Etik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Etik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Mayıs 2025 Çarşamba

Bezirgan Siyaseti ve Eleştiri Kurumu

Geçtiğimiz günlerde sevdiğim bir arkadaşım bana şöyle dedi; “başkalarının fikirlerini eleştirmesen, sadece kendi düşüncelerini ifade etsen daha iyi olmaz mı? Sen kendi fikirlerini söyle, başkaları da kendi fikirlerini söylesin. İnsanlar da kendilerine göre en mantıklı olanı seçsinler. Böylece tartışma, polemik ve gerginlik de olmaz. Herkes için en iyi ve huzurlusu bu olmaz mı?”

Başta kulağa çok makul, barışçıl ve dostane gelen bu yaklaşıma katılmıyorum. Makul, barışçıl ve dostane bir insan olmayı doğru bulmadığım için değil; bu fikrin kendini göstermeye çalıştığı gibi makul, barışçıl ve dostane bir fikir olmamasından dolayı…

5 Şubat 2025 Çarşamba

Asgari Ücret ve Hakikât

Asgari Ücret hayat pahalılığından 3,62 puan düşük bir artış alarak brüt 43 bin 469 TL oldu. Bu Sigorta ve İhtiyat Sandığı kesintilerinden sonra kktc vatandaşları için aylık 37 bin 818 TL’lik net maaş anlamına geliyor.

Bu miktarın gıda, barınma, ulaşım gibi giderlerin karşılanmasına yeterli olmadığı bir yana, özel sektör çalışanlarına layık görülen artışın kamu çalışanlarından düşük olması da toplumsal bir travmaya neden oldu. Evet mevcut asgari ücret yaşamak için yeterli değil ve bu maddi bir sorundur. Ama konunun bir de manevi yönü var.

31 Aralık 2024 Salı

Kimliksizler: “İşgalin Çocukları!”

27 Aralık 2024 tarihli Özgür Gazete’de, sevgili Sude Doğan’ın imzasıyla bir yazı yayınlandı. Doğan yazısında, “Karma Evlilik Sorununa Çözüm Bulmaktan Uzaklaşıyoruz!” fikrini işlemiş.

Yazıda özet olarak; karma evliliklerden doğan çocuklarla ilgili yürütülen mücadelenin Hristodoulides tarafından açıklanan 14 maddelik paket ile bir fırsat yakaladığı ancak bunun kaçırılmak üzere olduğu, çünkü kendimizi Kıbrıs Cumhuriyeti kamuoyuna anlatmak ve uzlaşmayı denemek yerine “yanlış” argümanlar kullandığımız anlatılıyor. Yazının sonunda da 19 Aralık tarihinde Kimliksizler Derneği tarafından yapılan toplu bilgi edinme başvurusu üzerine Filelefteros Gazetesi’nde yayınlanan bir makale tam metin aktarılarak, çözüm bulmaktan uzaklaşıldığı “kanıtlanmış” oluyor! Gerçekten öyle mi, bir bakalım!

2 Ekim 2024 Çarşamba

Türkiye Kökenli Kıbrıslı Türkler

Bağımsızlık Yolu’nun günahları her geçen gün biraz daha çoğalıyor! Kıbrıs’ta iki halkın varlığından bahsettiği yetmezmiş gibi, bir de Türkiye kökenli insanları Kıbrıslı Türk’ten sayıyor. Ve ne yazık ki bilimsel tartışma etiğini uzun zaman önce yitirmiş  çevreler, bu “kabul edilemez” günahla açıktan açığa tartışmak yerine, dedikodu, yalan, saptırma ve abartma yoluyla mücadeleyi tercih ediyorlar!

18 Eylül 2024 Çarşamba

İstifa Etmeyecekler

Tarihte bir ilk yaşanıp 16 Eylül Pazartesi açılması gereken kamu okullarının açılışı bir hafta ertelenince birçok muhalif insan hükümetin istifa etmesi gerektiği düşüncesini ifade etti. Ancak hükümet hiç de oralı olmadı!

Bu “istifa” çağrısı, çeşitli zamanlarda tekrarlanan bir taleptir. On yıllardan beridir de birçok yönetici için dile getirilmiştir. Çağrıların kısmi bir karşılık bulduğu son pratik “sine-i millet” olayıdır. Hatırlanacağı gibi CTP bu çağrıya yanıt vermezken, HP parti olarak olumlu yanıt vermiş ancak HP’nin iki milletvekili karara uymamıştı. Bu sürecin sonunda da bir erken seçim pratiği yaşanmıştı.

4 Eylül 2024 Çarşamba

İktidarda Devam!

Ünal Üstel’in yaklaşan UBP Kurultayı için kullandığı sloganı görmeyeniniz yoktur: İktidarda Devam, İstikrarla Devam! Görmemeniz mümkün değil zaten, reklam panolarının yarısı yatak cini misali yüzümüze bakan Ünal Üstel fotoğrafları eşliğinde bu sloganla kaplandı.

Memlekette “iktidar ve istikrar” olmasaydı; bu reklamların ne kadar tuttuğunu, bu paraların nasıl kazanıldığını, bu paraları kazanırken vergi verilip verilmediğini ve günün sonunda parti içi bir yarış olan kurultay için her adayın ne kadar para harcadığını da öğrenirdik. Ama şükürler olsun ki memlekette hem “iktidar” hem de “istikrar” var da değil parti içi harcamalar, Genel Seçim harcamalarını bile Bağımsızlık Yolu dışında hiçbir parti açıklamadı!

1 Ağustos 2024 Perşembe

UBP’lilerin Kurtuluşu

UBP’li bir arkadaşım var. Günlük hayatta açık sözlü ve samimi birisi. Kendisi ile fikirlerimiz farklı olmasına rağmen, saygı çerçevesinde ve rahatça sohbet edebiliyoruz. Arkadaşım henüz bir mevki, makam sahibi değil.

Kıbrıs sorununun sadece Kıbrıslı Elen faşist/şövenist tutumundan kaynaklı olmadığını; “bizimkilerin” de epeyce haltlar karıştırdığını kabul ediyor. Aradaki “düşmanlığın” ortadan kaldırılabileceğini söylüyor ama “kısacık ömründe” bu gibi şeylerle uğraşmak istemiyor!

18 Temmuz 2024 Perşembe

Gullurikya’nın Suçu Ne?

Halloumi/Hellim 2021 yılında PDO olarak tescillenmişti. Kıbrıs’ta yaşayan her iki halkın da kullandığı isimlerle, çift isimli olarak ortak coğrafi tescili yapılan Hellim, böylece her iki isimle de pazarlanabilir bir ürün olarak kaydedilmişti.

11 Temmuz 2024’de Gullurikya’nın da benzer bir tescil sürecini tamamladığına dair basında haberler çıktı. Bir farkla ki sizin Gullurikya olarak bildiğiniz tatlının ismi artık resmi olarak Tertziellouthkia! Türkçe okunuşuyla Tercilukya!

27 Haziran 2024 Perşembe

Bir Davanın Düşündürdükleri

Avrupa Parlamentosu seçimlerinde aday olan Salih Oğuzhan Karahan (Nam-ı diğer Oz Karahan), Serdinç Maypa’nın gerçekleştirdiği bir canlı yayında Bağımsızlık Yolu için; “TC Elçiliğinden fonlanıyorlar” dedi! Bu asılsız iddiayı kanıtlaması istendiğinde ise “bu zaten biliniyor” diye yanıt verdi.

Benzer bir asılsız iddia İzzet İzcan tarafından da Radyo Mayıs’ta katıldığı “Onuncu Köy” isimli programda dile getirilmişti. Bağımsızlık Yolu yetkilileri bu asılsız iddiaları ısrarla dile getirmeye devam eden, kanıt sorulduğu zaman da tpu taca atan Kıbrıs milliyetçilerini, iddialarını kanıtlamaya zorlamak için hukuk davası açmaya karar verince kızılca kıyamet koptu!

24 Haziran 2024 Pazartesi

Aklın Uykusu Canavarlar Yaratır

Bağımsızlık Yolu’nun TC Elçiliği tarafından desteklendiğini iddia eden İzzet İzcan ve Salih Oğuzhan Karahan ile bu asılsız iddiaların yayılmasında ısrar eden Serdinç Maypa’ya dava açıldı(1). Maypa bu duruma isyan ederek, davayı kendisine yönelik bir saldırı gibi lanse etti. Böylece süreç çok ilginç bir tartışmayı tetiklemiş oldu. “Basına dava açmak özgürlükçülüğe sığar mı?” Aslında bu sorunun kendisi bile Kıbrıslı Türk solunda uzun bir süredir kendini hissettiren ciddi bir erozyonun yansımasıdır.

8 Haziran 2024 Cumartesi

Kıbrıslılar Birliği Ltd. ve Oz Karahan

Salih Oğuzhan Karahan’ın, Kıbrıs’ın güneyindeki savaş yanlısı sağcı Yeşiller Partisinden Avrupa Parlamentosu adaylığı ile birlikte Kıbrıslı Türkler arasında kendisi ve örgütü Kıbrıslılar Birliği hakkında bir farkındalık gelişti. Bağımsızlık Yolu bir süreden beridir Kıbrıslılar Birliği isimli örgütün ideolojik duruşuna dair değerlendirmeler ve eleştiriler yapıyordu.

7 Haziran 2024 Cuma

Hakikat, Umut ve Hayal Kırıklığı

Hayvancılar Birliği’nin eylemi birçok kesim için hayal kırıklığı ile sonuçlandı! Eylemin sınıfsal tabanına, o tabanı harekete geçiren ekonomik motivasyon kaynağına bakmadan; sadece biçimsel boyutlarından heyecanlanan kesimler için gerçekten de beklenmedik bir sonuç çıktı eylemden.

Üstelik yıllardan beridir kullanılan birçok içi boş kavramdan birisi olan “etkili eylem” ifadesine denk düşmek bakımından, son yılların en etkili eylemiydi!

6 Haziran 2024 Perşembe

Oz Karahan’dan ve ELAM’dan Özür Dilerim!

Bu yazı Kıbrıslılar Birliği başkanı, Yeşiller Partisi’nden Avrupa Parlamentosu adayı Oz Karahan ve Kıbrıslı Elenlerin faşist örgütü ELAM’dan özür dilemek amacıyla yazıldı! Kimisi şaşırabilir ama benim bağlı bulunduğum etik standartlar, bir yazarın yanlış bir benzetmede, hatalı bir değerlendirmede bulunduğu zaman özür dilemesini gerektiriyor! Marksist olmanın zorluklarından birisi de bu aslında. Bir Marksist her koşulda gerçeğe sadık kalmak, hakikati eğip bükmemek ve doğruyu arama çabasından hiç vazgeçmemek zorundadır! Bu da hakikati ifade etmek için dostları kırmayı göze almak kadar, kişinin kendisine karşı da acımasız olmasını gerektiriyor!

15 Mayıs 2024 Çarşamba

Avrupa Parlamentosu, Propaganda ve Hakikat

9 Haziran Pazar gün gerçekleşecek olan Avrupa Parlamentosu seçimleri, Kıbrıs Cumhuriyeti’nde kayıtlı partiler üzerinden Kıbrıslı Türklere yönelik yoğun bir propagandaya vesile olmuş durumda. Bu propagandanın bir parçası da, Avrupa Parlamentosu adayları arasında Kıbrıs’ta barış isteyen üç Kıbrıslı Türk adayın var olduğu söylemidir!

AKEL adayı Niyazi Kızılyürek, Volt adayı Hulusi Kilim ve Yeşiller adayı Oz Karahan’ın, “Kıbrıs’ta barış isteyen üç Kıbrıslı Türk” oldukları söyleniyor. Bu iddia Oz Karahan için külliyen yanlış, bu sanı Yeşiller Partisi için kökten hatalı ve temelsizdir!

2 Nisan 2024 Salı

İnsan Ticareti ve Emek Sömürüsü

“İşçilere iş bulmak, işveren ve işlere işçi bulmak için, kazanç amacı ile olsun veya olmasın faaliyet gösterilmesi, çalışılması veya büro açılması yasaktır.” Bu cümle 1992 yılından beridir yürürlükte olan İş Yasası’nın 61. Maddesinin tamamıdır ve çok net bir ifadedir! Ancak bu yasanın sözde uygulamada olduğu kktc’de yurtdışından işçi getirmek, yaygın bir gelir kapısı niteliği kazanmış durumdadır!

Polis, patronlar, hükümetler bu yasayı bilmektedir ama yine de onbinlerce işçi, ülkelerinden getirilerek patronlara pazarlanmakta; bu faaliyetlerden muazzam miktarlarda paralar kazanılmaktadır! En son Serdinç Maypa’nın “kardeşimin işini devraldım” diyerek Bangladeşli bir grup işçiye aracılık yaptığı konusu kamuoyuna yansıdı. Bu da kendini solcu olarak adlandıranların da bu faaliyetlerin içinde olduğunun kanıtı oldu!

27 Mart 2024 Çarşamba

Bir Demagoji Hikayesi: Zeki Çeler ve 1 Mayıs Tatili!


Demagoji kelimesi Oxford Sözlüğü’nde şöyle tanımlanıyor: bir kimsenin ya da topluluğun duygularını kamçılayarak, okşayarak, ona ya da onlara gerçekdışı şeyler söyleyerek onu ya da onları kendine çekmeye çalışma.

Tanım incelendiğinde bir fiilin demagoji olması için, “duygulara” yönelik bir girişim olması gerektiği açıkça görülüyor. Ancak tanıma göre sadece duygulara hitap etmek değil, söylenenlerin “gerçek dışı” olması da gerekiyor! Yani bir demagog, gerçek olmadığını bile bile insanlara duymak istedikleri şeyleri söyleyen, bunu yaparken duygularını okşayan ve bu yolla kendine destek toplamaya çalışan kimsedir!

Zeki Çeler’in geçtiğimiz gün Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı olduğu 1 Mayıs 2018-19 için kurduğu “söke söke alıp verdik 1 Mayıs’da özel sektör emekçisine tatilini” cümlesi, tam da bu kavrama denk düşmektedir! 1 Mayıs 2018-2019’da ne olmuştur? Zeki Bey gerçekten de iddia ettiği gibi özel sektör emekçilerinin tatil yapmasını mı sağlamıştır? Bir bakalım…

6 Mart 2024 Çarşamba

Atanmışlar ve “Seçilmişler”

Başlığın bir miktar yanıltıcı olduğunu itiraf etmeme izin verin. “Atanmış” nitelemesinin, Ersin Tatar ve Ünal Üstel başta olmak üzere, rejim siyasetçileri için revaçta olduğunun farkındayım. Kendileri bu sıfatı gani gani hak ediyorlar. Ancak gelin bugün iğneyi “kendimize” batıralım! Belki mevcut rejimi anti-demokratik olmakla eleştirenlerin durumuna bakıp, egemenlerin neden “utanmadıklarını” da anlarız!

28 Şubat 2024 Çarşamba

Üniversite “Sektörü”

Sahte diploma skandalı toplum gündeminde başat rolünü koruyor. Ancak daha önceki benzer “skandallar”da olduğu gibi, bu konuda da derinlik; “kim, kiminle, nerede, ne yapmış”tan öteye gidebilmiş değil!

Ortalama bireylerin, “muteber” şahısların kirli çamaşırlarını öğrenmekten haz duyması bir yere kadar anlaşılırdır! Ancak sorunların kaynağına inmek ve yapısal çözümler üretmek için bundan fazlasını yapmamız gerekiyor. Aksi taktirde sorunların kaynağının “yozlaşmış kişiler” olduğu ve bu tür kişilerin “avlanmasının” çözüm için yeterli olacağı yanlış algısı kökleşecektir! Oysa “yozlaşmış kişiler” sebep değil, sonuçtur! Çürüyen bir rejimin, kokuşmuş meyveleridirler!

14 Eylül 2023 Perşembe

1984 Türkiye’sinden 2023 Kıbrıs’ına: Aydınlar Neye Yarar?

Basın-Sen Başkanı ve gazeteci Ali Kişmir’e 15 Ağustos 2020 tarihinde yayınlanan “Genel Ev” başlıklı yazısı nedeniyle Savcılık tarafından açılan dava, ülke gündemini birazcık takip eden herkesin malumudur(1). Söz konusu dava 6 Ekim 2023 tarihinde görüşülmeye başlayacak ve Ağır Ceza’ya havale edilmesi durumunda Ali Kişmir’in 10 yıla kadar hapis istemiyle tutuklu olarak yargılanması söz konusu(2).

Fikir, düşünce ve ifade özgürlüğüne açık bir saldırı olan bu dava süreci toplumumuzun hemen her kesimi tarafından tepkiyle karşılanmış durumdadır. İlk günden itibaren birçok kurum, kuruluş ve birey bu davayı kınamış, Ali Kişmir ile dayanışmasını ifade etmiş ve bu sürecin Ali Kişmir şahsında tüm toplumu susturmaya yönelik bir girişim olduğunu vurgulamıştır.

23 Nisan 2022 Cumartesi

23 Nisan ve Çocukların Kıyafetleri

 

23 Nisan İlkokulu'nda yaşanan rezalete biraz yakından bakarak, bu ülkenin röntgenini çekebilir miyiz dersiniz?

Öncelikle şunu ifade etmek gerekir ki; çocukların kıyafetleri hazır olmadığı için törenlerin yapılamaması, utanılacak bir durumdur. Peki bu utanç kime aittir?
Yapılan haberlere ve bu haberlerin altındaki yorumlara bakılırsa; okul idaresine, eğitim bakanlığına ve elbette hükümete veya devlete!
Tüm bu sayılanların da elbet sorumluluktan azade olmadığını vurgulayarak, ilgili haberlerde ve "öfkeli" yorumlarda sorgulanmayanı da sormak gerekiyor... Olayda ifade edilen "firma"nın adı nedir?