Kıbrıslı
Türk halkı olarak toplumsal varoluş mücadelesi yürütüyoruz. Ancak aynı zamanda
dünya üzerinde yaşayan biz insanlar dahil birçok tür için de bir varoluş sorunu
tüm yakıcılığı ile gündemde. Bu öyle bir sorun ki, Kıbrıslı Türkler dahil tüm
dünya insanlarını eşit derecede ilgilendirmesine rağmen, içinde yaşadığımız
sermaye düzeni tarafından önemsiz gösterilmekte, uzmanların çözeceği ufak bir
sorun gibi algılamamız istenmektedir.
Oysa, “Burjuvazi sadece insan emeğini değil
doğayı da acımasız bir sömürüye tabi kılarak ekolojik sistemi; yani tüm
canlıların biyolojik olarak varolması için gereken doğal koşulları ortadan
kaldırmak, imha etmek üzeredir.(1)”












