kıbrıs’ta iki halkın varlığından bahsettiği yetmezmiş gibi, bir de Türkiye kökenli insanları Kıbrıslı Türk’ten sayıyor. Ve ne yazık ki bilimsel tartışma etiğini uzun zaman önce yitirmiş  çevreler, bu “kabul edilemez” günahla açıktan açığa tartışmak yerine, dedikodu, yalan, saptırma ve abartma yoluyla mücadeleyi tercih ediyorlar!

4 Eylül 2024 Çarşamba

İktidarda Devam!

Ünal Üstel’in yaklaşan UBP Kurultayı için kullandığı sloganı görmeyeniniz yoktur: İktidarda Devam, İstikrarla Devam! Görmemeniz mümkün değil zaten, reklam panolarının yarısı yatak cini misali yüzümüze bakan Ünal Üstel fotoğrafları eşliğinde bu sloganla kaplandı.

Memlekette “iktidar ve istikrar” olmasaydı; bu reklamların ne kadar tuttuğunu, bu paraların nasıl kazanıldığını, bu paraları kazanırken vergi verilip verilmediğini ve günün sonunda parti içi bir yarış olan kurultay için her adayın ne kadar para harcadığını da öğrenirdik. Ama şükürler olsun ki memlekette hem “iktidar” hem de “istikrar” var da değil parti içi harcamalar, Genel Seçim harcamalarını bile Bağımsızlık Yolu dışında hiçbir parti açıklamadı!

21 Ağustos 2024 Çarşamba

Federasyon İsteyen Hücuma Gelsin

Bir süreden beridir, sosyal medyada ve yazılı basında varlığı ilan edilmemiş bir kampanya yürütülüyor. Bu kampanya bize Kıbrıslı Elenlerin Annan Planı’na hayır demiş olmasının haklılığını anlatmak, bizi empati yapmaya çağırmak üzere kurgulanmış.

Kampanyanın temel çıkış noktası, Kıbrıs’ın kuzeyindeki “hayır” cephesine karşıymış ve bu cepheyi yanıtlıyormuş gibi görünüyor. Ancak dönüp dolaşıp, yanıtlarmış gibi göründüğü “hayır” cephesi ile aynı noktada buluşuyor. Gelin buna biraz yakından bakalım...

14 Ağustos 2024 Çarşamba

Sol Siyasetteki İkinci Eksen

Söz konusu olan sol siyaset olduğu zaman, bunun bizim ülkemizde iki eksenin bileşkesinden oluştuğu çoğu zaman unutulmaktadır. Kıbrıs’ın kuzeyinde “sol” denildiğinde, bu kavram genellikle “Kıbrıs sorununda barış isteyenler” anlamında kullanılmakta ve ne yazık ki sol ile sağı ayırt eden evrensel mesele yani emek-sermaye çelişkisinde hangi sınıftan yana olunduğu noktası gözden kaçmaktadır.

Bu noktanın gözden kaçması öyle az buz bir şey değildir. Çünkü bu sayede Ticaret Odası başkanlığı yapmış bir insan solcu sayılabilmekte, özel sektör çalışanlarının yaşadığı maaştan yatırıma birçok meselenin “sol”un gündemine girmemesi normal kabul edilmekte ve özelleştirmeyi savunan “solcular” dahi bulunabilmektedir.

7 Ağustos 2024 Çarşamba

Olimpiyatlarda Dalgalanan Üçüncü Bayrak

Buse Savaşkan’ın Olimpiyatlarda görünür olması ve finale kalmasıyla birlikte, Kıbrıslı Türklerin kimlik sorunu geçtiğimiz hafta yeniden gündeme geldi. Bu durumun simgeleştiği ve hemen herkesin üzerinde fikir yürüttüğü olay ise; Buse’nin arkasında Türkiye ve Kıbrıs Cumhuriyeti bayraklarıyla göründüğü fotoğraf oldu.

Bu fotoğrafa bakan her kişi, Kıbrıs sorununda takındığı duruma uygun olarak farklı tepkiler verdi ve duygulanımları da buna göre şekillendi. Ancak birbirinden farklılıklar içerse de tüm tepkileri kabaca üç kategoride değerlendirebiliriz.

25 Temmuz 2024 Perşembe

İşgal Altında Endemik Solcular

Türlü çeşitli sıkıntıya dair her sokağa çıktığımızda bize yüksek perdeden “işgal altında hak mücadelesi olmaz” diye akıl veren arkadaş; Devlet Hastanesi’nde doktora bakınamayınca basıyor yaygarayı: “Ölüme mahkum edildik bunun içinde!”

Çalışma hayatına dair ne söylesek bunu “gelen emekçi giden emekçi” diye anlayan, anlatan, çarpıtan arkadaş; iş cinayetleri karşısında feryat ediyor; “İnsanlar ölüyor, Çalışma Bakanlığı uyuyor!”

18 Temmuz 2024 Perşembe

Gullurikya’nın Suçu Ne?

Halloumi/Hellim 2021 yılında PDO olarak tescillenmişti. Kıbrıs’ta yaşayan her iki halkın da kullandığı isimlerle, çift isimli olarak ortak coğrafi tescili yapılan Hellim, böylece her iki isimle de pazarlanabilir bir ürün olarak kaydedilmişti.

11 Temmuz 2024’de Gullurikya’nın da benzer bir tescil sürecini tamamladığına dair basında haberler çıktı. Bir farkla ki sizin Gullurikya olarak bildiğiniz tatlının ismi artık resmi olarak Tertziellouthkia! Türkçe okunuşuyla Tercilukya!

12 Haziran 2024 Çarşamba

Avrupa Parlamentosu Seçim Dersleri


1- Seçimlere Kıbrıslı Türklerin katılımı %5,5 civarında kaldı. Bunun katılım oranları üzerinden kurumların meşruluğunu sorgulayanlar için sarsıcı bir sonuç olduğu gerçek! Yıllardan beridir söylüyoruz, seçimlerde oy verip vermemeye sahip olmadığı anlamlar yüklemenin hiçbir karşılığı yoktur. Avrupa Parlamentosu seçimlerine katılımın düşüklüğü, Kıbrıslı Türklerin Avrupa Birliği’ni reddettikleri anlamına gelmiyor. Tıpkı son kktc seçimlerinde katılımın %30’un altına düşmesinde olduğu gibi. Bağımsızlık Yolu bu seçimlere dair PM kararında bunu net olarak ifade etmişti. Belki de bu seçimden çıkarılacak en büyük ders, çocukça beklentilerle dolu anlamsız boykot pratiğinin hiç bir karşılığı olmadığının artık anlaşılması gerektiğidir.

Şener Levent, Şener Levent’e Karşı!

Şener Levent’in makalesini manşete taşıyan Avrupa Gazetesi diyor ki;

1- “AP seçimlerine katılmayarak Kıbrıslı Türk adayları Rum partilerine yamalanmak zorunda bırakan siyasi partilerimiz toplumumuzu yine Avrupa’nın dışında ve Türkiye’nin kucağında kalmaya mahkum ettiler…”

2- “Avrupa Parlamentosu’ndaki sandalyeler seve seve Kıbrıslı Rumlara bırakıldı…”

8 Haziran 2024 Cumartesi

Kıbrıslılar Birliği Ltd. ve Oz Karahan

Salih Oğuzhan Karahan’ın, Kıbrıs’ın güneyindeki savaş yanlısı sağcı Yeşiller Partisinden Avrupa Parlamentosu adaylığı ile birlikte Kıbrıslı Türkler arasında kendisi ve örgütü Kıbrıslılar Birliği hakkında bir farkındalık gelişti. Bağımsızlık Yolu bir süreden beridir Kıbrıslılar Birliği isimli örgütün ideolojik duruşuna dair değerlendirmeler ve eleştiriler yapıyordu.