27 Haziran 2024 Perşembe

Bir Davanın Düşündürdükleri

Avrupa Parlamentosu seçimlerinde aday olan Salih Oğuzhan Karahan (Nam-ı diğer Oz Karahan), Serdinç Maypa’nın gerçekleştirdiği bir canlı yayında Bağımsızlık Yolu için; “TC Elçiliğinden fonlanıyorlar” dedi! Bu asılsız iddiayı kanıtlaması istendiğinde ise “bu zaten biliniyor” diye yanıt verdi.

Benzer bir asılsız iddia İzzet İzcan tarafından da Radyo Mayıs’ta katıldığı “Onuncu Köy” isimli programda dile getirilmişti. Bağımsızlık Yolu yetkilileri bu asılsız iddiaları ısrarla dile getirmeye devam eden, kanıt sorulduğu zaman da tpu taca atan Kıbrıs milliyetçilerini, iddialarını kanıtlamaya zorlamak için hukuk davası açmaya karar verince kızılca kıyamet koptu!

24 Haziran 2024 Pazartesi

Aklın Uykusu Canavarlar Yaratır

Bağımsızlık Yolu’nun TC Elçiliği tarafından desteklendiğini iddia eden İzzet İzcan ve Salih Oğuzhan Karahan ile bu asılsız iddiaların yayılmasında ısrar eden Serdinç Maypa’ya dava açıldı(1). Maypa bu duruma isyan ederek, davayı kendisine yönelik bir saldırı gibi lanse etti. Böylece süreç çok ilginç bir tartışmayı tetiklemiş oldu. “Basına dava açmak özgürlükçülüğe sığar mı?” Aslında bu sorunun kendisi bile Kıbrıslı Türk solunda uzun bir süredir kendini hissettiren ciddi bir erozyonun yansımasıdır.

12 Haziran 2024 Çarşamba

Avrupa Parlamentosu Seçim Dersleri


1- Seçimlere Kıbrıslı Türklerin katılımı %5,5 civarında kaldı. Bunun katılım oranları üzerinden kurumların meşruluğunu sorgulayanlar için sarsıcı bir sonuç olduğu gerçek! Yıllardan beridir söylüyoruz, seçimlerde oy verip vermemeye sahip olmadığı anlamlar yüklemenin hiçbir karşılığı yoktur. Avrupa Parlamentosu seçimlerine katılımın düşüklüğü, Kıbrıslı Türklerin Avrupa Birliği’ni reddettikleri anlamına gelmiyor. Tıpkı son kktc seçimlerinde katılımın %30’un altına düşmesinde olduğu gibi. Bağımsızlık Yolu bu seçimlere dair PM kararında bunu net olarak ifade etmişti. Belki de bu seçimden çıkarılacak en büyük ders, çocukça beklentilerle dolu anlamsız boykot pratiğinin hiç bir karşılığı olmadığının artık anlaşılması gerektiğidir.

Şener Levent, Şener Levent’e Karşı!

Şener Levent’in makalesini manşete taşıyan Avrupa Gazetesi diyor ki;

1- “AP seçimlerine katılmayarak Kıbrıslı Türk adayları Rum partilerine yamalanmak zorunda bırakan siyasi partilerimiz toplumumuzu yine Avrupa’nın dışında ve Türkiye’nin kucağında kalmaya mahkum ettiler…”

2- “Avrupa Parlamentosu’ndaki sandalyeler seve seve Kıbrıslı Rumlara bırakıldı…”

8 Haziran 2024 Cumartesi

Kıbrıslılar Birliği Ltd. ve Oz Karahan

Salih Oğuzhan Karahan’ın, Kıbrıs’ın güneyindeki savaş yanlısı sağcı Yeşiller Partisinden Avrupa Parlamentosu adaylığı ile birlikte Kıbrıslı Türkler arasında kendisi ve örgütü Kıbrıslılar Birliği hakkında bir farkındalık gelişti. Bağımsızlık Yolu bir süreden beridir Kıbrıslılar Birliği isimli örgütün ideolojik duruşuna dair değerlendirmeler ve eleştiriler yapıyordu.

7 Haziran 2024 Cuma

Hakikat, Umut ve Hayal Kırıklığı

Hayvancılar Birliği’nin eylemi birçok kesim için hayal kırıklığı ile sonuçlandı! Eylemin sınıfsal tabanına, o tabanı harekete geçiren ekonomik motivasyon kaynağına bakmadan; sadece biçimsel boyutlarından heyecanlanan kesimler için gerçekten de beklenmedik bir sonuç çıktı eylemden.

Üstelik yıllardan beridir kullanılan birçok içi boş kavramdan birisi olan “etkili eylem” ifadesine denk düşmek bakımından, son yılların en etkili eylemiydi!

6 Haziran 2024 Perşembe

Oz Karahan’dan ve ELAM’dan Özür Dilerim!

Bu yazı Kıbrıslılar Birliği başkanı, Yeşiller Partisi’nden Avrupa Parlamentosu adayı Oz Karahan ve Kıbrıslı Elenlerin faşist örgütü ELAM’dan özür dilemek amacıyla yazıldı! Kimisi şaşırabilir ama benim bağlı bulunduğum etik standartlar, bir yazarın yanlış bir benzetmede, hatalı bir değerlendirmede bulunduğu zaman özür dilemesini gerektiriyor! Marksist olmanın zorluklarından birisi de bu aslında. Bir Marksist her koşulda gerçeğe sadık kalmak, hakikati eğip bükmemek ve doğruyu arama çabasından hiç vazgeçmemek zorundadır! Bu da hakikati ifade etmek için dostları kırmayı göze almak kadar, kişinin kendisine karşı da acımasız olmasını gerektiriyor!

22 Mayıs 2024 Çarşamba

İthal Ete Karşı mıyız?

Hükümet ithal et kararı aldı, hayvancılar sokağa döküldü... Daha düne kadar “herkes etini güneyden alsa, kasaplar bu kadar pahalıya satamaz” diyenlerin birçoğu 180 derece çark etti ve şimdi et ithal edilmesine karşı çıkıyorlar!

Eğer meseleye “eti kaça aldığımız”dan ibaret bakarsak, et ithal etmek kestirme bir çözüm olarak çok mantıklı duyulabilir. Ama toplumsal yaşamda tüm kestirme çözümler, çözdüklerinden daha fazla problem yaratırlar. Bir sorunu gerçektem çözmek istiyorsak, sorunun kökenine inmek bu yüzden zorunludur!

15 Mayıs 2024 Çarşamba

Avrupa Parlamentosu, Propaganda ve Hakikat

9 Haziran Pazar gün gerçekleşecek olan Avrupa Parlamentosu seçimleri, Kıbrıs Cumhuriyeti’nde kayıtlı partiler üzerinden Kıbrıslı Türklere yönelik yoğun bir propagandaya vesile olmuş durumda. Bu propagandanın bir parçası da, Avrupa Parlamentosu adayları arasında Kıbrıs’ta barış isteyen üç Kıbrıslı Türk adayın var olduğu söylemidir!

AKEL adayı Niyazi Kızılyürek, Volt adayı Hulusi Kilim ve Yeşiller adayı Oz Karahan’ın, “Kıbrıs’ta barış isteyen üç Kıbrıslı Türk” oldukları söyleniyor. Bu iddia Oz Karahan için külliyen yanlış, bu sanı Yeşiller Partisi için kökten hatalı ve temelsizdir!

8 Mayıs 2024 Çarşamba

Faşizm Biçim Biçim

6 Mayıs Pazartesi tarihli Özgür Gazete’de, “Limasol’da maskeli 100 kişilik grup araçlara ve polislere molotofla saldırdı” başlıklı bir haber dikkatinizi çekmiş olabilir. Olayın detaylarını sosyal medyadan bulabilirsiniz, burada aktarmayacağım! Ancak bunun münferit bir olay olmadığını belirteyim. Mesela 4 Mayıs akşamı Larnaka’da 70 kişilik maskeli bir grubun gerçekleştirdiği başka bir saldırının videoları da var sosyal medyada... Veya 27 Ağustos’da Hloraka’da, 1 Eylül’de de Limasol’da aşırı sağ militanların göçmenlere yönelik pogrom girişimi hala hatırlardadır!

1 Mayıs 2024 Çarşamba

1 Mayıs ve Özel Sektörde Son Durum

Kıbrıs’ın kuzeyinde özel sektörde sendikalaşma yasal olarak serbest, fiilen yasaktır. İşyerlerinde patronların keyfi ve zorbaca bir diktatörlüğü söz konusudur. İşyerleri demokrasinin askıya alındığı totaliter birer küçük devletçik olarak idare edilmektedirler. Aşağıdaki liste yabancı uyruklu işçiler için de geçerlidir ancak kktc vatandaşlarının yaşadığı mağduriyetler düşünülerek hazırlandı. Yabancı uyruklu işçilerin durumu ise çok daha vahim olarak dayak, zorla çalıştırma, pasaporta el koyma vb. unsurlar içeriyor ve ayrı bir yazıyı dolduracak kadar kapsamlıdır.

24 Nisan 2024 Çarşamba

Sigorta Emeklileri ve Asgari Ücret

Geçtiğimiz hafta Meclis’te konuşulan bir konu özel sektör çalışanlarını yakından ilgilendiriyordu: Sosyal sigortalar’dan emekli olup da Asgari Ücret’in altında maaş alan kişiler! CTP Milletvekili Devrim Barçın bu konuyu gündeme getirerek UBP’yi suçladı ve kendi “iktidarlarında” bu sorunu çözeceklerini söyledi! UBP milletvekili, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu da Devrim Barçın’ın verdiği rakamları doğrulayarak, bu sorunu çözmek için yapmayı planladıkları şeyleri saydı.

17 Nisan 2024 Çarşamba

Hayat Pahalılığı Demagojisi


İstatistik Kurumu hayat pahalılığı oranlarını bilerek düşük açıklıyormuş! Bunu CTP milletvekili Devrim Barçın, Meclis kürsüsünden söyledi. Ardından başka bir açıklamasında Kurum’un uyguladığı ‘metodoloji yanlış olduğu için’ sonuçların da yanlış çıktığını ifade etti. Bu konudaki tartışmalar sürerken, ‘metodolojinin doğru uygulanmaması nedeniyle’ sonuçların yanlış çıktığını söyledi. En sonunda da kendi önerisi ile oluşturulan ve kendisinin de parçası olduğu Meclis komitesini baypass ederek, “yakaladığı Mida’yı” partisi ile birlikte kamuoyuna açıkladı! Ve suçlu bulunmuş oldu: Kamu emekçilerinin hataları!

2 Nisan 2024 Salı

İnsan Ticareti ve Emek Sömürüsü

“İşçilere iş bulmak, işveren ve işlere işçi bulmak için, kazanç amacı ile olsun veya olmasın faaliyet gösterilmesi, çalışılması veya büro açılması yasaktır.” Bu cümle 1992 yılından beridir yürürlükte olan İş Yasası’nın 61. Maddesinin tamamıdır ve çok net bir ifadedir! Ancak bu yasanın sözde uygulamada olduğu kktc’de yurtdışından işçi getirmek, yaygın bir gelir kapısı niteliği kazanmış durumdadır!

Polis, patronlar, hükümetler bu yasayı bilmektedir ama yine de onbinlerce işçi, ülkelerinden getirilerek patronlara pazarlanmakta; bu faaliyetlerden muazzam miktarlarda paralar kazanılmaktadır! En son Serdinç Maypa’nın “kardeşimin işini devraldım” diyerek Bangladeşli bir grup işçiye aracılık yaptığı konusu kamuoyuna yansıdı. Bu da kendini solcu olarak adlandıranların da bu faaliyetlerin içinde olduğunun kanıtı oldu!

27 Mart 2024 Çarşamba

Bir Demagoji Hikayesi: Zeki Çeler ve 1 Mayıs Tatili!


Demagoji kelimesi Oxford Sözlüğü’nde şöyle tanımlanıyor: bir kimsenin ya da topluluğun duygularını kamçılayarak, okşayarak, ona ya da onlara gerçekdışı şeyler söyleyerek onu ya da onları kendine çekmeye çalışma.

Tanım incelendiğinde bir fiilin demagoji olması için, “duygulara” yönelik bir girişim olması gerektiği açıkça görülüyor. Ancak tanıma göre sadece duygulara hitap etmek değil, söylenenlerin “gerçek dışı” olması da gerekiyor! Yani bir demagog, gerçek olmadığını bile bile insanlara duymak istedikleri şeyleri söyleyen, bunu yaparken duygularını okşayan ve bu yolla kendine destek toplamaya çalışan kimsedir!

Zeki Çeler’in geçtiğimiz gün Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı olduğu 1 Mayıs 2018-19 için kurduğu “söke söke alıp verdik 1 Mayıs’da özel sektör emekçisine tatilini” cümlesi, tam da bu kavrama denk düşmektedir! 1 Mayıs 2018-2019’da ne olmuştur? Zeki Bey gerçekten de iddia ettiği gibi özel sektör emekçilerinin tatil yapmasını mı sağlamıştır? Bir bakalım…