Kuram ile hayat çeliştiğinde, kuramı çöpe atıp, olgulara uygun yeni bir kuram oluşturmanın zamanıdır. Hayatı değiştirmek için yapılacak müdahale, ancak olguyu gören bir kuramla mümkündür çünkü...
21 Ekim 2017 Cumartesi
4 Ekim 2017 Çarşamba
Göçmen İşçiler ve Çalışma Yaşamı
Kıbrıs Türk Sanayi Odası’nın, üçüncü uyruklu işçilere
özel sözleşmeler vasıtasıyla 50 dolar aylık ücret ödemek istediğini kamuoyuna
açıkladığı günlerde, Mağusa’da Kamerun uyruklu bir kadının ödrt ay boyunca
karın tokluğuna çalıştırıldığı haberi basına yansıdı...
Bu durum, giderek büyüyen bir olgunun; üçüncü uyruklu
işçilerin ağır ve insafsız sömürüsünün görünür kısmıydı. Tabiri caizse buz
dağının görünen yüzü...
Yıllarca TC kökenli emekçilerin “en alt”ı oluşturduğu
çalışma yaşamımızda, artık Türkçe bilmeyen, haklarından habersiz, haklarını
öğrenme olanaklarından yoksun ve sosyo-kültürel anlamda da yabacılık çeken bir
kesim var. Ve bu kesim giderek büyüyor.
Gelin çalışma yaşamımıza bu bağlamda genel bir bakış
attıktan sonra, üçüncü uyruklu işçilerin somut sorunlarından ve çözüm yollarından
bahsedelim...
Köpekler Hakkında Her Şey
Bu bir eğitim kitabı değil. Köpeğinizi ve belki de kendinizi daha iyi anlamak için bir fırsat... John Bardshaw yeni kanin bilmin ortaya koyduğu son veriler ışığında, köpeklerin davranış, duygu ve yaşam şekillerine dair müthiş sarsıcı bilgiler veriyor. Köpekleri kötücül bir rakip veya tamamen insan duygularına paralel olarak yorumlayan iki tür bilim dışı yaklaşımı eleştirirken; hem köpeğin evrimi hem de akrabası kurtların yaşam tarzına dair bilinmeyen gerçekleri ortaya koyuyor. Aslında esaret altında gözlemlendiği için yanlış bilinen kurt sosyalliğine dair de kitapta pek çok bilgi var.
2 Ekim 2017 Pazartesi
TATİL NASIL GEÇTİ VEKİLİM?
Sevgili
Milletvekilleri
Bugün 30 Haziran tarihinde başlayan tatiliniz sona eriyor. Ülkemizde az bulunan bir ayrıcalıktan yararlanıp; tam üç ay boyunca dinlendiniz, gezdiniz, sevdiklerinizle vakit geçirdiniz, kitap okudunuz, sabahları geç kalkıp geceleri istediğiniz saatte uyudunuz, kısacası kendinize vakit ayırdınız...
Tatiliniz nasıl geçti? Umarız ki, tatiliniz boyunca özel sektörde çalışan emekçilerin sorunlarını düşünmeye ve çözüm yolları bulmaya da zaman ayırabilmişsinizdir. Çünkü bu üç aylık süre emekçiler açısından hiç de güzel geçmedi.
Bugün 30 Haziran tarihinde başlayan tatiliniz sona eriyor. Ülkemizde az bulunan bir ayrıcalıktan yararlanıp; tam üç ay boyunca dinlendiniz, gezdiniz, sevdiklerinizle vakit geçirdiniz, kitap okudunuz, sabahları geç kalkıp geceleri istediğiniz saatte uyudunuz, kısacası kendinize vakit ayırdınız...
Tatiliniz nasıl geçti? Umarız ki, tatiliniz boyunca özel sektörde çalışan emekçilerin sorunlarını düşünmeye ve çözüm yolları bulmaya da zaman ayırabilmişsinizdir. Çünkü bu üç aylık süre emekçiler açısından hiç de güzel geçmedi.
1 Ekim 2017 Pazar
Sapiens
Kolektif Kitap tarafından
basılan ve Yuval Noah Harari tarafından yazılmış olan "Hayvanlardan
Tanrılara Sapiens", 2015 yılında basılmış. Basımının hemen ardından
fenomen haline gelen kitap, 412 sayfalık ebatına ve inceleme iddiasında
bulunduğu konunun bilimsel ağırlığına rağmen otuz baskıdan fazla yaparak
bestseller haliine gelmiş durumda.
Bir kitabın bestseller
olması, çok fazla okunduğu veya çokça tartışmaya neden olduğu anlamına
gelmiyor; adı üstüne “bestseller” yani çok satıyor. Satınalanların bazıları
elbette kitabı okuyor, birçoğu ise bir süre elinde gezdirip fotoğraf çekiyor.
Bu konuda azıcık iddialıysa da kütüpanesinde sergiliyor ve kişisel imajını ktap
ile cilalıyor. Sapiens tam buna göre bir kitap, tam bir imaj imalatçısı...
27 Eylül 2017 Çarşamba
Ödenmeyen Maaşlar, Zavallı Patronlar ve Kırılan Tabaklar
Kamerunlu bir kadın 3-4 aydan beridir çalıştığı
restoranda hiç maaş alamıyor, defalarca darp edildiğini söylüyor, sosyal
güvenlik ile ilgili hiçbir kaydı yapılmıyor ve en sonunda isyan ediyor. Kaydını
yapmayan ve maaşını vermeyen patronun tabaklarını kırıp, çatallarını yerlere
atan kadın, olay yerine gelen polis tarafından “suçüstü” yakalanarak,
“rahatsızlık, uygunsuz tavır, hakaret ve izinsiz ikamet” suçlamasıyla gözaltına
alınarak mahkeme karşısına çıkarılıyor...
İşte ülkemizin son durumu böyle: Ülkesinden uzakta,
okumak amacıyla adaya gelmiş ancak yeterli parası olmadığı için çalışmak
durumunda kalan bir kadını darp edip, maaşını vermeyerek kalkınma yolunda bir
devlet! Göçmen bir kadın emekçiyi darp edip sömürerek zengin olmayı hedefleyen
bir özel sektör sermayesi. Ve mağduru yakalayıp faili koruyan kolluk güçleri...
26 Eylül 2017 Salı
Güvencesiz tek bir iş yeri, sigortasız tek bir emekçi, hakkı yenen tek bir işçi kalmayıncaya kadar durmayacağız...
İlk bakışta birbiri ile ilgisiz gibi görünen iki olay,
ülkemizde özel sektörde sömürünün ulaştığı boyutlara ışık tutmaktadır.
Mağusa’da göçmen bir kadın emekçi, aylarca kayıt dışı
çalıştırıldığı işyerinde maaşını alamadığı için isyan edince, polis tarafından
gözaltına alınmış ve “huzursuzluk vermek” iddiasıyla mahkemeye çıkarılmıştır.
Bu olay yaşanırken, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı ile görüşen Sanayi Odası
başkanı; üçüncü ülkelerde ücretler 50-60 dolar olduğu halde bu emekçilern bizim
ülkemizde 500 dolar asgari ücret aldıklarından şikayet etmiş ve daha az maaş
ödemek için Bakanlar Kurulu’ndan düzenleme istemiştir. Çalışan insanların
sosyal güvenliğinden sorumlu bakan ise, yürürlükte olan Asgari Ücretler
Yasası’na açıkça aykırı olan bu talebe sempati ile yaklaşarak, konuyu Bakanlar
Kurulu’nda görüşeceklerini ifade etmiştir.
1 Eylül 2017 Cuma
Yok Başka Bir Cehennem
Bugün resmi tatil durumundaki Bayram’ın birinci günü ve aynı zamanda 1 Eylül Dünya Barış Günü…
Arabayla seyehat ederken açık marketler ve kasa kasa sebzeyi sırtlanmış emekçiler çarpıyor gözüme… Bu dini bayramda çalışılmasına itiraz eden bir din örgütüne de, resmi tatilde sömürüye direnen sendikaya da rast gelmiyor bilincim…
1 Eylül Ortak Basın Açıklaması
Değerli basın emekçileri, saygıdeğer halkımız;
Bugün burada her yıl olduğu gibi 1 Eylül Dünya Barış Günü
vesilesiyle, barışa özlemimizi bir kez daha vurgulamak için bulunuyoruz.
Bu yıl 1 Eylül, resmi bayram tatilinin birinci gününe
rastladı. Ancak özellikle Crans Montana’da yaşanan hayal kırıklığı sonrasında,
barış güçlerinin kararlılık ve mücadele azminden vazgeçmediğini göstermesi
anlamında sokakta olmak anlamlıydı, anlamlıdır. Çünkü barış, boş
vakitlerimizde, uygun zamanlarımızda mücadelesini vereceğimiz “sonrayı bekleyebilecek”
bir şey değil, tam aksine adamızın ve halklarımızın yaşamsal bir ihtiyacıdır.
30 Ağustos 2017 Çarşamba
Ben Bayrama Bayram Demem, Özel Sektör Çalıştıkça
Bugün 30 Ağustos...
30 Ağustos Resmi Tatiler ve Anma Günleri Yasası’na göre
tatil...
Sadece kamu emekçilerine değil, tüm çalışanlar için resmi
tatil ilan edilmiş günlerden birisi bugün. Başka bir ülkenin milli gününün
ülkemizde resmi tatil ilan edilmesinin ne kadar doğru olduğu başka bir tartışma
konusu. Zaten emekçilerin bir çoğu bu tür günleri dinlenmek, sevdikleri ile
vakit geçirmek ve huzur bulmak için değerlendiriyor.
Ama yukarda belirtilen Yasa’da resmi tatil olarak
belirtilen hiçbir gün, özel sektör çalışanları için tatil değil...
Bu yıl 30 Ağustos ile 1 Eylül’deki Kurban Bayramı arasında
kalan Arife de (31 Ağustos) hükümet tarafından tatil olarak ilan edilmesine
rağmen, ne yazık ki üvey evlat konumundaki özel sektör çalışanları hem 30
Ağustos’ta hem de 31 Ağustos’ta normal mesai günüymüş gibi çalıştırılacaklar.
23 Ağustos 2017 Çarşamba
Bir Karikatürün Düşündürdükleri: Asimilasyon, Nüfus ve Mücadele
Son dört günün
gündemine yerleşen ve Kıbrıs Gazetesi’nde yayınlanan karikatür üzerinden oluşan
kamplaşmaya bakıldığında; meselenin aslında her iki taraf açısından da çok daha
derin bir arka plana sahip olduğu rahatça anlaşılabilir. Üç ay önce yayınlanmış
bir karikatürü politik çıkarlarına alet etmek için kullanan YDP de, bu meseleye
neredeyse tüm göçmen nüfusu karşısına alan bir duygusal tepki veren çevreler
de, konuyu tedirginlikle takip eden biz sıradan vatandaşlar da biliyorduk ki;
mesele karikatürden ibaret değildir. Gelin biz taraflarca açık açık
konuşulmayan ama ima edilen konularla ilgili biraz düşünelim...
21 Ağustos 2017 Pazartesi
Karikatür Tartışması Hakkında
6 Mayıs 2017 tarihinde Kıbrıs gazetesinde bir karikatür yayınlanıyor… Bu tarihten Ağustos ayına kadar bu konu ile ilgili hiçbir şey yaşanmıyor. Aynı karikatür 18 Ağustos 2017 tarihinde bu kez sosyal medyada yayınlıyor. Ve kıyamet kopuyor…
11 Ağustos 2017 Cuma
KOOPERATİF MERKEZ BANKASI’NDAKİ SİYASİ İŞGALE DERHAL SON VERİLSİN!
1959 yılından beridir Kıbrıslı Türk halkının ve Kıbrıslı
Türk kooperatifçiliğinin en önemli değerlerinden birisi olan Kooperatif Merkez
Bankası etrafında son günlerde dönen tartışmaları ibretle takip ediyoruz.
Münhalsiz istihdamlar ve usülsüz krediler hakkında giderek daha fazla
öğrendiğimiz bilgiler, Kooperatif Merkez Bankası’nın nasıl yönetildiğine dair
halkımızın her bireyi gibi Bağımsızlık Yolu olarak bizleri de
endişelendirmektedir.
9 Ağustos 2017 Çarşamba
Çözümünüzü Nasıl Alırdınız: Bütünlüklü mü Parça Parça mı?
Mont Pellerin ve Crans Montana trajedilerinden sonra
“bütünlüklü çözüm” cephesi ciddi sarsıntılar geçiriyor. Başını CTP’nin çektiği
her cephenin dağılışında olduğu gibi, bu meselede de kürkçü dükkanını terkeden
tilkiler kendi aralarında en büyük eleştirmen rolünü kapmak için yarışmaya
başladı.
Her allahın günü “rekabet, hırs, haset” eleştirisi
yapanların, dün omuzlarında taşıdıklarına, bugün “kim önce tekmeyi basacak”
diye itişip kakışmalarını izlemek keyifli olabilirdi... Eğer başka bir ülkede
yaşıyor olsak ve Kıbrıs halklarının söz, yetki, karar, iktidar sorunu demek
olan Kıbrıs sorununun çözümüne dair kaygılarımız olmasa, gerçekten seyirlik bir
durumdur söz konusu olan.
2 Ağustos 2017 Çarşamba
Sapiens Üzerine Notlar
Bir süredir son zamanların popüler kitabı SAPIENS'i okuyorum... İşler giderek çığrından çıkıyor:
- Önce sapiens'i diğer insanlardan (erectus, neandertal vb) ayıran temel noktayı maddi gerçeklikle hiçbir ilgisini kurmadan ve nedenini de "açıklanamaz" olarak izah ederek tamamen soyut bir "dil" meselesi olarak tanımladı.
- Önce sapiens'i diğer insanlardan (erectus, neandertal vb) ayıran temel noktayı maddi gerçeklikle hiçbir ilgisini kurmadan ve nedenini de "açıklanamaz" olarak izah ederek tamamen soyut bir "dil" meselesi olarak tanımladı.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)













