Sonda söyleyeceğimizi en başta söyleyelim; özel sektörde işçilerin işten durdurulması yasak değildir, hiçbir zaman da böyle bir yasak kararı alınmamış, böyle bir yasak uygulamaya konmamıştır. Daha anlaşılır olması için yazının devamında anlatılacak olan bir noktayı daha netleştirelim; “yasak kararı alınmış ama fiilen uygulanmamıştır” demiyoruz, tam aksine “böyle bir yasak kararı hiç alınmamış ve hukuken de böyle bir düzenleme yapılmamıştır” diyoruz. Halkın bu konuda yanlış bilgi sahibi olması, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından kasıtlı ve maksatlı bir şekilde kandırılmış olmasından kaynaklanır. Alenan, apaçık, dosdoğru ve halkın gözünün içine baka baka söylenen, su katılmamış bir yalandan bahsediyoruz.
11 Haziran 2020 Perşembe
İşten Durdurma “Yasağı” Hakkında
Sonda söyleyeceğimizi en başta söyleyelim; özel sektörde işçilerin işten durdurulması yasak değildir, hiçbir zaman da böyle bir yasak kararı alınmamış, böyle bir yasak uygulamaya konmamıştır. Daha anlaşılır olması için yazının devamında anlatılacak olan bir noktayı daha netleştirelim; “yasak kararı alınmış ama fiilen uygulanmamıştır” demiyoruz, tam aksine “böyle bir yasak kararı hiç alınmamış ve hukuken de böyle bir düzenleme yapılmamıştır” diyoruz. Halkın bu konuda yanlış bilgi sahibi olması, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından kasıtlı ve maksatlı bir şekilde kandırılmış olmasından kaynaklanır. Alenan, apaçık, dosdoğru ve halkın gözünün içine baka baka söylenen, su katılmamış bir yalandan bahsediyoruz.
1 Haziran 2020 Pazartesi
İŞSİZLİK SİGORTASININ AZALTILMASI KABUL EDİLEMEZ
Covid 19 pandemisi nedeniyle, halk sağlığı için alınması
gereken önlemler hayata geçirilirken, sürecin sosyal ve ekonomik bütün yükü
özel sektör emekçileri ve küçük esnafın sırtına bindirilmiştir. Pandemi
süresince elzem sektörlerde bulunan birçok özel sektör emekçisi, kendileri ve
sevdiklerinin yaşamlarını riske atarak çalışmalarına rağmen, bu süreçte maaş
kesintileri ile yüzleştiler. Daha ilk haftalardan, yüzlerce işçinin işini
kaybettiği süreç; sokağa çıkma yasağının sona ermesi ile birlikte çalışma
yaşamını tam bir cehenneme dönüşmesi ile ilerliyor. İşini kaybeden özel sektör
emekçileri ve iflas etmekle karşı karşıya kalan küçük esnaf; ne yazık ki esas
işlevi böylesi dönemlerde emekçilerin korunmak olan Çalışma ve Soyal Güvenlik
Bakanlığı’nı yanında değil, karşısında bulmuştur.
28 Mayıs 2020 Perşembe
Özel Sektör’de Kaos Yazıları - Nisan Maaşları Hakkında
13 Mart 2020 Cuma gecesi,
Bakanlar Kurulu tarafından Covid 19 (Corona Virüs) pandemisi nedeniyle alınan
önlemler kapsamında kamuda ve özel sektörde, elzem hizmetler dışında, tüm iş
yerlerine kapalı kalma talimatı verildi. Bu talimat daha sonra, işyerlerinin
birçoğu için 4 Mayıs 2020 Pazartesi tarihine kadar uzatıldı. Bu 50 günlük süre
içerisinde çalışma yaşamında ortaya çıkan sorunlarla ilgili Bakanlar Kurulu
çeşitli kararlar aldı. Ama bu kararlarda birçok konuya değinilmediği için hiçbir
çözüm üretilmedi ve değinilen konular bile olduğundan daha karmaşık hale
getirerek içinden çıkılmaz bir durum yaratıldı. Özel sektörde çalışan
emekçilerin, çalışmadan geçirdikleri Nisan 2020 ayına ait maaşları da bu
değinilmeyen konulardan biridir.
1 Mayıs 2020 Cuma
1 MAYIS’TA SERVET VERGİSİ İÇİN EYLEMDEYİZ
Yaklaşık iki aydır hem sağlığımız hem de ekmek paramız
açısından zorlu bir süreçten geçiyoruz. İnsanlığın yüzleştiği en zorlu
salgınlardan birisi karşısında, neo-liberal politikalar tarafından
zayıflatılmış sağlık sistemimizin yeniden güçlendirilmesini beklemek için evde
kalmamız, sokağa çıkmamamız gerekiyor. İşçi sınıfının uluslararası birlik,
mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs’ı bu koşullarda; meydanlarda
buluşamadığımız, sloganlarımızı haykıramadığımız, sokakları inletemediğimiz bir
süreçte karşılamak durumunda kaldık. Ancak, tüm bu olumsuz şartlar; içinden
geçtiğimiz süreci kavramamıza, üzerinde düşünmemize, yüzleştiğimiz dertlerin
sebeplerini anlamamıza ve bize bu durumu reva görenlere karşı mücadele etmemize
engel değil.
23 Nisan 2020 Perşembe
Bir Siyasi Biyografi: Lenin
Büyük boy, 616 sayfalık devasa bir eser. Öncelikle salt bir biyografi olmadığını, siyasi biyografi olduğunu belirtmeliyim. Lenin'in kişiliği, kişisel ilişkileri, ailesi, aşkları vb konular ilk 100 sayfa boyunca anlatılıyor. Sonra yeniden en başa dönülüp teorik-pratik yaşamı konu ediliyor. Yazarın özellikle Lenin'in tüm biyografilerinin başına bela olan Troçki-Stalin meselesinde yan tutmayışından memnun kaldım şahsen. Hem Troçki hem de Stalin için, olumlu ve olumsuz yorumların kitapta dengeli ve makul olduğunu düşünüyorum.
23 Mart 2020 Pazartesi
Kamu Görevlilerine Maaş Kesintisi Tamam! Zenginlere Ne Zaman?
Corona Virüs salgını nedeniyle toplum olarak zor ve
sıkıntılı bir süreçten geçiyoruz. Salgın riskine karşı uygulanmak zorunda
kalınan sosyal izolasyon önlemleri nedeniyle ekonomik yaşamımız da sarsılmış
durumdadır. Özellikle özel sektör çalışanlarının toplu işten durdurma,
ödeneksiz izne gönderilme ve maaş kesintisi gibi zorluklarla yüzleşmekte olduğu
bilinen bir gerçek. Bunun yanında küçük esnaf da iflas etme tehlikesi ile karşı
karşıyadır. Elbette önce sağlığımız gelmeli ve sosyal izolasyon tedbirleri
devam etmelidir. Ancak sosyal devletin gereği olarak, zor durumdaki özel sektör
çalışanları ve esnaf için de politikalar geliştirilmesi şarttır.
16 Ocak 2020 Perşembe
Seyrüsefer, Örgütler, Cortez ve Aztekler
“Yol Yoksa Seyrüsefer de Yok” eylemi dün akşam gerçekleşti. Hükümetin her aklına geldiğinde elini halkın cebine atmasına tepkili her Kıbrıslı Türk gibi ben de alandaki yerimi aldım. Öncelikle şunu söyleyeyim, kürsüden sürekli tersi söylense de, katılım bence fazlasıyla tatmin ediciydi. İki bine yakın insan, kendiliğinden bir tepki ile ve soğuğa rağmen oradaydı. Bu hiç de azımsanacak bir rakam değildir. Hatta eylemin geçen hafta ertelenmiş olmasından dolayı katılımın düştüğü hesaba katılırsa, çok ciddiye alınması gereken bir rakam söz konusudur.
24 Ekim 2019 Perşembe
Seçim Siyasetinin Açmazı ve Son Krizle Somutlaşan Alternatif
Son yıllarda Kıbrıslı Türk
siyasal yaşamına hükümet olmayı hedefleyen siyasal partiler açısından derin bir
açmaz damgasını vurmuş durumda: AKP ile Kıbrıslı Türk halkı arasındaki gerilim…
Kıbrıs’ın kuzeyinde halktan
destek toplayabilmek için, AKP’nin uygulamakta olduğu kültürel, dinsel,
ekonomik, ekolojik neredeyse tüm politikalara muhalefet etmek şart… Çünkü
Kıbrıslı Türklerin büyük bir çoğunluğu bu politikalara haklı olarak tepkili ve
kuşku ile yaklaşıyor.
Bu olguyu tespit eden seçim
partilerimizin, durumu avantaja çevirip seçimlerde bu tepkiden faydalanmak için
çeşitli girişimleri oldu.
4 Ekim 2019 Cuma
Tüzüğü Kim Yazdı? Türkiye Düşmanı Kim?
Bertan Zaroğlu, “İkamet ve Vizeler Tüzüğü” vesilesiyle;
bu tüzüğü “Türkiye karşıtı kişilerin” hazırlamış olduğuna ve İçişleri Bakanı
Ayşegül Baybars’ın da “gizli sosyalist ve Barakacı” olduğuna dair bir beyanat
verdi.
“İkamet ve Vizeler Tüzüğü”nü okumadım, ancak bu ülkede
giriş-çıkışların derhal kontrol altına alınması gerektiği ortada. Bu tüzük,
mevcut sorunlara bir çözüm getiriyor mu, getirmiyor mu, okumadan söylemek
mümkün değil. Ancak sorunların varlığı ve bu sorunların ülkeye giriş çıkışların
denetimiyle bağlantılı olduğu konusunda vatandaş olsun, çalışma izinli olsun
tüm dürüst insanlar hemfikir. Bertan Zaroğlu’nu bu kategoriye koyamıyoruz!
Zaten kendisinin tek bir kuruş dahi yatırım yapmadan nasıl vatandaş olduğunu,
birçok emekçi insan hak ettiği halde vatandaş olamazken, kirli ilişkiler ve
torpil ile bunu elde ettiğini sağır sultan bile duydu.
1 Ekim 2019 Salı
Siyasete Siyaset Bulaştırmamak: Teknokrat Hükümetler
“Spora siyaset bulaştırmayın”,
“sanata siyaset bulaştırmayın” gibi cümleleri
sık duyup okuduğumuz bir çağda yaşıyoruz. Herhangi bir şeye “siyaset bulaştırmamak”
öylesine yaygın kabul gören bir klişe haline gelmiş ki; seçilmiş
milletvekillerinin muhataplarını “siyasi” olmakla eleştirdiğine bile tanık
oluyoruz.
21 Haziran 2019 Cuma
Özersay Bu Yemeği Tek Başına mı Yedi?
Olaylı Özersay-Anastasiadis yemeğinine dair tartışmaları, yurtdışında olduğum için kesik kesik takip edebildim ancak siyasal partilerin sürece dair epey yüzeysel değerlendirmeler yaptığı düşüncesindeyim…
Federal görüşü savunan kamuoyunda, bu görüşmenin TC tarafından; Akıncı’yı by pass etmek maksatlı ve yaklaşan Cumhurbaşkanlığı seçimlerine dönük bir stratejiye dayalı olarak teşvik edildiğine dair ortak bir görüş var. Bu görüşe ben de katılıyorum.
Federal görüşü savunan kamuoyunda, bu görüşmenin TC tarafından; Akıncı’yı by pass etmek maksatlı ve yaklaşan Cumhurbaşkanlığı seçimlerine dönük bir stratejiye dayalı olarak teşvik edildiğine dair ortak bir görüş var. Bu görüşe ben de katılıyorum.
15 Haziran 2019 Cumartesi
Erhürman Türkiye Karşısında Neden Güçsüz?
CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman’ın “Türkiye’nin istemediği bir şeyi ona dayatacak ne yetkimiz, ne de gücümüz var” şeklindeki açıklamasını gördüğümde, aklıma 2013 seçimlerinde Toplumsal Varoluş Güçleri listesinden aday olduğumda, birlikte katıldığımız TV programlarında yaptığımız tartışmalar geldi.
Bu programlarda Erhürman ısrarla TC ile ilişkileri “vesayet” diye adlandırıyor ve bu ifadenin “işgal” ile farkını da şöyle izah ediyordu: “işgal dışardan dayatılan tek taraflı bir yönetilme ilişkisidir. Oysa vesayet içerden talep edilen bir yönetilme ilişkisidir.” Yani o vakitler Erhürman, Kıbrıs’ta bizi TC’nin yönettiğini ancak bu durumun TC’nin isteği ile değil bizim talep etmemiz nedeniyle ortaya çıktığını söylüyordu. Erhürman’a göre bizim her olayda TC’ye başvuran beceriksiz yöneticilerimiz değişirse (kendisi yönetici olursa) zaten TC’nin de istemediği bu durum sona erecekti…
10 Haziran 2019 Pazartesi
Süper Devrimciler!
Fidel Castro, Küba devrimini “soldan” eleştiriye tabi tutmak isteyen
ancak bunu yaparken ülke koşullarını dikkate almaksızın ahkam kesen bir grup
solcu entelektüele cevap amaçlı kaleme aldığı yazısında, söz konusu
entelektüelleri bu ifade ile tanımlar: Süper Devrimciler!
Tumturaklı sözcüklerle, keskin ama altı boş cümlelerle devrimci
olunamayacağı; aksine en mütevazi ve en basit gündelik yaşam taleplerinin, en
uzlaşmaz kopuşları tetiklediği, Castro’nun bizzat kendi yaşamından öğrendiği
temel bir derstir. Ama devrimi ve sosyalizmi, yüksek perdeden slogan
sallamaktan ibaret bir ergen atarı olarak algılayan “süper devrimciler” her
dönem ve her coğrafyada var olmuştur…
22 Mayıs 2019 Çarşamba
UBP-HP Hükümeti Üzerine
Partimiz Bağımsızlık Yolu, UBP-HP hükümetinin kurulması
ile kamuoyunda tartıştırılmaya çalışılan konular içerisinde gözden kaçırılmak
istenen iki nokta olduğunu gözlemlemektedir.
Gözden kaçırılmak istenen konuların birincisi geçmiş
hükümet döneminin değerlendirilmesi ihtiyacıdır. Dörtlü koalisyonun bugün
hükümet dışında kalmış üç ortağı; seçim vaatleri, hükümet programı ve hükümet
dönemindeki icraatları konusunda herhangi bir özeleştiri vermek niyetinde
görünmüyorlar. Oysa daha 16 ay önce büyük beklentiler yaratmaya çalışarak
davullar ve zurnalar eşliğinde hükümet kuran kendileriydi. Şimdi geçmiş
koalisyon hükümeti tam bir fiyasyo ile sonuçlanmışken; 16 ay önce nerede hata
yaptıklarını, hangi beklentilerinin yanlış çıktığını ve hedeflerine
ulaşamamalarının nedenlerini halka açıklamak sorumlulukları vardır.
11 Mart 2019 Pazartesi
Teşvik Sendikacılığının Yaldızları Dökülüyor
Basın-Sen bugün bir bildiri yayınlayarak, teşvik yardımı ile Toplu İş Sözleşmesi imzaladığı bazı iş yerlerinde tüm çabalarına rağmen Asgari Ücret’in dahi ödenmediğini ve disiplin kurulu kararı olmadan işten durdurmalar yaşandığını duyurdu. Bu konuda dava yoluna gideceklerini belirten sendika, aynı zamanda da kendileri ile imzalanan sözleşme sayesinde Çalışma Bakanlığı’nın bu iş yerlerine tüm sigorta-ihtiyat sandığı yatırımlarını ödemekte olduğunu hatırlattı.
Basın-Sen tarafından ortaya konan olgu, yıllardan beridir partimiz Bağımsızlık Yolu tarafından ifade edilen ve kamuoyunun da gayet iyi bildiği vahşi sömürüyü bir kez daha teyit etmiş oldu. Ancak olgunun teyit ettiği şey, sadece bu değil; teşvik yolu ile imzalanan toplu iş sözleşmelerinin kağıt üzerinde kalmaya mahkum olduğu gerçeğidir…
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)













