23 Eylül 2015 Çarşamba

Ankara’dan Abimiz Gelmiş

Tuğrul Türkeş ziyaretimizde gelmiş, bizim seçilmişlerde bir bayram havası. Kimininki “gerçek”, kimininki protokol “zorlaması.”
***
Kimdir Tuğrul Türkeş?
Öncelikle kendisi, uzun süre ülkücü hareketin önemli mevkilerinde bulunmuş bir faşisttir.. Bizim için kimliğinin asli bileşeni budur… Son zamanlarda ülkücüler arasında pek sevilmemektedir. Çünkü Türkiye’de iki seçim arası kurulan hükümete, partisi MHP’nin itirazına rağmen bakan olarak girmiş bir zattır… Bu sebeple adamızdaki yavru kurtlar tarafından “aramızda yıllarca bozkurt postunda gezen AK KOYUN” pankartları ile karşılanmıştır…

16 Eylül 2015 Çarşamba

Okullar Açılırken

Yeni eğitim yılı, herzamanki gibi başladı…
Çocuklar dışında eğitimin tüm öznelerinin hazırlıksız, özensiz, el yordamı ile giriştiği bir acayip başlangıç bu…
Okullar fiziksel olarak perişan durumda. Sınıflar bakımsız, binalar hazırlıksız, yeterli öğretmen yok…
Var olan öğretmenler ise bakanlık tarafından itinayla demoralize edilmiş halde…
Defter, kitap, kalem, silgi vs.’den ise hiç söz etmeyelim…
Eğitim camiasından ilk gelen haberler hep olumsuz…

9 Eylül 2015 Çarşamba

Kıbrıs Sorunu: Bugünün Görevi

Cumhurbaşkanı Akıncı’nın göreve gelmesi ile birlikte Kıbrıs müzakerelerinde yakalanan olumlu hava, her geçen gün bir anlaşmaya doğru ilerlemekte olduğumuza dair pozitif bir umuda dönüşmüş durumda…
Bölgemizde ve dünyadaki konjonktürel dengelere bakıldığında böylesi bir gelişmenin gerçekten de mümkün olabileceği ihtimali ortada…
Gelin güncel gelişmeleri daha iyi kavrayabilmek ve bugünün görevlerini çözümlemek adına, bildiğimizi sandığımız olguları bir gözden geçirelim.

2 Eylül 2015 Çarşamba

Elektrik ve Özelleştirme

Sermaye örgütleri geçtiğimiz hafta halkı yoklayarak, genel eğilimin “elektrikte özelleştirmeye” onay verecek noktaya gelip gelmediğini kontrol etti. Patron örgütlerinin hep birlikte imzaladıkları ve Kıb-Tek’in özelleştirilmesinin talep ettiği bildiri, neredeyse hiçbir tartışmaya yol açmadı...
Toplumumuzu bu kadar yakından ilgilendiren bir konuda yapılan, böylesi önemli bir açıklamanın, neredeyse hiç tartışılmaması ilk bakışta şaşırtıcı olabilir. Oysa bunun nedeni, halkın “elektrikte özelleştirme konusuna duyarsız” olması değil; tam aksine, çok büyük çoğunluğu ile halkın “elektrikte özelleştirmeye karşı olmak” konusunda kararını çoktan vermiş olmasıdır.

24 Ağustos 2015 Pazartesi

Sosyalist Alternatif, Gerçek İnsani Gelişim

"Reel Sosyalizmin Çelişkileri" kitabını okuduktan sonra, Lebowitz'in nasıl bir alternatif önerdiğini merak ederek okuduğum bu ufak kitapçık, tek kelime ile ufuk açıcı... Maddi çıkarların masaya yatırılarak, sosyalist bir perspektifin dışında tutulmasını, sadece planlama ve kamulaştırma ile yetinilmemesini ve Che'nin 'yeni insan' çağrısına uygun olarak, bugünden başlayarak kültürel bir inşaya girişilmesini öneriyor Lebowitz... Çok da mantıklı duyuluyor söyledikleri...

19 Ağustos 2015 Çarşamba

Kamil Hür’e Kim Saldırdı?

Kamil Hür, yaklaşık on yıldır her 16 Ağustos’ta bahçesine Kıbrıs Cumhuriyeti bayrağı çekiyor. Yanına da Kıbrıs Cumhuriyeti’nin garantörü konumundaki ülkelerin bayraklarını; TC, Yunanistan, İngiltere…
Son birkaç yıldır da Kıbrıs Cumhuriyetinin üyesi olduğu uluslararası örgütlerin bayraklarını eklemişti bu seremoniye…
Biz aynı fikirde olsak da olmasak da; kendi görüşünü, kendi fikrini, kendi siyasal duruşunu; demokratik çerçevede ifade eden değerli bir insandır Kamil Hür…
Ancak Kamil Hür’den rahatsız olanlar var…

12 Ağustos 2015 Çarşamba

Aslında Çalışma Yasağı Olmadığını Biliyor muydunuz?

Aşırı sıcak ve nemli hava nedeniyle 5-8 Ağustos tarihleri arasında İçişleri ve Çalışma Bakanlığı tarafından “dışarda, açıkta, güneş altında” çalışma yapılmasının yasaklanması, sosyal medyada çok tartışıldı. Süreç tamamlandığına göre, gelin kısaca bir değerlendirme yapalım...

5 Ağustos 2015 Çarşamba

Sıcaklar, İşçiler ve İşbirlikçikler

Sıcak...
Çoook sıcak...
Ama öyle sıcacık bir sıcak değil... Kızgın, nemli, bunaltıcı, kahrolası bir sıcak...
Oysa ne çok söyleyişimiz var sıcağı soğuğa yeğleyen...
Mesela kötüye giden bir ilişkiyi betimlemek için “aramıza soğukluk girdi” deriz veya ortamı geren birisini “soğuk rüzgarlar estirdi” diye tarif ederiz. Ve ilk izlenimimizin olumlu olduğu kişiden “bir sıcaklık oldu aramızda” diye bahsederiz.

29 Temmuz 2015 Çarşamba

Hükümete Güvenmek

UBP-CTP hükümeti Meclis’ten güvenoyu aldı. Toplam milletvekili sayısı 39 olan iki parti, hükümet kanadından 4 vekilin katılmadığı bir bileşimde 35 oy çıkardılar. Böylece ne CTP ne de UBP’nin içinden “çatlak ses” çıkmadan bu badire de atlatıldı...

22 Temmuz 2015 Çarşamba

UYUYAN “MEMURLAR” VE UYANIK PATRONLAR

Ne zaman işyerine girip bir şey alacak olsam, kamuda çalışanlarla ilgili hazırda bir espirisi vardı…
– “Noldu, sizin mesai saatleri gene mi değişti?”
– “Yoo… Neden?”
– “Hiiiç… Geçen gün Maliye Bakanlığı’nı aradım, bir işim vardı. Çaldı çaldı kimse açmadı da, değişti sandım… Uyurdu herhalde görevli memur… Eh bu sıcakta ben aptalım oşu çalışırım… Ha hah ha…”
Şakacı, komik bir adamdır kısacası ve esprilerini de hep kamu çalışanları üzerinden seçer…
“Sen Çalışma Dairesi’nde mi çalışırdın, yoksa Çalış ma Dairesinde mi?”
Ve bunun gibi yaratıcı espriler!

15 Temmuz 2015 Çarşamba

UBP, CTP, Yaşlılar ve Çocuklar

UBP ile CTP’nin bir koalisyon hükümeti kurması olasılığı özellikle solda ciddi bir tepki ile karşılaştı...
Bu tepkinin farklı versiyonları mevcut: Şaşıranlar, kızanlar, sevinenler, hayal kırıklığına uğrayanlar, normal karşılayanlar, savunanlar ve bence en ilginci şaşıranları küçümseyenler var...

8 Temmuz 2015 Çarşamba

ASGARİ ÜCRET, ÖZEL SEKTÖR VE SENDİKALAR

Özellikle sendikasız çalışan ve maaşı konusunda patron ile pazarlık yapma şansına sahip olmayan özel sektör çalışanları için yaşamsal önemi bulunan Asgari Ücret son altı yıldır yerinde sayıyor.
Brüt rakamlara kısaca bir göz atalım…
2003: 440 TL, 2004: 627 TL, 2005: 720 TL, 2006: 860 TL, 2007: 950 TL, 2008: 1190 TL, 2009: 1237 TL, 2011: 1300 TL, 2013: 1415 TL, 2014: 1560 TL ve 2015: 1675 TL.
İki yıllık periyotlar halinde gerçekleşen artış ise şöyle:
2003-2005:%63.63, 2005-2007: %31.97, 2007-2009: %30.21, 2009-2011: %5.09, 2011-2013: %8.84, 2013-2015: %18.37
Bu tabloya baktığımızda 2009’dan beridir neredeyse hiçbir artışın yaşanmadığı söylenebilir.

1 Temmuz 2015 Çarşamba

Bağımsızlık İstemek Milliyetçilik midir?

Baraka bağımsız ve halkları kardeş bir Kıbrıs istediği, bu uğurda mücadele ettiği için, bazı çevreler tarafından milliyetçi olmakla suçlanmaktadır. Kimisi bunu açık açık, çoğu da gizli saklı yapsa da; Baraka’nın etki alanı, etkinliği, gücü arttıkça bu tür söylemler de artmakta...
Peki bağımsızlık istemek gerçekten de milliyetçilik midir?
Baraka’nın değerleri arasında ‘bağımsızlık’ ve ‘enternasyonalizm’ vardır(1). Bu iki değer birbiri ile çelişiyor mu?

Birlik: “Che Kıbrıs’ta Yaşasaydı!”-Münür Rahvancıoğlu

Birlik, sol için kuru bir slogandan ibaret değil; sosyalist pratiğin üzerine kurulduğu, yüzlerce yıldır milyonlarca insanın uğruna bedel ödediği yaşamsal ve vazgeçilmez bir değerdir. Başarıya ulaştığında, sonucu devrimdir…
Komünist Manifesto “dünyanın bütün işçileri birleşin” sloganıyla biter…
Sosyalistler her tarihsel dönemde ve her coğrafyada halkın parçalanmış, birbirine kırdırılmış, düşmanlaştırılmış kesimlerinin birliği için çabalamış, egemenlerin bölücü girişimlerinin karşısında durmuştur.
Faşizm karşısında “birleşik cephe”, ikinci paylaşım savaşında “savaşan güçlerin birliği” olmuştur çağrımız; gençlik mücadelesinde “gençliğin devrimci eyleminin birliği.”
Milliyetçilik karşısında “halkların kardeşliği”ni savunan soldur; çünkü egemenlerin birbirlerine kırdırmaya çalıştığı halklar ancak birlikte olurlarsa güçlüdürler…
Çağdaş feminist hareket tarih sahnesine çıkmadan önce, kadın-erkek eşitliği için kıyasıya mücadele eden; kadınların oy hakkı, eşit vatandaş olarak tanınması ve anayasal yurttaşlık hakkı için hareketi sürükleyen soldur. Çünkü insanlığın yarısı ezilirken, kimse için kurtuluş olamayacağını bilir sosyalistler…
Gençlerin, kadınların, köylülerin, işçilerin, kamu emekçilerinin, ezilen halkların, yaşlıların ve dünyanın tüm lanetlilerinin birliği, solun hedefi egemenlerin kabusudur…

30 Haziran 2015 Salı

Sendikalaşma ve ILO Sözleşmeleri

Özel sektördeki emekçiler, en keyfi şekilde, güvencesiz çalışma koşullarına maruz bırakılıyor... Yıllardır devam eden bu durum Bağımsızlık Yolu'nun SENDİKASIZ ÇALIŞTIRILMAK YASAKLANSIN kampanyası ile çığlığa dönüştü. Öyle ki, bir süre sessiz kalan "işçi dostları" baktılar ki 'rüzgar dinmiyor', "bari, yönünü değiştirelim" demeye başladılar.
Şimdi, "ILO sözleşmelerinde yeri yok, OLMAZ"