Paris’te yaşanan vahşet eyleminden sonra hepimiz derin bir üzüntü,
öfke, çaresizlik duygusuna kapıldık…
Bizden kilometrelerce uzakta bir
coğrafyada da yaşansa, masum insanların böylesi vahşi bir şiddet eylemine maruz
kalmasını yüreğimizde hissettik…
Ancak belki de, bazen uzaklık “insani
duygularımızı” ifade etmek için elverişli bir zemin sunmuyor da değil. Mekan ne
kadar uzak olursa, yaşananlara insani özünü görecek şekilde bakmak kolaylaşıyor
olabilir…
Mesela, Paris’te yaşananlardan “dehşete”
kapılanlarımızdan bazıları burnumuzun dibindeki Silvan konusunda sesini
çıkarmamayı, görmemeyi, duymamayı tercih edebildi…
Oysa her iki mekanda da yaşanan fanatik
şiddetin acımasız saldırganlığıydı…













