6 Mart 2013 Çarşamba

Seçimler ve Baraka



Baraka olarak, 7 Nisan 2013 LTB Belediye Meclisi seçimleri için Merter Refikoğlu arkadaşımızı aday gösterdik. Aynı zamanda da, Belediye Başkanlığı’nda halkımızı sol güçlere destek vermeye çağırdık, çağırıyoruz...
Şimdilerde bazı yerlerde bu duruşumuza dair yanlış bilgilere dayalı söylentiler dolaşıyor. Deniliyormuş ki; “hani bunlar Boykot’çuydu, hani bu ülkede seçimlere girilmesine karşıydılar, şimdi ne oldu da seçime giriyorlar?”

27 Şubat 2013 Çarşamba

Haydi Kıralım Şu Mühürleri



Önümüzde Lefkoşa Belediye Başkanlığı ve Lefkoşa Belediye Meclis Üyeliği seçimleri var...
Bu seçimlerde yarışacağı belli olan yapılar şimdilik, DP, CTP, TDP ve UBP gibi görünüyor...
Birkaç aydır süren solun ortak adayını çıkartma ve ortak belediye meclis üye adaylarını oluşturma girişimleri başarısızlıkla sonuçlandı...
Bu süreçte halkın gönlünden geçen çok açıktı: Sendikal Platform’un en ileri unsurları, TDP, YKP, BKP ve Baraka’nın oluşturacağı bir seçim ittifakı... Bazı kişiler buna CTP’nin de dahil edilmesi gerektiğinden bahsediyordu, bazıları ise buna karşıydı... Kısacası CTP konusundaki muğlaklık dışında halkın ittifak talebi net idi...

20 Şubat 2013 Çarşamba

Ortak Aday



Genel bir kanı vardır; “Ortaklık baddal iştir” derler...
Şöyle de eklerler: “Dostlarınla bozuşmak istersen, onlarla ortak iş kur.”
Siz, “öyle değil” diye itiraz edebilirsiniz ve “kalabalıkta ölüm bile tatlıdır” diye de ekleyebilirsiniz...
Ancak ‘genel kanı’ yine yanıtlayacaktır sizi: “Nerde çokluk orda bokluk.”
“Her koyunun kendi bacağından” asıldığı, “gemisini kurtaranın kaptan” olduğu bir kültürde; insanların “ortaklaşa” şeylere böyle mesafeli yaklaşmasından daha doğal ne olabilir...
Oysa ortaklaşa hareket için, ortak çıkarlar gerekli...

6 Şubat 2013 Çarşamba

TOMA



Hayırlı haberi aldık...
Hükümetimiz ihaleye çıkmış, yakında nur topu gibi TOMA’larımız olacak...
Nedir ki TOMA?
Toplumsal Olaylara Müdahale Aracı...
Bir süreden beridir bu araçların özellikleri sayılıp dökülüyor gazete köşeşlerinde...
İşte, kameraları varmış, portokal gazı sıkıyormuş, basınçlı su püskürtüyormuş. Falan filan...

30 Ocak 2013 Çarşamba

Karpaz’da Ne Oldu!



Bilindiği gibi Baraka’nın da kurucuları arasında bulunduğu “Karpaz Milli Parkı’nı Koruyalım İnisiyatifi” tarafından 27 Ocak Pazar gün saat 10:30’da Özel Koruma Alanı içerisinde bir basın açıklaması yapılacağı kamuoyuna duyurulmuştu.
Ancak o gün Dipkarpaz Köyü’nde yaşanan olaylar, ne yazık ki bu basın açıklamasından daha fazla gündem oldu, daha fazla konuşuldu...
İnisiyatif’in amacı çok net ve meşruydu. İlan edilen amaç ve uygulanacak olan yöntemde belirsiz olan hiçbir şey yoktu...

23 Ocak 2013 Çarşamba

Seçim Borusu Çaldı



Seçim borusu çaldı...
Lefkoşa Türk Belediyesi’nde başkan ve belediye meclis üyeleri seçimi var...
UBP ve DP kendi adayları ile çıkacaklar Lefkoşa halkının karşısına. Yeni yeni menüler ekleyecekler “Bol Vaat Lokantası”na. Başbakana uğrayın hemen, elinizde imzalanacak bir evrağınız varsa...
Seçim borusu çaldı...
“Solda” bugüne kadar rahat bırakılan ipler, sıkılaşacak şimdi. Eleştirilere tahammül azalacak, farklılıkların sorgulanmasına kızılacak, sürüden ayrılan kınanacak...

16 Ocak 2013 Çarşamba

Onur ve Özelleştirme



Kıbrıslı Türkler olarak, “onur” duygumuzu kaybetmek tehlikesiyle yüz yüzeyiz...
Dışımızda sert bir kabuk, içimiz ise ha boşaldı ha boşalacak...
Utanç, pişmanlık ve üzüntü gibi duygulanımlar uğramıyor bize uzunca bir zamandır. Utanmak yerine kızmayı ve küsmeyi tercih eder olduk. Bağırmayı, tepki göstermeyi, feveran etmeyi bir savunma mekanizmasına çevirdik...

9 Ocak 2013 Çarşamba

Sendikal Platform



“Segui il tuo corso e lascia dir le genti
Sen yolunda yürü ve bırak ne derlerse desinler”
Dante / İlahi Komedya

Toplantı yapıp karar alması en sıkıntılı ortam hangisidir bugünlerde sizce?
Fikirlerin çatıştığı, kişilerin atıştığı, görüşlerin yarıştığı ortam hangisidir?
Bazı üyelerinin “hangisini yapsak en doğrusu olur acaba” diye tereddüt ettiği, başka bazı üyelerinin “mutlaka şöyle yapmalıyız” diye ısrar ettiği ortam hangisidir acaba?

2 Ocak 2013 Çarşamba

Yeni - Yepyeni - Yepizyeni



“O, yalnız ağaran tan yerini görüyor / Ben, geceyi de...
Sen, yalnız geceyi görüyorsun / Ben, ağaran tanyerini de...”
Nazım Hikmet

Çağımız, “yeniye övgü” çağıdır...
Yeni olan makbuldür, kıymetlidir, arzu edilirdir...
Yeni olan iyidir, güzeldir, değerlidir.

1 Ocak 2013 Salı

Neden “Başka Bir Kültür”?



Baraka Kültür Merkezi kurulduğu günden bu yana birçok sloganla anıldı: Köpek yarışları protestolarında “Barışa Evet, Köpek Yarışlarına Hayır”, Çağlayan Parkı mücadelesinde “Ankara Değil Lefkoşa”, 8 Mart’larda “Şiddet Erkeklikse Bizler Erkek Değiliz”, 1 Mayıs’larda “Bağımsız Kıbrıs Tek Yol Devrim”, 14 Ağustos’larda “Evine Dön Ayşe”, 1 Eylül’lerde “Barış Bizlerin Ellerindedir”, Argasdi logosu altında “Her Şey Herkese Kendimize Hiçbir Şey”, Toplumsal Varoluş Mitingleri’nde “Ankara Elini Yakamızdan Çek” ve daha onlarca eyemde yüzlerce slogan kullandı Baraka...

26 Aralık 2012 Çarşamba

Kabare Kıbrıs



Kitap okuyor musunuz? Tiyatro izliyor musunuz? Müzik dinliyor musunuz?
Belki sendikacısınız; her gün toplantılarda, grevlerde, eylemlerde...
Belki partilisiniz; dayanışmada, direnişte, yürüyüşte...
Gazeteci de olabilirsiniz; haberde, sayfada, dizgide...
Belki hiçbiri değil ama benim gibi, diğerleri gibi herhangi birisiniz...
Varoluşta, isyanda, infialde...
Peki, tüm bunları yaparken tiyatro da izliyor musunuz? Kitap da okuyor musunuz? Müzik de dinliyor musunuz?
***

19 Aralık 2012 Çarşamba

Hoca’nın Ardından Son Bakış



Beni aramak istediğini biliyordum, ziyarete giden arkadaşlar söylemişti. Annem öldükten sonra yazdığım yazıdan etkilenmiş, beni teselli etmek istiyordu. Telefon çaldı, arayan oydu...
“Üzüldüm annene” dedi. “Yazını okudum”... Biliyordum ki, o sırada kendi ölümünü de düşünmekteydi ve kendi annesinin, babasının, sevdiklerinin ölümünü de...
Kapattık telefonu, beni arayan numaraya içimde derin bir acıyla baktım...
***

15 Aralık 2012 Cumartesi

Bir Faşistin Anıları (GRİVAS HAYATIM Kitabının Türkçe Baskısına Önsöz)



İkinci Paylaşım Savaşı’nın sona ermesi ile dünya emperyalist sistemi yeni bir sürece giriyordu. O güne kadar emperyalist sistemin hegomon gücü olan İngiltere, Almanya ile girişilen uzun savaştan hayli yıpranmış bir biçimde çıkmıştı. SSCB Avrupa’nın içlerine kadar sokulmuş, Yalta Anlaşması ile Sovyet nüfuz alanının dışında kalan Fransa ve Yunanistan’da dahi komünist güçlerin geriletilmesi zaman almıştı. Savaştan büyük bir ekonomik yıkım ve faşizme direnişin moral avantajına sahip komünist partizanların varlığı ile çıkan Batı Avrupa’da dengelerin yeniden kurulması Marshall ve Truman yardımları aracılığı ile ve ABD sayesinde mümkün olabilmişti. Diğer yanda Asya ve Afrika halkları ulusal bağımsızlık talebi ile ayağa kalkmış, emperyalist zincirleri zorlamaktaydı. Emperyalist sistem, bir yandan komünizmin, diğer yandan ise ulusal kurtuluş mücadelelerinin tehdidi arasında sıkışmış durumdaydı.

“Birleşik Kıbrıs” Hala Mümkün Mü?



Kıbrıs’ta Son Durum
Kıbrıs’ta işler hiç de iç açıcı görünmüyor. Adanın bölünmüşlüğü gün geçtikçe daha da kalıcı hale gelirken, bu bölünmüşlüğü aşacak herhangi bir hareketlenmeye dair pek bir umut da görünmüyor ufukta...
Yaklaşık elli yıldır sürmekte olan “toplumlararası görüşmeler” monoton ve sıkıcı bir ritüele dönüştü, Kıbrıs’ın fiziki bölünmüşlüğü yollar, elektrik şebekesi, su, kanalizasyon ve yerleşim planlaması anlamında giderek kalıcı hale geliyor, bundan da öte iki halkın zihninde bölünmüşlük normal bir olgu...
Her iki halk arasında da şöven ve milliyetçi siyasetler yükselişte, her iki halk da birbirine güvenmiyor ve geçmişe ilişkin birbirini suçlamaya devam ediyor. Kısacası Kıbrıs’ta bölünmüşlüğü aşmak, sadece hukuki bir prosedürden ibaret değil...

5 Aralık 2012 Çarşamba

Haydi Herkes Afrika’ya!



Yazının başlığındaki Afrika, elinizde tuttuğunuz gazete değil...
Yazının başlığındaki Afrika, insanlığın doğduğu ve göç hareketleri ile dünyanın her köşesine dağıldığı kıtanın ismi... Yani bir nevi insanlığın anavatanı...
Binlerce yıl önce, insanın evriminin önemli bir evresinde Afrika’dan harekete geçtiği ve Avrupa, Asya, Amerika ve Avusturalya’ya doğru yayıldığı bilinen bir gerçek...