26 Mart 2025 Çarşamba

Tüzük ve Ötesi

Siyasal İslamcılara başörtüsü ayrıcalığı tanıyan Tüzük geri çekildi. Tüzüğün geri çekilmesi; okulların kız öğrenciler istismar edilerek siyasal İslam için propaganda mekanlarına dönüştürülmesi girişimine karşı önemli bir başarıdır.

Bu başarıda başta öğretmen sendikaları olmak üzere, toplumun en geniş kesimlerinin emeği var. Öğretmen sendikaları ve tek tek öğretmenler; tüm toplum adına kendilerini öne atarak, birçok psikolojik baskıya göğüs gererek ve her türlü bedeli ödemeyi göze alarak çok önemli bir rol üstlendiler. Öğretmenlerimize ve onların ilerici sendikalarına ne kadar teşekkür etsek azdır.

19 Mart 2025 Çarşamba

Özgürlük ve Ayrıcalık

Herhangi bir konuyu, özüne sadık kalarak tartışmanın giderek zorlaştığı bir iklimde yaşıyoruz. Bunun son örneğini, ortaokullarda kız çocuklarının başını kapatmasının önünü açan bakanlar kurulu kararı ile deneyimlemekteyiz.

Bandana kararının, verili konjonktürde siyasal İslam’a verilmiş bir taviz ve çocuk istismarının meşrulaştırılması olduğu gerçeğine rağmen; bu kararı eleştirenlerin “baskıcı”, kararı sahiplenenlerin “özgürlükçü” olarak sunulması, bunun en bariz göstergesidir.

5 Mart 2025 Çarşamba

Tatar sonrasına Hazır mıyız?

Cumhurbaşkanlığı seçimi yaklaşıyor. Son seçimde TC devletinin topyekün desteği ve yoğun müdahalelerle Cumhurbaşkanlığı makamına oturan Ersin Tatar, yeniden aday olacağını açıkladı bile.

Ersin Bey federasyon temelinde bir çözümü reddetmesi ve Türkiye Cumhuriyeti’ni yöneten AKP rejimi tarafından hoyratça desteklenmesi nedeniyle, çözüm güçlerinin tepki duyduğu bir karakter. Sadece çözüm güçleri değil, “iki devletlilik” savunan çevrelerin bir kısmı da Ersin Bey’den rahatsız.

4 Mart 2025 Salı

Kölelik, İşçilik, Fuhuş

Gece kulüplerinde yaşanan "seks köleliği" ve bunun sonlandırılması için gece kulüplerinin kapatılması tartışılırken; konuya "öğrenciler de para karşılığı seks yapıyor" maddesini eklemek bence birçok açıdan yanlıştır...

1 Mart 2025 Cumartesi

Trump Sebep mi Sonuç mu?

Trump'ın Zelensky'yi dangalakça aşağılaması ve Rusya ile ilişkilerde köklü bir değişikliğe gitmekte oluşunu yorumlayışta; gözlemlediğim kadarıyla çok yaygın bir liberal yanılsama mevcut...

19 Şubat 2025 Çarşamba

Akıncı, Federasyon ve Kıbrıs Milliyetçileri

12 Şubat tarihinde önümüze düşen bir haberde Kıbrıs Cumhuriyeti eski başkanı Nikos Anastasiadis’in açıklamalarını okuduk. Katıldığı bir kitap tanıtım etkinliğinde konuşan Anastasiadis, “Ankara izin verseydi, Akıncı ile Kıbrıs sorununu çözerdik” diyordu.

Bu haber kuzeyde hızla yayılırken, “çözüm güçleri” içerisinden yayılan birçok köşe yazısı ve haberle de  desteklendi. Bunun üzerine Mustafa Akıncı da bir açıklama yaparak, Anastasiadis’e görüşmelerin çökmesindeki kendi sorumluluğunu hatırlatma gereği duydu.

13 Şubat 2025 Perşembe

Ya Sarı Sendikalar Kurulursa!

On ve üzeri çalışanı olan işyerlerinde patronların sendikasız işçi çalıştırmasının yasaklanması mücadelesi toplumda her karşılık bulduğunda, yazının başlığında ifade edilen kaygı da önümüze çıkıyor. Bu kaygıya çeşitli defalar yanıt verdik. Ancak konunun önemi dikkate alındığında, bir kez daha bu sorunu ele almak iyi olabilir.

5 Şubat 2025 Çarşamba

Asgari Ücret ve Hakikât

Asgari Ücret hayat pahalılığından 3,62 puan düşük bir artış alarak brüt 43 bin 469 TL oldu. Bu Sigorta ve İhtiyat Sandığı kesintilerinden sonra kktc vatandaşları için aylık 37 bin 818 TL’lik net maaş anlamına geliyor.

Bu miktarın gıda, barınma, ulaşım gibi giderlerin karşılanmasına yeterli olmadığı bir yana, özel sektör çalışanlarına layık görülen artışın kamu çalışanlarından düşük olması da toplumsal bir travmaya neden oldu. Evet mevcut asgari ücret yaşamak için yeterli değil ve bu maddi bir sorundur. Ama konunun bir de manevi yönü var.

22 Ocak 2025 Çarşamba

Asgari Ücret Neden Yüzde 7,5 Arttı? Sarı İneği Verecek miyiz?

Yüzde 7,5 oranında artış yapılan Asgari Ücret (AÜ), 1 Ocak 2025 tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde brüt 43 bin 469 TL olarak belirlendi. Kamu çalışanları için belirlenen hayat pahalılığı (HP) yüzde 11,12 iken, AÜ’e yapılan artışın yüzde 7,5 oranında kalmasının, kamuoyunda büyük bir öfke ve şaşkınlık yarattığı rahatlıkla gözlemlenebilir.

Bu yazı boyunca son on dört yılın verilerine odaklanarak; HP oranı ile AÜ artışı arasındaki farkın bize ne zaman ve niçin şaşırtıcı gelmeye başladığını, AÜ belirleme sürecinin bu süre zarfında hangi dinamiklerden etkilendiğini, bugün bu sürecin neresinde olduğumuzu ve bizi bekleyen gelişmeleri masaya yatıracağız.

15 Ocak 2025 Çarşamba

Özelde Sendikalaşmak Yasak Değildir!

Özellikle özel sektör çalışanları tarafından sempati ile karşılanan “sendikasız çalıştırılmak yasaklansın” kampanyası, olumlu tepkiler almaya devam ediyor. Kamuda örgütlü sendikaların bu talebi güçlü bir şekilde sahiplenmesi ve başta kamu emekçileri olmak üzere tüm halk kesimlerinin çıkarına olduğunu anlaması durumunda ise kampanyayanın başarıya ulaşmaması için hiçbir sebep yok.

Mevcut durumda, kampanya emekçilerin gündemindeki yerini korurken, egemenler ellerinden geldiğince görmezden, duymazdan gelmeye çalışıyorlar. Gene de kampanyaya yönelik tek tük bazı itirazlar dillendirilmiyor değil. Bu itirazların başında da özelde sendika kurmanın zaten yasak olmadığı yönündeki argüman geliyor.

8 Ocak 2025 Çarşamba

Ya Asgari Ücret Ya Azami Hürriyet

Asgari Ücret tartışmaları yeniden başladı. Bu konuya kesin ve kalıcı bir çözüm bulmaktan itinayla kaçınan rejim partileri, hepimizin bildiği şeyleri yeniden ısıtıp ısıtıp önümüze koymaya başladılar.

Muhalefette olanları, sanki geçmişte kendileri hiç hükümet olmamışlar gibi Asgari ücretli insanların yaşadıkları sıkıntılardan dem vuruyorlar. Oysa bu konunun bir nihayete ermesinin birbirine bağlı iki formülü olduğunu herkes biliyor: “Asgari Ücretin En Düşük Kamu Maaşına Eşitlenmesi” ve “10 Kişiden Fazla Çalışanı Olan Patronların Sendikasız İşçi Çalıştırmasının Yasaklanması.”

Bağımsızlık Yolu tarafından yasaları hazırlanmış olan her iki düzenleme de Meclis’te yirmi altı elin havaya kalkması ile hayata geçirilebilir. Ama rejim partileri bunun yerine at pazarlığı yapıp, geçici sayısal artışlar üzerine geviş getirmeyi tercih ediyorlar.

6 Ocak 2025 Pazartesi

Kıbrıs’ın Kuzeyinde Kapitalizmin Durumu

İstatistik Kurumu’nun 2022 yılına dair en güncel İşyeri İstatistikleri yayınlandı. Veri yoksunu ülkemizde İstatistik Kurumu sistematik ve iyi bir iş çıkarıyor. Kurum’da çalışan emekçilerin bu titiz çabası her türlü takdiri hak ediyor. Ne yazık ki kendi var oluşunu Kıbrıs sorununa endeksleyen birçok sol yapı, emekten kopması ile paralel olarak verilerden, olgulardan, hakikatlerden de kopmuş durumda. Tarihte ve dünyada sol denilince akla gelen ve halen de erişilebilir olan bilimsel veriye dayalı analizler artık yerini, ahlaki sızlanmalara bırakmış durumda. Analitik akıl için tam bir çöl ortamı yaratan bu durum karşısında, bulabildiğimiz her veri kırıntısına tutunmak zorundayız. 

1 Ocak 2025 Çarşamba

Rosa Luxemburg Bir Kartaldı

 5 Mart 1871’de doğan Rosa Luxemburg, Paris Komünü ile yaşıttır. 15 Ocak 1919’da Alman Devrimi ile beraber, dipçik darbeleri altında öldürülmüştür. Doğumu da, ölümü de, yaşamı da devrimin damgasını taşıyan Rosa, her şeyden önce önce Marksisttir. Muhteşem bir hatip, kalemi keskin bir yazar, kararlı bir enternasyonalist, tavizsiz bir devrimcidir.

31 Aralık 2024 Salı

Kimliksizler: “İşgalin Çocukları!”

27 Aralık 2024 tarihli Özgür Gazete’de, sevgili Sude Doğan’ın imzasıyla bir yazı yayınlandı. Doğan yazısında, “Karma Evlilik Sorununa Çözüm Bulmaktan Uzaklaşıyoruz!” fikrini işlemiş.

Yazıda özet olarak; karma evliliklerden doğan çocuklarla ilgili yürütülen mücadelenin Hristodoulides tarafından açıklanan 14 maddelik paket ile bir fırsat yakaladığı ancak bunun kaçırılmak üzere olduğu, çünkü kendimizi Kıbrıs Cumhuriyeti kamuoyuna anlatmak ve uzlaşmayı denemek yerine “yanlış” argümanlar kullandığımız anlatılıyor. Yazının sonunda da 19 Aralık tarihinde Kimliksizler Derneği tarafından yapılan toplu bilgi edinme başvurusu üzerine Filelefteros Gazetesi’nde yayınlanan bir makale tam metin aktarılarak, çözüm bulmaktan uzaklaşıldığı “kanıtlanmış” oluyor! Gerçekten öyle mi, bir bakalım!

25 Aralık 2024 Çarşamba

Özel Sektör Emekçilerine 13. Maaş Mümkündür


Kamu emekçileri ve sigorta emeklileri 13. Maaşlarını ödendiler. Özel sektörde çalışan yüzbinlerce emekçi böyle bir imkandan mahrum durumdadır. Birçok özel sektör emekçisi haklı olarak bu eşitsizliğe isyanını dile getirmekte ve sosyal devlet olduğu iddiasındaki mevcut yapının, özel sektör emekçilerinin sorunlarına kayıtsız kalmasından şikayet etmektedirler.

Özel sektör emekçileri için 13. Maaş imkansız bir hayal değil, çok kolay bir düzenleme ile hayata geçirilebilecek gerçekçi bir uygulamadır. Gelin özel sektöre nasıl 13. Maaş ödemesi yapılabileceği hakkında biraz konuşalım…