28 Şubat 2024 Çarşamba

Üniversite “Sektörü”

Sahte diploma skandalı toplum gündeminde başat rolünü koruyor. Ancak daha önceki benzer “skandallar”da olduğu gibi, bu konuda da derinlik; “kim, kiminle, nerede, ne yapmış”tan öteye gidebilmiş değil!

Ortalama bireylerin, “muteber” şahısların kirli çamaşırlarını öğrenmekten haz duyması bir yere kadar anlaşılırdır! Ancak sorunların kaynağına inmek ve yapısal çözümler üretmek için bundan fazlasını yapmamız gerekiyor. Aksi taktirde sorunların kaynağının “yozlaşmış kişiler” olduğu ve bu tür kişilerin “avlanmasının” çözüm için yeterli olacağı yanlış algısı kökleşecektir! Oysa “yozlaşmış kişiler” sebep değil, sonuçtur! Çürüyen bir rejimin, kokuşmuş meyveleridirler!

21 Şubat 2024 Çarşamba

Neden Akıntıya Karşı?

Kıbrıslı Türk toplumunun genel bir depresyon halinden geçmekte olduğu gün gibi açık. Bu depresif ruh hali, mevcut duruma dair analiz yapan neredeyse tüm öznelerce kabul ediliyor. Bu duruma neden ve nasıl geldiğimiz veya çıkış yollarımıza dair ise farklı fikirler mevcut.

Cemaat kültüründen gelen reflekslerle, fikir farklılıklarını olumsuz gören ve “herkes aynı fikirde olmadığı için yaşadıklarımızın müstehakımız olduğu” gibi bir nihilizme savrulanlar olsa da, farklı fikirler iyidir: Tartışmaları zenginleştirir, pratiği derinleştirir, hareketi genişletir, mücadeleyi yükseltir…

1 Ocak 2024 Pazartesi

Bir Ezberi Sorgulamak: Solda Birlik!

 

Kıbrıs’ın kuzeyinde sol siyasete dair en sık rastlanan cümleler; “sol bölünme hastalığından muzdariptir!”, ve “tüm sol partiler birleşmelidir!” olsa gerek! Çoğu zaman üzerinde düşünülmeden tekrar edilen ve hemen herkesin onaylayacağı bu sözler, gerçeği ne kadar yansıtmaktadır? Sol gerçekten de bölünme hastalığından mı muzdariptir ve tüm sol partilerin bireşmesi gerçekten de iyi bir şey midir?

21 Aralık 2023 Perşembe

Eşitsizliğin Anatomisi


Kıbrıs’ın kuzeyinde eşitsizlik hızla büyüyor. İstatistik Kurumu’nun 7 Kasım 2023 tarihinde yayınlanan ve 2021-2022 dönemine ilişkin rakamları içeren Hane Halkı Bütçe Araştırması’ndan bu eşitsizliğin en çarpıcı yönlerini görmek, bazı mücadele başlıklarını bu rakamlar eksenine oturtmak mümkün. Gelir Dağılımı eşitsizliğinin büyümesi, işçi sınıfının genişlemesi, faiz-kira gelirleriyle yaşayan asalak ultrazengin sınıfının yoğunlaşması gibi noktalar, kapitalizmin temel semptomlarıdır. Bu semptomları sadece Kıbrıs’ın kuzeyinde değil, neo-liberal kapitalizmin bir ekonomik sistem olarak başat durumda bulunduğu tüm ülkelerde görmek mümkün. Bu da yaygın (ve yanlış) bir şekilde Kıbrıs sorununa bağlanan dertlerimizin de, bu dertlerinin kaynağının da mülkiyet ve gelir dağılımında yattığını net bir şekilde gösteriyor.

7 Aralık 2023 Perşembe

Asgari Ücret’i Arttırmak veya Hayatı Ucuzlatmak

Enflasyonun son beş ayda %40,85 olarak yaşanması ile birlikte, yoksulluk sınırının altına düşen Asgari Ücret’in yeniden belirlenmesi gerektiği toplumun gündemine bomba gibi düştü. Hiçbir özel sektör emekçisinin temsil edilmediği, özel sektör emekçileri adına kamuda en çok işçiyi çalıştıran sendikanın bulunduğu, Asgari Ücret Tespit Komisyonu yine gündemin odağına yerleşti.

30 Kasım 2023 Perşembe

“kktc Meclisi”nin Sınıfsal Analizi


Marx ve Engels Komünist Manifesto’da “Bugüne kadarki tüm toplumların tarihi sınıf mücadeleleri tarihidir” demiştir. Bu söz Kıbrıs’ta pek önemsenmese de, bizim için de geçerlidir. Çünkü ekonomik, kültürel ve ideolojik bir ilişki biçimi olarak sınıf; toplumsal yapının temel bir bileşeni, siyasal süreçlerin temel sürükleyicisidir.

1 Ekim 2023 Pazar

Kökten Bir Değişim Mümkün mü?

Tarih boyunca muhalif insanlara musallat olmuş ve mücadelelerine hiçbir katkı sunmayan iki gerçek dışı düşünceden söz edebiliriz: Bunlardan birincisi hiçbir şeyin asla değişmeyeceği ve tüm yapılanların boşa olduğuna dair karamsarlıktır. İkincisi ise her şeyin bir anda değişebileceği, değişmesi gerektiği ve değişmesi için şu an şimdi, hemen bir şey yapmak gerektiğine dair beklentidir! İkincisi için yürek hoplatan kişilerin bir çoğunun, bir süre sonra birincisine kapıldığı da sık görülen bir durumdur. Peki bu iki düşünce gerçek dışıysa, hakikat nedir? Değişim nasıl gerçekleşir? Ve Kökten bir değişim mümkün müdür?

14 Eylül 2023 Perşembe

1984 Türkiye’sinden 2023 Kıbrıs’ına: Aydınlar Neye Yarar?

Basın-Sen Başkanı ve gazeteci Ali Kişmir’e 15 Ağustos 2020 tarihinde yayınlanan “Genel Ev” başlıklı yazısı nedeniyle Savcılık tarafından açılan dava, ülke gündemini birazcık takip eden herkesin malumudur(1). Söz konusu dava 6 Ekim 2023 tarihinde görüşülmeye başlayacak ve Ağır Ceza’ya havale edilmesi durumunda Ali Kişmir’in 10 yıla kadar hapis istemiyle tutuklu olarak yargılanması söz konusu(2).

Fikir, düşünce ve ifade özgürlüğüne açık bir saldırı olan bu dava süreci toplumumuzun hemen her kesimi tarafından tepkiyle karşılanmış durumdadır. İlk günden itibaren birçok kurum, kuruluş ve birey bu davayı kınamış, Ali Kişmir ile dayanışmasını ifade etmiş ve bu sürecin Ali Kişmir şahsında tüm toplumu susturmaya yönelik bir girişim olduğunu vurgulamıştır.

13 Temmuz 2023 Perşembe

Karma Evlilikler: Cem Karaca, Nazım Hikmet ve Oz Karahan


Kendini “Kıbrıs milliyetçisi” olarak tanımlayan ve Kıbrıslı Türklerin siyasal eşitliğini reddeden Kıbrıslılar Birliği(1) adına kalem oynatan bir isim Oz Karahan. Kıbrıs Cumhuriyeti’ne dönüşü savunması ve federal bir Kıbrıs isteyenleri (AKEL dahil) “vatana ihanet”le suçlaması yanında, karma evliliklerden doğan çocukların Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasası’ndan kaynaklanan haklarını inkar etmek konusunda da epey sivrilmiş bir karakter...

5 Temmuz 2023 Çarşamba

Asgari Ücret: “Öyle Zannetsinler”


CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman, Sim TV’de Damla Dabiş’in konuğu olarak katıldığı programda Asgari Ücret’in en düşük kamu maaşına eşitlenmesi talebini vurgulayan bir yorum karşısında öfkeden kendini kaybetti. Aynen şöyle dedi Tufan Bey:

1 Nisan 2023 Cumartesi

Bu Bahar Türkiye ve Seçimler


Bu bahar Türkiye’de Cumhurbaşkanlığı ve Parlamento seçimleri gerçekleştiriliyor. Hem Türkiye’de hem de Kıbrıs’ın kuzeyinde birçok insan, bu seçimlerden umutlu. Tüm muhalif kesimlerde, yirmi yılı aşkın bir süredir Türkiye’yi yöneten AKP ve giderek tek adam rejimine dönüşen Tayyip Erdoğan diktatörlüğünün bu defa biteceğine dair bir beklenti var. Özellikle Altılı Masa’nın Kılıçdaroğlu’nun adaylığı etrafında uzlaşıya varması, deprem sonrası halkta ortaya çıkan öfke ve 2018’den beridir hız kesmeden devam eden ekonomik sıkıntılar göz önünde bulundurulduğunda; bu defa AKP ve Tayyip Erdoğan’ın seçimden yenilgi ile çıkmasının gerçek bir olasılık olarak belirdiği söylenebilir.

1 Ekim 2022 Cumartesi

Belediyeler, Verimlilik, Demokrasi


Son ayların gündemi belediyelerin birleştirilmesi tartışmaları ekseninde şekillendi. Ancak bu tartışmalar öylesine yüzeysel ve öylesine seçim odaklı gerçekleşti ki; özünde tartışılanın ne olduğu bile halkın önemli bir çoğunluğu tarafından anlaşılamadı. Gelin süreci en baştan alarak bir gözden geçirelim…

1 Temmuz 2022 Cuma

Devrimci Mücadele Bir Sanattır


Bu yazıyı yazmak üzere bilgisayarın başına oturduğumda, dünyada sanatsal direniş örneklerini aktararak, yaratıcılığın direnişteki rolünü vurgulamak niyetindeydim. Bu amaçla dünyadan müzikli, danslı, şarkılı, şiirli, teatral mücadele örneklerini sıralayacak, siz okuyuculara bu yöntemlerle direnmekte yanlış hiçbir şey olmadığını aktaracaktım. Sonra kendi kendime şu soruyu sordum: “Sanatsal boyutu olmayan bir direniş var mıdır?”

22 Haziran 2022 Çarşamba

Asgari Ücret, Azami Sahtekarlık

Pahalılaşan hayat koşulları, eriyen maaşlar ve gerileyen alım gücü nedeniyle; tüm siyasi ve sendikal özneler Asgari Ücret konusunu gündemlerine almak zorunda kalıyorlar. Bağımsızlık Yolu 2018’den beridir geliştirmiş olduğu yaklaşımı, özellikle son seçim sürecinde defalarca anlattı. Üstelik bu yaklaşım sadece içinden geçmekte olduğumuz kriz dönemine özel bir öneri değil; kalıcı, uzun vadeli ve her ayağı bir diğeri ile ilişkili bir bütünlüklü çözüm.

15 Mayıs 2022 Pazar

Kıbrıs’ın Kuzeyinde Emekçi Sınıfların Durumu

 

Dikkatinizi çekmiş olabileceği gibi, yazının başlığı F. Engels’in 1845 yılında kaleme aldığı “İngiltere’de Emekçi Sınıfların Durumu” isimli kitabına selam gönderiyor. Engels bu kitabı yazdığında, dönemin sosyalist aydınları toplumsal kurtuluşun eğitimli ve hali vakti yerinde orta sınıfın (burjuvazi) vicdani uyanışı ile mümkün olacağı düşüncesindeydi. Avrupa sosyalist hareketinde (Blanquie’yi saymazsak) ayak takımı olarak görülen işçi ve emekçilere acımak dışında bir yönelimi olan siyasal akım yok gibiydi. O tarihlerde sosyalizm bir tür edebi girişim, siyasaldan çok retorik bir tutumdu: Felsefe, akademik kürsü, gazetecilik, roman, şiir ve hayırseverliğin karışımı denilebilecek bir tür aydın yüce gönüllülüğünden ibaretti!