1 Nisan 2013 Pazartesi

Feminizm(ler)



Konu feminizm olunca rahatlıkla görülebilen iki yaklaşım vardır: Feminizmi redden, duymak dahi istemeyen yaklaşım ile feminizm dışında bir şey duymak, düşünmek istemeyen yaklaşım.
Bu iki yaklaşım, ilk bakışta birbirine zıt, birbiri ile çatışır gibi de görünse aslında belirli bir karşılıklılığa sahiptirler. En temel ortak noktaları ise, “ya-yada”cı durağan düşünme yöntemleri, mutlakçılıkları ve diyalektikten yoksun olmalarıdır. Oysa, hem sosyalizmi hem de feminizmi benimseyen ve bu benimseyişini mutlak kategorilerle yaşama geçirmeyen diyalektik bir algıdan da söz edebilmek mümkündür. Ne yazık ki düşman kardeşler, böyle bir şeyin olabilirliğini kabul etmemekte ısrar etmektedirler...

Birlik, Mücadele, Dayanışma



Bir yılı aşkın bir süredir, mücadeleler, grevler, eylemler ve yolsuzluklarla anılan LTB, şimdi de erken seçimler nedeniyle gündemde... Cemal Bulutoğluları ve on beş belediye meclis üyesinin istifalarına neden olan uzun süreli kriz, aslında “sol” için tarihsel bir fırsatın da kapılarını aralamıştı. Ancak Kıbrıslı Türk solu, herzamanki dar görüşlülüğü ile bu fırsatı elinin tersi ile itmiş bulunuyor.

27 Mart 2013 Çarşamba

Kara Komedi



Önce gençleri işsiz, ülkeyi geleceksiz bırakacaksınız...
Sonra “gelin size iş buldum” diyerek; çaresiz insanları, güvencesiz ve garantisiz işlere yerleştireceksiniz...
Ölümü gösterecek, ardından sıtmaya razı edeceksiniz...
Maaşlar asgari ücretin biraz üzerinde, izin hakkı kadrolu personelin yarısı kadar, geleceği sizin iki dudağınızın arasında...
Hem de bu yaptığınızı; “torpil”, “imtiyaz”, “avantaj” olarak sunacaksınız...
Bir de teşekkür bekleyeceksiniz, üstüne...

20 Mart 2013 Çarşamba

Hands Off Cyprus



Ne diyorduk?
Kıbrıs’ın tamamı işgal altındadır; kuzeyde TC, güneyde AB...
Neden böyle diyorduk?
Çünkü Kıbrıs, emperyalizmin stratejik yeni-sömürgesidir; kuzeyiyle güneyiyle...
Ne yapılmalı diyorduk?
Bağımsız ve halkları kardeş bir Kıbrıs için mücadele; hem Ankara’ya karşı hem de Brüksel’e...
Nasıl diyorduk?
Haydi sokağa, özgürleşmeye...

13 Mart 2013 Çarşamba

Karıncanın Tarafı



“O kadar eylem yaptık ne oldu? Greve çıktık, ne kazandık?
Oy vereceğiz de ne olacak? Ben çok uğraştım, hiçbir şey olmaz...”
Günde en az bir kez duyduğumuz, haftada en az bir kez söylediğimiz cümleler bunlar...
Hayal kırıklıkları, moral bozuklukları ve ihanetlerle örülmüş bir hayatın yansımları...
Kıbrıslı Türkler olarak hep umduğumuz dağlara kar yağdı, ummadığımız taş başımızı yardı...
Ne zaman, kimden ümitlendikse; gitti bizi en nefret ettiğimize sattı...
Bütün bunların sonunda, “inanıp kandırılmak” oldu en büyük korkumuz...
“Ben zaten biliyordum. Hiç şaşırmadım. Ne beklerdin zaten!” en sevdiğimiz yorumumuz...

6 Mart 2013 Çarşamba

Seçimler ve Baraka



Baraka olarak, 7 Nisan 2013 LTB Belediye Meclisi seçimleri için Merter Refikoğlu arkadaşımızı aday gösterdik. Aynı zamanda da, Belediye Başkanlığı’nda halkımızı sol güçlere destek vermeye çağırdık, çağırıyoruz...
Şimdilerde bazı yerlerde bu duruşumuza dair yanlış bilgilere dayalı söylentiler dolaşıyor. Deniliyormuş ki; “hani bunlar Boykot’çuydu, hani bu ülkede seçimlere girilmesine karşıydılar, şimdi ne oldu da seçime giriyorlar?”

27 Şubat 2013 Çarşamba

Haydi Kıralım Şu Mühürleri



Önümüzde Lefkoşa Belediye Başkanlığı ve Lefkoşa Belediye Meclis Üyeliği seçimleri var...
Bu seçimlerde yarışacağı belli olan yapılar şimdilik, DP, CTP, TDP ve UBP gibi görünüyor...
Birkaç aydır süren solun ortak adayını çıkartma ve ortak belediye meclis üye adaylarını oluşturma girişimleri başarısızlıkla sonuçlandı...
Bu süreçte halkın gönlünden geçen çok açıktı: Sendikal Platform’un en ileri unsurları, TDP, YKP, BKP ve Baraka’nın oluşturacağı bir seçim ittifakı... Bazı kişiler buna CTP’nin de dahil edilmesi gerektiğinden bahsediyordu, bazıları ise buna karşıydı... Kısacası CTP konusundaki muğlaklık dışında halkın ittifak talebi net idi...

20 Şubat 2013 Çarşamba

Ortak Aday



Genel bir kanı vardır; “Ortaklık baddal iştir” derler...
Şöyle de eklerler: “Dostlarınla bozuşmak istersen, onlarla ortak iş kur.”
Siz, “öyle değil” diye itiraz edebilirsiniz ve “kalabalıkta ölüm bile tatlıdır” diye de ekleyebilirsiniz...
Ancak ‘genel kanı’ yine yanıtlayacaktır sizi: “Nerde çokluk orda bokluk.”
“Her koyunun kendi bacağından” asıldığı, “gemisini kurtaranın kaptan” olduğu bir kültürde; insanların “ortaklaşa” şeylere böyle mesafeli yaklaşmasından daha doğal ne olabilir...
Oysa ortaklaşa hareket için, ortak çıkarlar gerekli...

6 Şubat 2013 Çarşamba

TOMA



Hayırlı haberi aldık...
Hükümetimiz ihaleye çıkmış, yakında nur topu gibi TOMA’larımız olacak...
Nedir ki TOMA?
Toplumsal Olaylara Müdahale Aracı...
Bir süreden beridir bu araçların özellikleri sayılıp dökülüyor gazete köşeşlerinde...
İşte, kameraları varmış, portokal gazı sıkıyormuş, basınçlı su püskürtüyormuş. Falan filan...

30 Ocak 2013 Çarşamba

Karpaz’da Ne Oldu!



Bilindiği gibi Baraka’nın da kurucuları arasında bulunduğu “Karpaz Milli Parkı’nı Koruyalım İnisiyatifi” tarafından 27 Ocak Pazar gün saat 10:30’da Özel Koruma Alanı içerisinde bir basın açıklaması yapılacağı kamuoyuna duyurulmuştu.
Ancak o gün Dipkarpaz Köyü’nde yaşanan olaylar, ne yazık ki bu basın açıklamasından daha fazla gündem oldu, daha fazla konuşuldu...
İnisiyatif’in amacı çok net ve meşruydu. İlan edilen amaç ve uygulanacak olan yöntemde belirsiz olan hiçbir şey yoktu...

23 Ocak 2013 Çarşamba

Seçim Borusu Çaldı



Seçim borusu çaldı...
Lefkoşa Türk Belediyesi’nde başkan ve belediye meclis üyeleri seçimi var...
UBP ve DP kendi adayları ile çıkacaklar Lefkoşa halkının karşısına. Yeni yeni menüler ekleyecekler “Bol Vaat Lokantası”na. Başbakana uğrayın hemen, elinizde imzalanacak bir evrağınız varsa...
Seçim borusu çaldı...
“Solda” bugüne kadar rahat bırakılan ipler, sıkılaşacak şimdi. Eleştirilere tahammül azalacak, farklılıkların sorgulanmasına kızılacak, sürüden ayrılan kınanacak...

16 Ocak 2013 Çarşamba

Onur ve Özelleştirme



Kıbrıslı Türkler olarak, “onur” duygumuzu kaybetmek tehlikesiyle yüz yüzeyiz...
Dışımızda sert bir kabuk, içimiz ise ha boşaldı ha boşalacak...
Utanç, pişmanlık ve üzüntü gibi duygulanımlar uğramıyor bize uzunca bir zamandır. Utanmak yerine kızmayı ve küsmeyi tercih eder olduk. Bağırmayı, tepki göstermeyi, feveran etmeyi bir savunma mekanizmasına çevirdik...

9 Ocak 2013 Çarşamba

Sendikal Platform



“Segui il tuo corso e lascia dir le genti
Sen yolunda yürü ve bırak ne derlerse desinler”
Dante / İlahi Komedya

Toplantı yapıp karar alması en sıkıntılı ortam hangisidir bugünlerde sizce?
Fikirlerin çatıştığı, kişilerin atıştığı, görüşlerin yarıştığı ortam hangisidir?
Bazı üyelerinin “hangisini yapsak en doğrusu olur acaba” diye tereddüt ettiği, başka bazı üyelerinin “mutlaka şöyle yapmalıyız” diye ısrar ettiği ortam hangisidir acaba?

2 Ocak 2013 Çarşamba

Yeni - Yepyeni - Yepizyeni



“O, yalnız ağaran tan yerini görüyor / Ben, geceyi de...
Sen, yalnız geceyi görüyorsun / Ben, ağaran tanyerini de...”
Nazım Hikmet

Çağımız, “yeniye övgü” çağıdır...
Yeni olan makbuldür, kıymetlidir, arzu edilirdir...
Yeni olan iyidir, güzeldir, değerlidir.

1 Ocak 2013 Salı

Neden “Başka Bir Kültür”?



Baraka Kültür Merkezi kurulduğu günden bu yana birçok sloganla anıldı: Köpek yarışları protestolarında “Barışa Evet, Köpek Yarışlarına Hayır”, Çağlayan Parkı mücadelesinde “Ankara Değil Lefkoşa”, 8 Mart’larda “Şiddet Erkeklikse Bizler Erkek Değiliz”, 1 Mayıs’larda “Bağımsız Kıbrıs Tek Yol Devrim”, 14 Ağustos’larda “Evine Dön Ayşe”, 1 Eylül’lerde “Barış Bizlerin Ellerindedir”, Argasdi logosu altında “Her Şey Herkese Kendimize Hiçbir Şey”, Toplumsal Varoluş Mitingleri’nde “Ankara Elini Yakamızdan Çek” ve daha onlarca eyemde yüzlerce slogan kullandı Baraka...