1 Temmuz 2009 Çarşamba

Örgütlenelim

Kamu emekçilerinin %50’sine yakınının herhangi bir sendikaya üye olmadığı koşullarda yaşıyoruz. Üstelik sendikalı emekçiler de kandi aralarında bölünmüş ve etkisiz hale getirilmiştir. Sendikaların birçoğu bürokratik yozlaşma içerisine düşmüş, azımsanamayacak bir miktarı ise seçimlerde kendi oyundan başka birşey düşünmeyen partilerin etkisi altındadır.

Bu Oyunlara Tokuz

Ülkemizi yıllarca har vurup harman savurarak yönetmiş olan UBP, bir dönem muhalefette kaldıktan sonra yeniden iktidara geldi. Şimdi bizlere inandırılmak istenen daha önce “güllük gülistanlık” olan ülkenin sadece altı yılda harabeye döndüğüdür.
Seçimden önce bizlere cennet vaat eden UBP, şimdi bütçede var olan açığın çok büyük olduğunu ve sözlerini yerine getirememe sebebinin geçmiş dönem hükümetlerin icraatları olduğunu anlatmaktan icraat yapmaya fırsat bulamıyor. Kısacası verilen sözlerin tutulmasından vazgeçin, eldeki haklardan bile feragat etmemiz isteniyor.

2 Haziran 2009 Salı

Ücretsiz Kreş Talebi

Toplumumuzun ve kamu emekçilerinin yarısını oluşturan kadınlar, tüm çalışanları etkileyen genel sorunların yanısıra gerek iş gerekse özel yaşamlarında, kadın olmalarından kaynaklanan problemlerle de boğuşmaktadırlar. Toplumsal cinsiyet rollerinin eşitsiz bir şekilde kadınların omuzlarına yüklediği görevler öyle çoktur ki bir kadın –tıpkı eşi gibi- çalışıyor olsa da evin idamesi, çocuk, hasta ve yaşlıların bakımı gibi yeniden üretim alanında da emek vermek durumundadır. Kadının bu emeği, onun gününün ve gündeminin çoğunu meşgul etmekle beraber görünmez ve değersiz gibi algılanaktadır.

1 Haziran 2009 Pazartesi

Koltuk Aşkı Bir Başka

UBP hükümeti kurar kurmaz ilk iş olarak kamu emekçilerinin hayat pahalılığı artışını budadı. Yaratılan kaynak ile yapılan icraat ise torpilli dostların makam ihtiyacını karşılamak üzere müdür, müsteşar atamalarını başlatmak oldu.

Buyrun Protokole

UBP’li Maliye Bakanı Ersin Tatar’ın kamuda yetkili beş sendikayı makamına davet ederek fikir alışverişinde bulunması, 2007 yılından beridir kurulamayan protokol masasının yeniden kurulacağına dair fikirlerin ortada dolaşmaya başlamasına neden oldu.
2007 yılında yaşananlar ülkemizde “bağımsız sendikacılık” sloganının daha da yükselmesine neden olmuştu. Kendine yakın tüm sendikaları sunduğu protokolü imzalmamak konusunda sıkıştıran CTP, KTAMS’da umduğunu bulurken KTÖS’de bulamamıştı.

2 Mayıs 2009 Cumartesi

Sendikal Örgütlenme Üzerine

Sendikal Bürokrasi
Sendikal bürokrasi nasıl kırılır? Binlerce üyeye sahip bir sendikada, her bir üyenin sorunları ile teker teker ilgilenilmesi nasıl sağlanır? Üyelerin sendikayı ve sendikacıları kendilerinin dışında bir yapı olarak görmemesi nasıl hayata geçirilir?

1 Mayıs 2009 Cuma

İş Yasası’na Göre Geçici Personel Durdurulacak Olursa Ne Yapılmalıdır?

Sanılanın aksine, geçicilerin işi hükümetin iki dudağının arasında değildir. UBP hükümeti geçici kamu emekçilerini işten durdurmaya karar verdiği takdirde yasaya uygun bir gerekçe göstermek ve bunu durdurulacak personele yazılı olarak vermek zorundadır.

Kim Kalıcı?

UBP’nin hükümet olması ile birlikte, CTP döneminde işe alınan geçici kamu emekçilerinin durumunun ne olacağı da tartışılmaya başlandı. Geçici emekçiler arasında işten durdurulma konusunda yaygın bir tedirginlik havası hakim. Sendikaların hemen hepsinin konuya bakışı; “geçiciler durdurulursa yapabilecek hiçbir şey yoktur” yönünde...

22 Nisan 2009 Çarşamba

Seçim Sonuçları Üzerine Bir Değerlendirme


19 Nisan erken genel seçimleri, hem propaganda dönemi boyunca yaşananlar hem de seçim sonuçları nedeniyle yeni olguların ortaya çıkmasına neden oldu. Bu olguların değerlendirilmesi kapsamlı bir çabanın ürünü olabilir. Bu yazı sadece böylesi bir çabanın başlangıcı olarak anlaşılmalıdır.

Seçimlere doğru ilerleyen süreçte hükümetin büyük ortağı CTP’nin ciddi bir oy kaybına uğrayacağı, üstelik ana muhalefet partisi UBP’nin birinci parti olarak sandıktan çıkacağı aşağı yukarı belli olmuştu.

21 Nisan 2009 Salı

Boykotçulara Karşı Devrimciler, Devrimcilere Karşı Boykotçular



Murat arkadaş Baraka kültür Merkezi’nin duyuru-tartışma grubuna bir mail fwd’lemiş.
Belli ki Burak ve Harika isimli iki “harika” devrimci, Baraka’nın ve Argasdi’nin Marksizm ve parlamento konusundaki görüşlerini “marksizmin deforme edilmesi” olarak değerlendirmiş ve bu konudaki hassasiyetlerini Murat ile paylaşmışlar.

17 Nisan 2009 Cuma

Ergenekon Kıbrıs’ta



Türkiye kamuoyunu bir süreden beridir meşgul eden Ergenekon soruşturması Nisan ayı başından itibaren Kıbrıs gündeminde de yerini aldı. Türk-Metal Sendikası eski başkanı Mustafa Özbek’in evinde bulunan ve doğrudan Kıbrıs’la ilişkili belgelerde UBP Genel Başkanı Derviş Eroğlu ve eski Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın da isimlerinin geçmesi nedeniyle, Kıbrıs’taki seçim süreci daha da bir hareketlilik kazandı.

1 Nisan 2009 Çarşamba

Hizmet Alımı Ne Demektir?

Hizmet alımı, son zamanlarda yaygınlaşan bir istihdam şeklidir. Gerek dünyada gerekse de ülkemizde bu yöntemle istihdam edilen emekçiler hızla artmaktadır. Bugün özellikle devlet dairelerinde hizmet alımı statüsünde çalışan yüzlerce emekçi vardır. 

Kamu Emekçisi Tembel mi?

Kamu emekçileri olarak her ne kadar da sendikal anlamda bölünmüş de olsak, istenen seviyede bir mücadele yürütemiyor da olsak; ülkemizdeki en örgütlü kesimlerden birini oluşturmaktayız. Tıpkı bir diğer kamu emekçisi öğretmen kesimi gibi bizlerin de özlük haklarımız ve iş garantimiz sendikal mücadele sonucu ülke standartlarının üzerindedir.

Emeğin Gününü BÖLDÜRMEYELİM

1 Mayıs, işçilerin, emekçilerin uluslararası birlik mücadele ve dayanışma günüdür. 8 saatlik iş günü için verilen mücadelenin bu simgesel tarihinde tüm dünya emekçileri alanlara çıkarak DAYANIŞMA mesajı verirler.

Alanlarda Çalışmak



Devrim mücadelesi en genel hatlarıyla üç başlık altında yürütülür: Ekonomik-demokratik mücadele, ideolojik mücadele ve politik mücadele. 
İdeolojik mücadele; toplumsal iktidarın ele geçirilmesi doğrultusunda işçi sınıfının ve emekçi halkın çıkarlarına dayalı bir fikirsel çerçevenin oluşturulması mücadelesidir. Bu mücadele hemen yanı başındaki kapitalist sistemin hegomonyasının kırılması, kültürel emperyalizme karşı savaşılması ve sosyal demokrat, revizyonist yozlaştırma girişimlerine karşı direnilmesi görevleri ile iç içe geçer. Deyim yerindeyse ideolojik mücadele; ekonomik-demokratik mücadele ile politik mücadeleyi birbirine bağlayan bunların işlevselliğini sağlayan harçtır.