14 Ağustos 2013 Çarşamba

“Dün Erkendi, Yarın Geç; Zaman Tamam, Bugün!”



Bu yıl dördüncü kez 14 Ağustos’ta eylemde olacağız...
İlk iki yılında Anti-militarist Barış Harekatı adı altında bir eylem birlikteliği şeklinde gerçekleşen bu anlamlı etkinlik geçtiğimiz yıl bir bölünmeye sahne olmuştu...
Birçok insan için anlamsız ve gereksiz bir bölünmeydi bu...
Aslında bizim için de o günlerde kaçınılabileceğini düşündüğümüz bir olaydı...
Ama yaşananlar ortaya koydu ki, böyle bir bölünmeden kaçınılabileceğini düşünmekle yanılmışız o vakitler...

7 Ağustos 2013 Çarşamba

Elçi ve Biz



Latin Amerika’da yaygın bir söz vardır...
Derler ki, “Bu kıtada bütün ülkelerde darbe olur sadece ABD’de darbe olmaz. Çünkü Washington’da bir ABD Elçiliği yoktur...”
Bunun hiç de abartılı bir deyim olmadığını biraz haber okuyan herkes biliyor. Örneğin 2008’de darbecilerle birlikte çalıştığı anlaşılınca kovulmuştu ABD Elçisi Bolivya’dan... ABD de misilleme olarak Bolivya Elçisi’ni ABD’den kovunca, Venezüella destek çıkmış ve o da kovmuştu ABD Elçisi’ni...
Yani elçi, elçilik deyip geçmemeli, elçilik işi önemli, elçilik işi hassas...

3 Ağustos 2013 Cumartesi

Acısıyla Tatlısıyla Bir Ada - Türkçe Baskıya Önsöz



Kıbrıs adası, tarihi boyunca istilalara uğradı, dış güçler tarafından yönetildi ve kendi bağımsız gelişme dinamiğine sahip olamadı. Bunun sebebinin, adanın Doğu Akdeniz’in stratejik bir bölgesinde bulunması ve her dönemin hegemon gücü için yaşamsal çıkarlara sahip coğrafi konumu olduğu biliniyor. Kıbrıs üzerinde Fenike, Roma, Arap, Ceneviz, Bizans, Venedik, Lüzinyan, Osmanlı ve İngiliz hakimiyetleri biribirini takip ederken; adaya egemen olan güçlerin sırası ile bölgede hegemonyasını pekiştiren güçlerin sırasının örtüşmesi tesadüften ibaret değildir. Ada öylesine stratejik önem arzetmektedir ki, bölgeye hükmetmek isteyenin Kıbrıs’ı elde bulundurması neredeyse kaçınılmaz bir zorunluluktur.

31 Temmuz 2013 Çarşamba

Şimdi Yeni Şeyler Söylemek Lazım



“Dünle beraber gitti cancağzım / Ne kadar söz varsa düne ait / Şimdi yeni şeyler söylemek lazım.”
Mevlana 

Bir seçim süreci daha bütün patırtı gürültüsüyle sona erdi...
Seçimlerin açık galibi CTP hala zaferini kutluyor...
Solun çeşitli kesimlerinden örgütler veya bireyler, seçim sonuçlarında eski ezberlerini tekrar etmeye vesile olacak noktaları buluyor, tekrarlıyor...
Sağ açısından ise ciddi bir altüst oluş yaşandığı ortada, sonucun ne olacağı hala belirsizliğini koruyor...
***

23 Temmuz 2013 Salı

Toplu Hipnoz Ayini



28 Temmuz tarihine birkaç gün kaldı. Pazar akşamı sandıkların açılmaya başlaması ile birlikte bir toplu hipnoz ayninin daha sonuna geleceğiz ve yine toplumsal gerçekliğimiz ile baş başa kalacağız...
Yaklaşık iki aydır seçim partilerinin giderek yükselen vaatlerinin ve adayların giderek büyüyen hayallerinin yarattığı sarmal içerisinde ülkemiz...
Barajı geçip geçmeyeceği tartışmalı partiler, “şunu yapacağız, bunu yapacağız” diye yüksek perdeden atıyor... Bütün meclisin hep birlikte alamayacağı kararları, tek tek adaylar seçilmesi durumunda aldıracağını, yapacağını vaat ediyor...

16 Temmuz 2013 Salı

Vesayet ve İşgal



Kıbrıslı Türkler olarak içerisinde sıkıştırıldığımız cendereye ne isim vereceğimiz konusunda sıkıntılar yaşıyoruz. Yıllardan beridir bastırılan, söylenmesine izin verilmeyen, duyulmaz görünmez kılınan bir kelime var aslında bu konuyu tarif eden: İşgal...
Öyle ki, Kıbrıs’ta Kıbrıs halklarının sözü, etkisi ve yetkisi olmadığını herkes biliyor. Ancak bu durumu tarif ederken ısrarla işgal kelimesinden kaçınılıyor...

9 Temmuz 2013 Salı

Baraj’a ve Rahatsızlıklara Dair

28 Temmuz tarihinde gerçekleşecek olan erken genel seçimler için tarih giderek yaklaşıyor. Biliyorsunuz bu seçimlerde Birleşik Kıbrıs Partisi listelerinden ortak bir duruş sergileyen Toplumsal Varoluş Güçleri’nin bir parçası olarak Baraka adayları da taraf oldu.

3 Temmuz 2013 Çarşamba

Ankara Parayı Göndermezse Ne Olur?



Ankara parayı geciktirdi, ufak çaplı bir maaş krizi yaşadık...
Kimisi “bilgisayar bozuldu” dedi, kimisi “her şey geçici hükümetin beceriksizliğinden” diye açıkladı durumu...
Ama daha önceleri de sorulan bir sorunun, çok daha sık ve yüksek sesle sorulmasına neden oldu bu: “Ankara Parayı Göndermezse Ne Olur?”

1 Temmuz 2013 Pazartesi

Kıbrıs ve Savaş



“Savaş kötü barış iyi, kime sorsan söyler bu cümleyi
Bir yanda güçlü bir yanda haklı, hangisinin yanında yer almalı?”

Adamız Kıbrıs hem ticari hem de askeri anlamda önemli bir konuma sahip olduğundan, insan yerleşimi ile tanıştığı tarihten itibaren savaşların da merkezinde bulmuştur kendini. Doğrudan Kıbrıs ile ilgili olmayan meseleler dahi, bir şekilde adamıza yansımış örneğin Kudüs Krallığı’nı korumaya giden İngiltere Kralı Richard geçerken alıvermiştir onu...

26 Haziran 2013 Çarşamba

Siyasette Kirlenme



Seçimlerin gündeme gelmesinden çok önce de biliyorduk düzen partilerinin ne kadar birbirine benzediğini... Bu partilerin ilkesel, idealist, ideolojik hiçbir tutanağının kalmadığını biliyorduk seçimlerden önce de... Parti değişme, rüşvet, koalisyon için parti kurma, kişisel çıkar, eş-dost-tanıdık kayırmacılığı, yalan, hile... Ne ararsanız var bu sistemde...

29 Mayıs 2013 Çarşamba

Ne Geçmiş Tükendi Daha, Ne De Yarınlar



Bu yaşanan, UBP’deki ilk bölünme değil...
Bir çok bölünme, ayrılma vs. yaşandı geçmişte UBP’de...
Hatta ilk ciddi bölünme bile değil aslında...
İlk ciddi bölünme 1990’lı yılların başında dokuzlar grubunun ayrılması ve Demokrat Parti’nin kurulması ile yaşanmıştı...
Denktaş, Eroğlu ayrılığı denmişti o zamanlar yaşananlara...
Kişisel husumetler, çekişmeler ve sürtüşmelere dair onlarca hikaye anlatılmıştı.
Muhtemelen doğrudur bunların bir çoğu.
Ama hem o gün hem de bugün yaşananları açıklayan başka bir yaklaşım daha var...

22 Mayıs 2013 Çarşamba

Şaşılacak Şey



Meclis’te yaşananları hep birlikte takip ettik…
Gelinen noktada artık kaçınılmaz olan erken seçimin İrsen Küçük için olabilecek en iyi tarihe alınmasına CTP milletvekillerinin destek olması şaşılacak bir şey değil mi sizce de?
Kolayca cevap verilebilir buna belki…
Seçimin daha geç olması durumunda hükümet değişecekti, Kaşif ekibinin daha geniş bir manevra alanı olacaktı ve İrsen Küçük hem hükümet olanaklarından yoksun hem de en büyük rakibi daha güçlü bir pozisyondayken muhtemelen siyasetten silinecekti…

15 Mayıs 2013 Çarşamba

Duvara Tebeşirle Yazılan



“Liderler söz edince barıştan
Anlar halk savaşın geldiğini  
Liderler lanetlediğinde savaşı
Seferberlik emri yazılmıştır bile...  
Baştakiler der ki: Barış ve savaş iki farklı şey
Oysa rüzgarla fırtına gibidir
Onların  barışı ve savaşı
Savaş doğar onların barışından
Anasından doğan oğlan gibi”
B. Brecht

8 Mayıs 2013 Çarşamba

Yaşanmış Bir İmge



Bugün kafamda yaşanmış bir imge ile uyandım...
İlkokul birinci sınıftaydım...
Üç arkadaş, ortadaki ben, birbirimizin beline sıkı sıkı sarılmış yürüyoruz...
Yüksek sesle bir şarkı söylüyoruz... Şarkının ne olduğunu unuttum...
Bir sağa bir sola savrularak buluyoruz dengemizi.
Yanımdakiler avazları çıktığı kadar bağırıyorlar şarkının sözlerini...
Diğer çocuklar etrafımızdan akıp geçiyor...
Kimi oyun oynuyor, kimi kantinin önünde sıra bekliyor...
Kimse bize bakmıyor...
Benim gözlerimden sular seller gibi yaşlar akıyor...
Yüreğim ortasından ikiye bölünmüş gibi; sivri bir acı ile derin bir mutluluk ortasındayım...

1 Mayıs 2013 Çarşamba

Akıl, Yürek ve 1 Mayıs



“İşte: Şu güneşten düşen ateşte milyonlarla kırmızı yürek yanıyor! / Sen de çıkar göğsünün kafesinden yüreğini; / Şu güneşten düşen ateşe fırlat; / Yüreğini yüreklerimizin yanına at!”

Oturmuş kahvemi içerken gördüm onu...
Bir süreden beridir selamlaşmalarımızın sıcaklığını kaybettiği, hayatın bizi farklı yerlere savurduğu eski bir dosttu...
Memleketin durumu üzerine bir iki sözden sonra, “1 Mayıs’a katılmayacağım galiba ben” dedi, günah çıkarır gibi... Ve gerekçesini de ekledi, “size lafım yok ama, inandırıcı gelmiyor hiçbir örgüt bana...”
“Başkaları için değil, kendin için yürümelisin” dedim ona...
Gözlerimizi kaçırdık...