Yeni eğitim yılı, herzamanki gibi başladı…
Çocuklar dışında eğitimin tüm öznelerinin hazırlıksız, özensiz, el yordamı ile giriştiği bir acayip başlangıç bu…
Okullar fiziksel olarak perişan durumda. Sınıflar bakımsız, binalar hazırlıksız, yeterli öğretmen yok…
Var olan öğretmenler ise bakanlık tarafından itinayla demoralize edilmiş halde…
Defter, kitap, kalem, silgi vs.’den ise hiç söz etmeyelim…
Eğitim camiasından ilk gelen haberler hep olumsuz…
16 Eylül 2015 Çarşamba
9 Eylül 2015 Çarşamba
Kıbrıs Sorunu: Bugünün Görevi
Cumhurbaşkanı Akıncı’nın göreve gelmesi ile birlikte Kıbrıs müzakerelerinde yakalanan olumlu hava, her geçen gün bir anlaşmaya doğru ilerlemekte olduğumuza dair pozitif bir umuda dönüşmüş durumda…
Bölgemizde ve dünyadaki konjonktürel dengelere bakıldığında böylesi bir gelişmenin gerçekten de mümkün olabileceği ihtimali ortada…
Gelin güncel gelişmeleri daha iyi kavrayabilmek ve bugünün görevlerini çözümlemek adına, bildiğimizi sandığımız olguları bir gözden geçirelim.
Bölgemizde ve dünyadaki konjonktürel dengelere bakıldığında böylesi bir gelişmenin gerçekten de mümkün olabileceği ihtimali ortada…
Gelin güncel gelişmeleri daha iyi kavrayabilmek ve bugünün görevlerini çözümlemek adına, bildiğimizi sandığımız olguları bir gözden geçirelim.
2 Eylül 2015 Çarşamba
Elektrik ve Özelleştirme
Sermaye örgütleri geçtiğimiz hafta halkı yoklayarak,
genel eğilimin “elektrikte özelleştirmeye” onay verecek noktaya gelip
gelmediğini kontrol etti. Patron örgütlerinin hep birlikte imzaladıkları ve
Kıb-Tek’in özelleştirilmesinin talep ettiği bildiri, neredeyse hiçbir
tartışmaya yol açmadı...
Toplumumuzu bu kadar yakından ilgilendiren bir konuda
yapılan, böylesi önemli bir açıklamanın, neredeyse hiç tartışılmaması ilk
bakışta şaşırtıcı olabilir. Oysa bunun nedeni, halkın “elektrikte özelleştirme
konusuna duyarsız” olması değil; tam aksine, çok büyük çoğunluğu ile halkın
“elektrikte özelleştirmeye karşı olmak” konusunda kararını çoktan vermiş
olmasıdır.
24 Ağustos 2015 Pazartesi
Sosyalist Alternatif, Gerçek İnsani Gelişim
"Reel Sosyalizmin Çelişkileri" kitabını okuduktan sonra, Lebowitz'in nasıl bir alternatif önerdiğini merak ederek okuduğum bu ufak kitapçık, tek kelime ile ufuk açıcı... Maddi çıkarların masaya yatırılarak, sosyalist bir perspektifin dışında tutulmasını, sadece planlama ve kamulaştırma ile yetinilmemesini ve Che'nin 'yeni insan' çağrısına uygun olarak, bugünden başlayarak kültürel bir inşaya girişilmesini öneriyor Lebowitz... Çok da mantıklı duyuluyor söyledikleri...
19 Ağustos 2015 Çarşamba
Kamil Hür’e Kim Saldırdı?
Kamil Hür,
yaklaşık on yıldır her 16 Ağustos’ta bahçesine Kıbrıs Cumhuriyeti bayrağı
çekiyor. Yanına da Kıbrıs Cumhuriyeti’nin garantörü konumundaki ülkelerin
bayraklarını; TC, Yunanistan, İngiltere…
Son birkaç
yıldır da Kıbrıs Cumhuriyetinin üyesi olduğu uluslararası örgütlerin
bayraklarını eklemişti bu seremoniye…
Biz aynı
fikirde olsak da olmasak da; kendi görüşünü, kendi fikrini, kendi siyasal
duruşunu; demokratik çerçevede ifade eden değerli bir insandır Kamil Hür…
Ancak Kamil
Hür’den rahatsız olanlar var…
12 Ağustos 2015 Çarşamba
Aslında Çalışma Yasağı Olmadığını Biliyor muydunuz?
Aşırı sıcak ve nemli hava nedeniyle 5-8 Ağustos tarihleri
arasında İçişleri ve Çalışma Bakanlığı tarafından “dışarda, açıkta, güneş
altında” çalışma yapılmasının yasaklanması, sosyal medyada çok tartışıldı.
Süreç tamamlandığına göre, gelin kısaca bir değerlendirme yapalım...
5 Ağustos 2015 Çarşamba
Sıcaklar, İşçiler ve İşbirlikçikler
Sıcak...
Çoook sıcak...
Ama öyle sıcacık bir sıcak değil... Kızgın, nemli, bunaltıcı,
kahrolası bir sıcak...
Oysa ne çok söyleyişimiz var sıcağı soğuğa yeğleyen...
Mesela kötüye giden bir ilişkiyi betimlemek için “aramıza soğukluk girdi” deriz veya
ortamı geren birisini “soğuk rüzgarlar
estirdi” diye tarif ederiz. Ve ilk izlenimimizin olumlu olduğu kişiden “bir sıcaklık oldu aramızda” diye
bahsederiz.
29 Temmuz 2015 Çarşamba
Hükümete Güvenmek
UBP-CTP hükümeti Meclis’ten güvenoyu aldı. Toplam
milletvekili sayısı 39 olan iki parti, hükümet kanadından 4 vekilin katılmadığı
bir bileşimde 35 oy çıkardılar. Böylece ne CTP ne de UBP’nin içinden “çatlak
ses” çıkmadan bu badire de atlatıldı...
22 Temmuz 2015 Çarşamba
UYUYAN “MEMURLAR” VE UYANIK PATRONLAR
Ne zaman işyerine girip bir şey alacak olsam, kamuda
çalışanlarla ilgili hazırda bir espirisi vardı…
– “Noldu, sizin mesai saatleri gene mi değişti?”
– “Yoo… Neden?”
– “Hiiiç… Geçen gün Maliye Bakanlığı’nı aradım, bir işim vardı. Çaldı çaldı kimse açmadı da, değişti sandım… Uyurdu herhalde görevli memur… Eh bu sıcakta ben aptalım oşu çalışırım… Ha hah ha…”
Şakacı, komik bir adamdır kısacası ve esprilerini de hep kamu çalışanları üzerinden seçer…
“Sen Çalışma Dairesi’nde mi çalışırdın, yoksa Çalış ma Dairesinde mi?”
Ve bunun gibi yaratıcı espriler!
– “Noldu, sizin mesai saatleri gene mi değişti?”
– “Yoo… Neden?”
– “Hiiiç… Geçen gün Maliye Bakanlığı’nı aradım, bir işim vardı. Çaldı çaldı kimse açmadı da, değişti sandım… Uyurdu herhalde görevli memur… Eh bu sıcakta ben aptalım oşu çalışırım… Ha hah ha…”
Şakacı, komik bir adamdır kısacası ve esprilerini de hep kamu çalışanları üzerinden seçer…
“Sen Çalışma Dairesi’nde mi çalışırdın, yoksa Çalış ma Dairesinde mi?”
Ve bunun gibi yaratıcı espriler!
15 Temmuz 2015 Çarşamba
UBP, CTP, Yaşlılar ve Çocuklar
UBP ile CTP’nin bir koalisyon hükümeti kurması olasılığı
özellikle solda ciddi bir tepki ile karşılaştı...
Bu tepkinin farklı versiyonları mevcut: Şaşıranlar,
kızanlar, sevinenler, hayal kırıklığına uğrayanlar, normal karşılayanlar,
savunanlar ve bence en ilginci şaşıranları küçümseyenler var...
8 Temmuz 2015 Çarşamba
ASGARİ ÜCRET, ÖZEL SEKTÖR VE SENDİKALAR
Özellikle sendikasız
çalışan ve maaşı konusunda patron ile pazarlık yapma şansına sahip olmayan özel
sektör çalışanları için yaşamsal önemi bulunan Asgari Ücret son altı yıldır
yerinde sayıyor.
Brüt rakamlara kısaca bir göz atalım…
2003: 440 TL, 2004: 627 TL, 2005: 720 TL, 2006: 860 TL, 2007: 950 TL, 2008: 1190 TL, 2009: 1237 TL, 2011: 1300 TL, 2013: 1415 TL, 2014: 1560 TL ve 2015: 1675 TL.
İki yıllık periyotlar halinde gerçekleşen artış ise şöyle:
2003-2005:%63.63, 2005-2007: %31.97, 2007-2009: %30.21, 2009-2011: %5.09, 2011-2013: %8.84, 2013-2015: %18.37
Bu tabloya baktığımızda 2009’dan beridir neredeyse hiçbir artışın yaşanmadığı söylenebilir.
Brüt rakamlara kısaca bir göz atalım…
2003: 440 TL, 2004: 627 TL, 2005: 720 TL, 2006: 860 TL, 2007: 950 TL, 2008: 1190 TL, 2009: 1237 TL, 2011: 1300 TL, 2013: 1415 TL, 2014: 1560 TL ve 2015: 1675 TL.
İki yıllık periyotlar halinde gerçekleşen artış ise şöyle:
2003-2005:%63.63, 2005-2007: %31.97, 2007-2009: %30.21, 2009-2011: %5.09, 2011-2013: %8.84, 2013-2015: %18.37
Bu tabloya baktığımızda 2009’dan beridir neredeyse hiçbir artışın yaşanmadığı söylenebilir.
1 Temmuz 2015 Çarşamba
Bağımsızlık İstemek Milliyetçilik midir?
Baraka
bağımsız ve halkları kardeş bir Kıbrıs istediği, bu uğurda mücadele ettiği
için, bazı çevreler tarafından milliyetçi olmakla suçlanmaktadır. Kimisi bunu
açık açık, çoğu da gizli saklı yapsa da; Baraka’nın etki alanı, etkinliği, gücü
arttıkça bu tür söylemler de artmakta...
Peki
bağımsızlık istemek gerçekten de milliyetçilik midir?
Baraka’nın
değerleri arasında ‘bağımsızlık’ ve ‘enternasyonalizm’ vardır(1). Bu iki değer
birbiri ile çelişiyor mu?
Birlik: “Che Kıbrıs’ta Yaşasaydı!”-Münür Rahvancıoğlu
Birlik, sol için kuru bir slogandan ibaret değil;
sosyalist pratiğin üzerine kurulduğu, yüzlerce yıldır milyonlarca insanın
uğruna bedel ödediği yaşamsal ve vazgeçilmez bir değerdir. Başarıya
ulaştığında, sonucu devrimdir…
Komünist Manifesto “dünyanın
bütün işçileri birleşin” sloganıyla biter…
Sosyalistler her tarihsel
dönemde ve her coğrafyada halkın parçalanmış, birbirine kırdırılmış,
düşmanlaştırılmış kesimlerinin birliği için çabalamış, egemenlerin bölücü
girişimlerinin karşısında durmuştur.
Faşizm karşısında “birleşik
cephe”, ikinci paylaşım savaşında “savaşan güçlerin birliği” olmuştur çağrımız;
gençlik mücadelesinde “gençliğin devrimci eyleminin birliği.”
Milliyetçilik karşısında
“halkların kardeşliği”ni savunan soldur; çünkü egemenlerin birbirlerine
kırdırmaya çalıştığı halklar ancak birlikte olurlarsa güçlüdürler…
Çağdaş feminist hareket tarih
sahnesine çıkmadan önce, kadın-erkek eşitliği için kıyasıya mücadele eden;
kadınların oy hakkı, eşit vatandaş olarak tanınması ve anayasal yurttaşlık
hakkı için hareketi sürükleyen soldur. Çünkü insanlığın yarısı ezilirken, kimse
için kurtuluş olamayacağını bilir sosyalistler…
Gençlerin, kadınların,
köylülerin, işçilerin, kamu emekçilerinin, ezilen halkların, yaşlıların ve
dünyanın tüm lanetlilerinin birliği, solun hedefi egemenlerin kabusudur…
30 Haziran 2015 Salı
Sendikalaşma ve ILO Sözleşmeleri
Özel sektördeki emekçiler, en keyfi şekilde, güvencesiz çalışma koşullarına maruz bırakılıyor... Yıllardır devam eden bu durum Bağımsızlık Yolu'nun SENDİKASIZ ÇALIŞTIRILMAK YASAKLANSIN kampanyası ile çığlığa dönüştü. Öyle ki, bir süre sessiz kalan "işçi dostları" baktılar ki 'rüzgar dinmiyor', "bari, yönünü değiştirelim" demeye başladılar.
Şimdi, "ILO sözleşmelerinde yeri yok, OLMAZ"
27 Haziran 2015 Cumartesi
Kitap Eylem Yapar mı? Şiddet Mevsiminin Saklı Tarihi
Niyazi Kızılyürek’in Heterotopia Yayınları’ndan çıkan son
kitabı “Şiddet Mevsiminin Saklı Tarihi”, daha bitirmeden size bir eyleme
katılmış hissi uyandıran ender eserlerden birisi. Niyazi Kızılyürek, Kıbrıs ve
şiddet üzerine çalıştığı daha büyük bir projenin özel bir bölümünü işlemiş bu
kitapta; böylece hem tarihimizin saklı kalan önemli bir boyutunu önümüze
sermiş, hem de samimi bir yüzleşme için önemli bir tartışma zemini sunmuş...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)













