Kıbrıs Indymedia/Türkçe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kıbrıs Indymedia/Türkçe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Aralık 2006 Cuma

Küresel Direniş İçin Mücadele Stratejileri Ya Da Bütün Yumurtaları Bir Sepete Koymak Doğru Mudur?



Bu birleşim bayrağımız altında toplananların tamamını gösteriyor: Akıntı yönünde gitmeyi sevmeyen cesur insanlar var, bu onların karakteridir. Hiçbir zaman disipline edilememiş zeki insanlar vardır ve daima daha radikal ya da bağımsız bir eğilimi aramış; onlar bizim yolumuzu buldular.
Ama, her iki grup da işçi hareketinin genel akıntısı açısından “dış”unsurlardır. Bu kişilerin değerlerinin olumsuz bir noktası vardır. çünkü akıntıya karşı yüzmeyi ilke haline getirenler, kitlelerle bağ kuramaz!
Örgütümüzün toplumsal bileşimini eleştirmeli ve dönüştürmeliyiz, ama aynı zamanda bunun gökten zembille inmediğini, tersine nesnel durum kadar bu dönemdeki tarihsel misyonumuzun karakteriyle de belirlendiğini anlamalıyız...
Leon Troçki, 1939

30 Temmuz 2005 Cumartesi

Avrupa’da Referandumlar



Fransa ve Hollanda’da yaşanan referandum yenilgisi sermaye ideologları ve medya tarafından gerçek anlamından arındırılarak sunulmaya devam ediyor. Kıbrıs’ın Kuzeyinde de farklı bir durum yok. Dünyanın her yerinde olduğu gibi burada da, neo-liberaller anayasaya hayır diyen ezici çoğunluğu, piyasanın sorgulanamaz ilkelerini sorguladıkları için yargılıyorlar.

21 Nisan 2005 Perşembe

Anlaşma – Çözüm – Barış – Devrim



17 Nisan seçimleri sonuçlanıp da Cumhuriyetçi Türk Partisi adayı M.A. Talat Cumhurbaşkanlığına seçildikten sonra, Kıbrıs adasında anlaşma/çözüm sürecinin hızlanıp hızlanmayacağına dair ciddi bir beklenti ortamı oluşmuş durumda. Ezici bir çoğunluğu oluşturan kampta, “süreç hızlanır, Talat adayı barışa taşır” diyenler bulunuyor. Azınlıkta kalan bir gurup insansa, Talat’ın adayı barışa taşımak yerine partisini ve kitlesinin önemli bir kısmını sağa taşıdığını düşünüyor.

7 Mart 2005 Pazartesi

Kuzeydeki Seçimlerden Geriye Ne Kaldı?


Emek pazarı, büyük işsizler havuzu, klasik yukardan aşağıya örgütlenme, üyelik aidatlarının otomatik kontrolü ve resmi örgütlenme şekline meydan okuyor. Hiçbir seçim partisi ve sendika patronu, örgütleme yapmak ve ağlayan çocukların, hemen yiyecek talep eden kadın militanların ya da küreselleşme ve işsizlik üzerine verilen uzun söylevlerden sıkılmış işsiz genç erkeklerin arasında buz gibi donduran ya da terleten sefil yerlerde yapılan toplantılara katılmak için kenar mahallelerin çamurlu, kaldırımsız yollarında zahmetli yürüyüşler yapmaya gönüllü değildir.
Cosmopolitik Dergisi Sayı:2

22 Şubat 2005 Salı

2005 Şubat Seçimleri İle İlgili Röportaj / İstanbul IMC



Kuzey Kıbrıs’ta gerçekleşen erken seçimler geçtiğimiz yıllara oranla zayıf ve heyecansız geçti. Yedi partinin yarıştığı seçimlerde katılım oranı 1 yıl önceki seçimlere göre 6 puan düştü ve %80 pranında gerçekleşti.

2 Şubat 2005 Çarşamba

Seçimler ve Seçenekler



“Seçmen kötü bir devrimci, devrimci kötü bir seçmendir.”
V. I. Lenin

Seçimler yaklaştıkça tansiyon yükseliyor. Oysa seçimlerin bizlere sunduğu seçenekler, farklı partilerin politikaları ve iktidar yarışı ile sınırlı değil. Seçeneklerimiz; aşağıdan, doğrudan ve demokratik bir dönüşümün imkanlarını zorlamakla, yukardan ve "bilenlerin" iktidarına zemin hazırlamak arasında şekilleniyor. Ki bu seçenekler seçim zamanları ile de sınırlı değil. Seçimden önce de, seçimde de, seçimden sonra da gündemde. Yeter ki bunun getireceği sorumluluğu (yalnızca sözde değil pratikte de) sırtlanmaya hazır olalım.

22 Aralık 2004 Çarşamba

Avrupa Birliği ve Sosyalistler / “Evet”çi Bir Dosta Mektup



Hisse BİR: Kolumuzda sepet, başımızda kırmızı başlık, tek başımıza ormanda dolaşmayalım (orman tehlikelerle doludur)
Hisse İKİ: Her takkeli ve entarili kadını ninemiz sanmayalım (taş düşebülü, kurt çıkabülü)
Hisse ÜÇ: Sorduğumuz sorulara mantıklı ve akla uygun yanıtlar veren herkese inanmayalım (önce bi bakalım, araştıralım, okuyalım, okutalım, abone edelim ondan sonra karar verelim)
Hisse DÖRT: Kurdun içinden çıkmak için illa önce kurdun içine girmek gerekmez!
AB İçin Bir Masal İncelemesi, Kırmızı Başlıklı Kız,Cosmopolitik

9 Ağustos 2004 Pazartesi

Biz Biz Üniversiteliyiz



Ütopya ne işe yarar?
Ütopya önümüzde uzanan ufuk çizgisi gibidir. Siz ona doğru bir adım atarsınız, o sizden bir adım uzaklaşır. Siz ona doğru iki adım atarsınız, o sizden iki adım uzaklaşır.
İşte ütopya buna yarar, yürümeye...
Eduardo Galeano, Yürüyen Kelimeler

Tüm kavramların, ters-yüz olduğu bir zamanda yaşıyoruz. Tüm değerlerin çıkar hesaplarına havale edildiği, nakit paraya tahvil edilemeyen hiçbir olgunun değerli kabul edilmediği bir dönemden geçiyoruz.

7 Nisan 2004 Çarşamba

Adanın Geleceğini Bizim Mücadelemiz Belirleyecek



Milliyetçiliğin Yükselişi
Nisan 2003’ten beri, yani ada insanının serbest dolaşım hakkını gaspeden sınırlamalar kaldırıldığından beri bir yıl oluyor. Bu bir yıl zarfında, iddia edildiğinin aksine hiçbir “milli olay” başgöstermemiştir. Milli olaydan kastım “içimize rum girecek, bizi kesecekler” şeklinde özetlenebilecek “tavuk psikolojisi”, karşı taraftaki karşılığı da “barbar atilla, kan kusturacak” ifadesinde karşılığını bulan “sahte mazlum” oyunculuktur.
Ne tesadüftür ki, geçtiğimiz yıl kapıların açıldığı 23 Nisan tarihinin bir yıl sonrasında yeni bir ikilemle karşı karşıyayız: Referandum!

18 Şubat 2004 Çarşamba

Talat Röportajına Yorum



“KKTC Başbakanı”, “sayın Başbakan” M.A. Talat ile Doğan Medya Grubunun “radikal” sesi Radikal Gazetesi’nin gerçekleştirdiği tüyler ürpertici röportajı sizlere sunuyoruz.

5 Aralık 2003 Cuma

İşçi Sınıfının Ufukta Görünümü /02 Aralık 2003 Sabahından Dağınık Notlar



Ledra Palace Barikatından geçişleri engellenerek iş yerlerine ulaşamayan bir grup Kıbrıslı Türk işçi bugün sabah Lefkoşa sokaklarında gövde gösterisi yaptı.
Vergi ile ilgili bir evrağı doldurmaları talep edilen, evrağı doldurmayınca da geçişleri engellenen işçilerin bazıları barikatı atlayarak geçti. Ancak Polisin BM yetkililerine durumu bildirmesi ile tutularak kuzeye iade edildiler.