Sermayenin 1970’li yıllardan itibaren
içine girdiği kriz ortamı, bu krizden çıkış amacıyla bir saldırı programı
olarak neo-liberalizmi gündeme getiriyor. Neo-liberalizm krizden çıkış ve kar
oranlarının düşmesinin durdurulması için sermayenin reçetesidir. Bu reçete
(neo-liberalizm) emekçi sınıflar aleyhine ekonomik ve toplumsal ilişkilerde
dönüşümü ön görüyor.
Neo-liberal saldırı, kapitalist
toplumsal yapının ve sermaye çıkarlarının gereğidir. Bu yüzden bizler;
eşitlikçi, özgürlükçü, dayanışmanın erdem olduğu bir toplumsal düzen için,
emeğin enternasyonal kardeşliğini esas alan bir çizgide anti-kapitalist
mücadeleyi kendimize yol olarak görüyoruz.