“Ben
özgürüm” diyordu genç arkadaş; “Özgürüm ve bana ne yapacağımı söyleyen
kurallara ihtiyacım yok. Sen neden sürekli eşitlik, küreselleşme gibi politik
meselelerle uğraşıyorsun ki, neden tüm bunları boşverip keyfine bakmıyorsun?”
Çağımız
insanının en fazla zorlandığı şeylerden biri de; belli ilkelere, değerlere,
prensiplere göre yaşamaktır. Öyle ki, bireyler sistemin koyduğu hiçbir kural,
kanun veya yasağı sorgulamadıkları halde, değişimden yana, özgürlükçü her türlü
ilkeyi reddetmekte, itiraz etmekte, tartışmaktadırlar. Tabi ki genel olarak sol
hareketin de zaafları, ezberciliği ve şekilciliği buna zemin sunmakta, iş son
tahlilde halk ile “bilen”lerin karşılıklı inatlaşmasına kadar gidebilmektedir.