Kitap Edisyon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kitap Edisyon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Mayıs 2015 Cuma

Kıbrıs Söylevleri - Türkçe Baskıya Önsöz (Coğrafya Kaderdir)

M.Ö. 4. yüzyılda eski Yunanca dili ile yazılmış bir eserin Kıbrıs’ta geçiyor olması bugün bir çok kişi için şaşırtıcı olabilir. Üstelik bu eserin yazarı Isokrates; antik Avrupa felsefesinin kurucusu kabul edilen Sokrates’in bir dostu, Platon’un eserlerinde övgü dolu cümlelerle ismi geçen ve Attik dönemin on büyük hatibinden dördüncüsü sayılan önemli bir kişidir. Böylesi bir kalem tarafından yazılmakta olduğuna göre Kıbrıs, daha o dönemlerde uygarlığın önemli coğrafyalarından biridir.

2 Ekim 2014 Perşembe

KKP Tarihi Bağlamında Bazı Tartışma Başlıkları



Yiannos Katsurides’in “Kıbrıs Komünist Partisi’nin Tarihi” isimli çalışması ile birlikte, Türkçe’de ilk kez KKP’ye dair bütünlüklü bir akademik çalışma yayınlanmış oluyor.
KKP sadece 1920’li yılların başından 1940’lı yılların ortasına kadar varlığını devam ettirerek yok olmuş bir siyasal partiden ibaret değildir; kendinden önce başlayan süreçlerin bir ürünü olduğu kadar, günümüzde halen süremekte olan sol siyasal çabalarda önemli de bir referans kaynağıdır. Bunun yanında, KKP Kıbrıslı Elen solu içerisinde halen muazzam bir yer kaplayan AKEL gibi bir öznenin tarihsel öncülü olarak da günceldir.

3 Ağustos 2013 Cumartesi

Acısıyla Tatlısıyla Bir Ada - Türkçe Baskıya Önsöz



Kıbrıs adası, tarihi boyunca istilalara uğradı, dış güçler tarafından yönetildi ve kendi bağımsız gelişme dinamiğine sahip olamadı. Bunun sebebinin, adanın Doğu Akdeniz’in stratejik bir bölgesinde bulunması ve her dönemin hegemon gücü için yaşamsal çıkarlara sahip coğrafi konumu olduğu biliniyor. Kıbrıs üzerinde Fenike, Roma, Arap, Ceneviz, Bizans, Venedik, Lüzinyan, Osmanlı ve İngiliz hakimiyetleri biribirini takip ederken; adaya egemen olan güçlerin sırası ile bölgede hegemonyasını pekiştiren güçlerin sırasının örtüşmesi tesadüften ibaret değildir. Ada öylesine stratejik önem arzetmektedir ki, bölgeye hükmetmek isteyenin Kıbrıs’ı elde bulundurması neredeyse kaçınılmaz bir zorunluluktur.

15 Aralık 2012 Cumartesi

Bir Faşistin Anıları (GRİVAS HAYATIM Kitabının Türkçe Baskısına Önsöz)



İkinci Paylaşım Savaşı’nın sona ermesi ile dünya emperyalist sistemi yeni bir sürece giriyordu. O güne kadar emperyalist sistemin hegomon gücü olan İngiltere, Almanya ile girişilen uzun savaştan hayli yıpranmış bir biçimde çıkmıştı. SSCB Avrupa’nın içlerine kadar sokulmuş, Yalta Anlaşması ile Sovyet nüfuz alanının dışında kalan Fransa ve Yunanistan’da dahi komünist güçlerin geriletilmesi zaman almıştı. Savaştan büyük bir ekonomik yıkım ve faşizme direnişin moral avantajına sahip komünist partizanların varlığı ile çıkan Batı Avrupa’da dengelerin yeniden kurulması Marshall ve Truman yardımları aracılığı ile ve ABD sayesinde mümkün olabilmişti. Diğer yanda Asya ve Afrika halkları ulusal bağımsızlık talebi ile ayağa kalkmış, emperyalist zincirleri zorlamaktaydı. Emperyalist sistem, bir yandan komünizmin, diğer yandan ise ulusal kurtuluş mücadelelerinin tehdidi arasında sıkışmış durumdaydı.

15 Mayıs 2012 Salı

Kıbrıs Komplosu Kitabının Türkçe Baskısına Önsöz



Kıbrıs sorunu uzun yıllardan beridir gerek ada halklarının yaşamlarını gerekse de bölge ülkelerini meşgul ediyor. Birleşmiş Milletler’den Avrupa Birliği’ne, NATO’dan artık geçmişe ait bir anı haline gelen Varşova Paktı’na hatta Bağlantısızlar Hareketi’ne kadar bir çok uluslararası güç odağının çeşitli zamanlarda, çeşitli biçimlerde müdahil olduğu bu sorun, en çok Kıbrıs’ta konuşulmasına rağmen gene en az Kıbrıs halkları tarafından bilinmektedir.
Kıbrıs halkları, sorunun ayrıntılarına ilişkin o kadar çok detay ile uğraşmaktadır ve her biri kendi çıkarını maksimize etmeye uğraşan o kadar çok öznenin basıncı altındadır ki; hem resmin bütününü göremez hem de sorunun kendi açısından ne ifade ettiğini çözümleyemez duruma getirilmiştir. Kıbrıs halkları içinde sorunu Türkiye Cumhuriyeti’nin, Yunanistan’ın, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin, AB’nin, (geçmişte) SSCB’nin vs. çıkarları temelinde anlayan, çözmeye çalışan kesimler her zaman oldu, bugün hala var ve muhtemelen gelecekte de olacak.

30 Mart 2012 Cuma

Kıbrıs'ta Ulusal Sorun Kitabı'na Sunuş



Kıbrıs sorununun nedenleri ve çözümüne dair bugüne kadar onlarca plan üretildi... Yüzlerce kitap yazıldı... Onbinlerce insan seferber oldu... İmparatorluklar dağıldı, sömürgeciler değişti, devletler kuruldu, savaşlar yapıldı, anlaşmalar imzalandı, kararlar alındı... Ancak sorun her tarihsel dönemde varlığını sürdürdü...
Devletler başka devletlerle, hükümetler muhalifleriyle, partiler diğer partilerle, babalar-anneler çocuklarıyla, kardeşler kardeşleriyle anlaşmazlığa düştü... Ancak sorun her tarihsel dönemde varlığını sürdürdü...
Farklı ülkelerin sağ partileri birbirleriyle düşman oldu, aynı ülkede solcularla sağcılar birbirlerini suçladı... Kimi zaman faşşizme mazeret, kimi zaman dinsel gericiliğe zemin oldu Kıbrıs sorunu...

10 Aralık 2011 Cumartesi

Yayınevinin Notu (Hastalığın Çocuğu Neymiş)



Değerli sanatçımız Yıltan Taşçı’nın otuz yıldan beridir biriktirmekte olduğu anektodları, Khora Kitaplığı olarak okuyucularımıza sunuyoruz. Severek okuyacağınız ve çevrenizde anlatacağınız bu kitapta kendinizi, bizi, Kıbrıslı Türkleri bulacaksınız.
Birçoğu sizi neşe ile gülümsetecek, bazıları kahkahalara boğacak bu kısa, yaşanmış olaylar; arzu eden okurlarımız tarafından birer fıkra gibi de okunabilir. Zeka ve gülmecenin buluştuğu fıkralarda hemen her zaman eğiten, düşündüren, öğreten bir yan olduğu bilinen bir gerçektir. Ancak bu kitapta anlatılan hikayeler sadece gülmece öğesini değil, Kıbrıslı Türk sanatçıların gerçekliğine, yaşanmış olaylar aracılığı ile ışık tutan birer belge niteliğini de taşımaktadır.

1 Nisan 2011 Cuma

Paşalar Papazlar (Yayınevinin Notu)



Khora Kitaplığı ilk kez 1988 yılında yayınlanmış olan ve uzun bir zamandır baskısı tükendiği için yeni kuşakların ulaşmakta zorlandığı Niyazi Kızılyürek’in Paşalar Papazlar kitabının elinizde tuttuğunuz ikinci baskısını gerçekleştirmekle gurur duyuyor. Yirmi üç yıl önce yayınlanmış bir kitabın bugün yeniden basılması için ya hala güncele dair söyleyecek sözü ya da tarihe ışık tutan bir belge olması gerekir. Paşalar Papazlar’ın içinde belge niteliğinde bir çok yön bulunabilir. Ancak bizim için öncelikli kıymeti ülkemiz Kıbrıs’ın güncelliğine dair söylediklerinin hala eskimemiş olmasındadır.

12 Ocak 2011 Çarşamba

Bir Otobiyografi Denemesi (Baraka)



Baraka’nın kuruluş tarihi nedir? Bu soruyu bir defada yanıtlamak neredeyse imkansız gibi… İki ay süren buluşmalarına son noktayı 4 Temmuz 2001 tarihinde koyan bir grup genç, Kıbrıs Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği bahçesinde kahve içerken ortak bir metin hazırlayıp imzaladıklarında kurulmuştu belki Baraka. Ama daha ismi yoktu, binası yoktu, gerçi hiçbir zaman ciddiye alınan bir tüzüğü olmadı ama tüzüğü de yoktu. Bu kararın hemen ardından maddi sıkıntıların aşılması için bir dizi faaliyet örgütlendi. Bunların en önemlisi S.O.S. ve Çıkmaz Sokak grupları ile Alkapon ve Emre’nin bedelsiz sahne aldıkları 29 Ağustos 2001’de gerçekleşen dayanışma konseridir. Böylece Baraka’nın artık bir logosu, ilk afişi ve ilk etkinliği vardı ama acaba Baraka kurulmuş muydu? Yoksa bağış makbuzlarının basılması ve bir bina kiralanabilmesi için kampanya başlatılmasıyla mı kuruldu Baraka? Belki de Baraka’nın kuruluş tarihini 1 Nisan 2002’de tamire muhtaç ilk dernek lokalinin kiralanması olarak kabul etmeliyiz. Ya da bu binada 3 Haziran 2002’de gerçekleşen Nazım Hikmet Anması da olabilir kuruluş tarihi.

10 Ocak 2011 Pazartesi

DEĞERleri Yaşamımıza Uygulamaya Değer Mi? (Değiştirilmiş)




“Ben özgürüm” diyordu genç arkadaş; “Özgürüm ve bana ne yapacağımı söyleyen kurallara ihtiyacım yok. Sen neden sürekli eşitlik, küreselleşme gibi politik meselelerle uğraşıyorsun ki, neden tüm bunları boşverip keyfine bakmıyorsun?”
Çağımız insanının en fazla zorlandığı şeylerden biri de; belli ilkelere, değerlere, prensiplere göre yaşamaktır. Öyle ki, bireyler sistemin koyduğu hiçbir kural, kanun veya yasağı sorgulamadıkları halde, değişimden yana, özgürlükçü her türlü ilkeyi reddetmekte, itiraz etmekte, tartışmaktadırlar. Tabi ki genel olarak sol hareketin de zaafları, ezberciliği ve şekilciliği buna zemin sunmakta, iş son tahlilde halk ile “bilen”lerin karşılıklı inatlaşmasına kadar gidebilmektedir.

5 Ekim 2010 Salı

Halk Olma Hakkı İnkar Edilmiş Bir Halkın Hakları



Kıbrıs’ta En Temel Hak İhlali: Kendi Kaderini Tayin Hakkı (1)
Kıbrıs, Akdeniz’in doğusunda bulunan stratejik bir yeni-sömürgedir. Adanın bakır, pirit gibi yer altı ve narenciye, patates, tahıl gibi yer üstü ekonomik kaynakları ciddi bir değer taşısa da; tarih boyunca kaderine stratejik önemi yön vermiştir. Tarih boyunca istilalara uğrayan, dış güçler tarafından yönetilen ve kendi bağımsız gelişme dinamiklerine hükmedemeyen bir adadır Kıbrıs.

5 Kasım 1999 Cuma

Editörün Notu


Bu makale, Özker Özgür'ün "Yanılmayı Çok İsterdim" isimli kitabına Editörün Notu olarak yazılmış ve kitabın içerisinde yayınlanmıştır...
Öyle bir ülkede yaşıyoruz ki; Bakanlar Kurulu kararına rağmen bir gecede öğrenciler sınır-dışı edilebiliyor, Yasalar en yetkili vede yasaları korumakla yükümlü organlar tarafından çiğnenebiliyor, direktiflerle hükümetler kurulup bozuluyor. Öyle bir ülke ki bu, aydınları kurşunlanırken demokrasiden bahsedilip, Mahkeme kararlarını kimse takmazken Hukukun Üstünlüğünden dem vurulabiliyor.