2009 yılı geride kaldı. “Kamu Emekçisi”nin yayın hayatına “merhaba” dediği yıl olan 2009 aynı zamanda biz emekçiler açısından önemli bazı gelişmelere de sahne oldu:
Öncelikle sermaye çevreleri ile içli-dışlı neo-liberal bir parti olan CTP; emekçi kesimlerde yarattığı hayal kırıklığının da etkisi ile hükümetçilik oyununda devre dışı bırakıldı. Ancak yerine getirilen parti olan UBP; aynı neo-liberal siyaseti daha sert araçlarla uygulayan bir faşist parti olduğunu kısa sürede gösterdi.
28 Aralık 2009 Pazartesi
1 Aralık 2009 Salı
Sendikal Bürokrasi ve Göç Yasası
23 Kasım’da yaşanan grev, miting ve eylemlerde sendikal bürokrasiden kaynaklı sıkıntılar bir kez daha gün yüzüne çıktı. Açıktır ki, üye ile bütünleşmiş demokratik ve bağımsız bir sendikal yapı söz konusu olsaydı, Göç Yasası’na çok daha yüksek katılımlı ve çok daha militan bir karşılık verilecekti. Bir çok emekçi yasaya karşı olmalarına rağmen sendikalara güvenmedikleri için eylemlere katılmadılar.
Göç Yasası Yetmez
Göç Yasası’nın Meclis’ten geçirilmesinden hemen sonra (ertesi gün) sermaye örgütleri bir açıklama yaparak, yasadan memnun olduklarını ancak “özel sektörün kalkınması için” daha bir çok kararlı uygulamanın hayat bulması gerektiğini ve sadece bu yasanın kendileri için yeterli olmadığını duyurdular.
Göç Yasası ve Özelde Çalışanlara Etkileri
UBP, Tüccar takımı ve bunların basındaki işbirlikçilerinin Göç Yasası’na karşı mücadele eden onurlu emekçilere karşı ısıtıp ısıtıp gündeme getirdiği iki temel tez var. Bunlardan bir tanesi “bu yasa mevcut çalışanları etkilemeyecek” diğeri ise “bu yasa kamuda çalışanlar ile özelde çalışanlar arasındaki maaş anomalisini düzeltmek amacı ile geçiriliyor” şeklinde özetlenebilir. Bu iki utanmaz yalanın birçok kişiyi etki altına aldığı da gerçek.
CTP ve Mücadele
Tek Sosyal Güvenlik sağlayacağı iddiası ile ve allı pullu bir çok sözle emeklilik yaşını arttıran, kadın emekçilerin yıpranma payını gerileten, eşel mobilin belirlenme süresini uzatmayı ve Göç Yasası’nı gündeme getiren ancak hükümet ömrü yetmedği için bu konuları UBP’ye devreden CTP; şimdi emekçilerin eylemlerini sahiplenen bir tavır içerisinde.
Onurumuzla Direndik
Sadece kamu emekçilerinin değil, emeği ile geçinmek isteyen dürüst her yurttaşın geleceğini karartacak Göç Yasası’na karşı; ONURUMUZLA DİRENDİK...
30 Kasım 2009 Pazartesi
UBP Kukla Mı İşbirlikçi Mi?
Kamu emekçilerinin Göç Yasası’na karşı vermekte olduğu mücadeleyi desteklediğini iddia eden Afrika Gazetesi, özellikle belli kavramlara yönelttiği ilginç yaklaşımlarla mücadeleye zarar vermektedir. Bunların en başta geleni toplumsal muhalefetin GÖÇ YASASI olarak isimlendirdiği yasayı; Afrika’nın ısrarla MAAŞ YASASI olarak telafuz etmesidir. Bu ifade mücadelenin toplumsal bir mücadele değil maaşlara endeksli bir mücadele olduğu izlenimini yaymaya yaramaktadır.
12 Kasım 2009 Perşembe
Barikatı Aşmak
Kıbrıs’ta son beş yılın en kitlesel, en militan ve en coşkulu eylemi 28 Ekim günü gerçekleşti. Eyleme coşku katan temel olgunun KTÖS’ün kararlı inisiyatifi ile polis barikatının üzerine yürünmesi ve yirmi yedi sendikaya üye binlerce emekçinin birleşik gücü sonunda barikatın aşılması olduğu kuşku görütürmez bir gerçek. İnsanlar sokaklarda, gençler okullarında ve emekçiler iş yerlerinde hala bu eylemi ve barikatın aşılmasını konuşuyorlar.
1 Kasım 2009 Pazar
Bak Şu Konuşana!
28 Ekim tarihindeki eylemden sonra Ekonomik Örgütler Platformu adı altında gazetelere tam sayfa ilanlar veren sermaye kesimi, çalışanlara akıl vermeye kalktı. Hükümetin icraatlarını savunarak kamuda çalışanlar ve özelde çalışanlar arasına nifak tohumları sokma amacını güttüğü açıkça belli olan ilanda bakın neler deniliyor:
“Ülkemizin en temel sorunlarından biri özellikle kamuda örgütlü bazı sendikaların sürekli olarak devletin bütçe imkanlarını ve ödeme gücünü sınamaktan vazgeçmemesidir.”
“Ülkemizin en temel sorunlarından biri özellikle kamuda örgütlü bazı sendikaların sürekli olarak devletin bütçe imkanlarını ve ödeme gücünü sınamaktan vazgeçmemesidir.”
Eylemcilere Dava
Kamu Çalışanlarının Aylık Maaş Ücret ve Diğer Ödeneklerinin Düzenlenmesi Yasa Tasarısı'na karşı 28 Ekim Çarşamba günü düzenlenen mitingde, 'Görevini yapan polisi engellemek ve tekmelemek suretiyle polisi darp etme' suçlamalarıyla, 19 eylemciye dava okundu.
2 Ekim 2009 Cuma
İskenderiye Kütüphanesi ve Dinsel Bağnazlık
Tarih boyunca bilimin gelişimini
hızlandıran en büyük etkenlerden birisi de kitaplar olmuştur. İnsanlığın yazıyı
bulması ile birlikte, hemen hemen her olayın ve güncel bilgilerin sonraki
kuşaklara aktarılmak üzere kaydı tutulmuştur. Böylece eskinin bilgileri sonraki
kuşaklara doğrudan doğruya geçmiş kuşakların yazılı eserleri aracılığı ile
devredilirken, yeni bilgilerin doğru temelde aranmasının da önü açılmış,
bilimsel uğraş daha kolay uygulanır olmuştur.
Din, Bilim ve Felsefe İlişkileri
Tarih boyunca toplumsal ihtiyaçlar ve
bu ihtiyaçların karşılanması, insanlığın en temel meselelerinden biri olmuştur.
Toplumsal ihtiyaçlar karşılandığı oranda bireysel mutluluğun yolu açılmış, bu
başarılamadığı oranda da bireyler sorunlarının çözümünü hurafelerde ve boş
inançlarda aramışlardır. Bu sebeple çağlar boyunca felsefenin en temel konusu
“insan”, “toplum” ve “insan-toplum ilişkileri” olmuştur.
Dosya: Yaşasın Bilim!
Argasdi’nin 16. sayısında dosya başlığı
“Yaşasın Bilim” olarak belirlendi. Bu tercihin birden fazla nedeni var:
Öncelikle 2009 yılı; “Yaratılış
İnancı”na indirilmiş ağır bir darbe olan
Darwin’in “Türlerin Kökeni” isimli kitabının yayınlanmasının 150. ve Galileo’nun
kendisi tarafından icat edilen teleskopla gökyüzüne bakışının 400. yılıdır. Bu
sebeple bu yıl hem “Darwin Yılı” hem de “Astronomi Yılı” ilan
edilmiştir.
1 Ekim 2009 Perşembe
Orman Dairesi Çalışanları
Bir sendika kendi örgütlenme alanında güvencesiz istihdamın yaygınlaşmasının sonuçta kadrolu çalışanların da haklarında gerilemeye neden olacağını anlamayabilir. Anlaması gerekir ama anlamayabilir. Ancak bir sendika güvencesiz çalışanları çalışan olarak kabul etmeme yanlışına nasıl düşebilir?
Tam Bir Rezalet: Asgari Ücret
Asgari Ücret Tespit Komisyonu 1 Eylül 2009 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yeni asgari ücreti belirledi. Buna göre aylık brüt asgari ücret 1237 TL. Bir yıl önce belirlenmiş olan asgari ücrete 47 TL artış yapılarak elde edilen bu rakamdan sonra bir ay çalışan bir emekçinin eline net 1075 TL geçecek. Önceki asgari ücret net olarak 1035 TL idi yani asgari ücrete net (emekçinin eline geçecek miktar olarak) sadece 40 TL artış yapılmış oldu.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)







