Mart ayının ilk haftası kktc Ülkü Ocakları’ndan bir heyet “Dünya
Emekçi Kadınlar Günü”nü vesile ederek, Meclis Başkanı Sibel Siber’i
ziyaret etmiş ve kendisine bir buket çiçek vermişti.
Basına yansıyan haberlere göre; ziyaret sırasında Ülkü Ocakları Derneği Genel Başkanı sıfatıyla konuşan Adem Yurdagül, “geçmişte olduğu gibi birçok derneğe katkı yaptıklarını, sürdürdükleri sosyal sorumluluk görevlerine devam edeceklerini” söylerken, CTP milletvekili Sibel Siber de “bu anlamlı günde yapılan ziyaretin kendisini memnun ettiğini” ifade etmişti.
9 Nisan 2014 Çarşamba
1 Nisan 2014 Salı
Modern Zamanlarda Ütopya ve Karşıütopya
İnsanın en
önemli yetilerinden birisidir hayal kurma yetisi...
Yaşam
koşulları içerisinde sıkışmış, bu sıkışıklığı aşmak konusunda önünde herhangi
bir umut görmeyen insan, tarihin en eski çağlarından beridir kafasında kurduğu
hayallere sığınmıştır. Daha güzel bir dünya, daha adil bir gelecek ve daha
uygun yaşam koşulları için ortaya konan çabalar bu hayallerle şekillenmiş,
uğruna mücadele etmeye değer bir nitelik kazanmıştır.
26 Mart 2014 Çarşamba
YENİLMEYİ HAKETMEK YADA KAÇMAK MEVZUSUNA GİRİŞ
“Gülünç
gözükme riskini göze alarak şunu söylemek istiyorum ki, gerçek
devrimcinin kılavuzu büyük bir sevgidir. Gerçek bir devrimciyi bu
niteliği olmadan düşünemezsiniz. Liderin belkide en büyük dramlarından
biri; tutkulu bir ruhu, soğuk bir zeka ile birleştirip kılı bile
kıpırdamadan acı dolu kararlar almasıdır.” Che Guevara
12 Mart 2014 Çarşamba
Seçimler ve İttifaklar
UBP ile DP’nin yaklaşan yerel seçimlere dönük olarak bir
işbirliği sürecine girmesi siyasal yelpazedeki güç dengelerini epey etkilemiş
görünüyor.
1990 DMP deneyiminden beridir hiçbir seçimde
işbirliği/güç birliği süreçlerine yaklaşmayan, hatta seçim dışı olaylarda dahi
kontrolü kendisinde olmayan hiçbir birlikteliğe sıcak bakmayan CTP, elindeki
sekiz belediye başkanlığını yitirebileceği tedirginliğine kapıldı.
Bu tedirginliğin de etkisi ile 10 Mart akşamı CTP
yetkilileri ile TDP yetkilileri “sosyal içerikli” bir akşam yemeği yediler.
26 Şubat 2014 Çarşamba
Vicdani Ret Haktır
Murat Kanatlı “zorunlu” seferberlik hizmetine gitmeyi
reddettiği için para cezasına çarptırıldı...
Bu para cezasını ödemeyi kabul etmediği için de on gün
hapis yatmasına hüküm verildi...
12 Şubat 2014 Çarşamba
Adalet Yoksa Barış da Yok
Siyasal görüşlerimle ilgili netleşmeye başlayıp çevremde
ne olup bittiğine bakmaya başladığım ilk günlerden itibaren farkına vardığım
bir olgu dikkatimi çekmişti: Ülkemde siyasal bölünmenin ana ekseni Kıbrıs’ta
bir barış/çözüm isteyenler ve bundan tedirgin olanlar/istemeyenler olarak
ayrılıyordu.
Benim için de Kıbrıs’ın ve Kıbrıs halklarının yeniden
birleşmesi/kardeşleşmesi olmazsa olmazlar arasındaydı ancak mesele bununla
kalmıyordu...
Kıbrıs’ta barış isteyen bir insan olarak, “liderler
arası” görüşmeler ilgimi çekmiyordu! Doruk anlaşmaları, imzalar, sözler,
taahütler, garantiler, kırmızı çizgiler vb.
beni heyecanlandırmıyordu! Köyün kahvehanesinde Kıbrıs sorunu ile ilgili
yürütülen tartışmalarda adanmış bir CTP üyesi olan babam da, köydeki UBP’liler
de aynı tutku ile tartışıyorlardı. Ancak asgari ücret, zamlar, işsizlik vb.
konularda aynı tansiyon oluşmuyordu...
5 Şubat 2014 Çarşamba
Bu Krizden Nasıl Çıkılır!
Dövizin önlenemez tırmanışı sürüyor...
Fazilerin yükseltilmesi, TC Merkez Bankası’nın elindeki
rezervlerin önemli bır kısmını piyasaya sürmesi veya yabancı sermayeyi çekmek
için yapılan hiçbir “şirinlik” bu tırmanışı durduramıyor...
Bu tırmanıştan, TC’nin yavrusu olarak kktc de fazlasıyla
etkileniyor elbette...
22 Ocak 2014 Çarşamba
Trafiğe Bunca Can Yetti - Kamera Değil Bisiklet ve Otobüs İstiyoruz
Bazı yazıları yazmak zordur, bu yazı da onlardan biri
işte...
Üç masum insanımızı gencecik kaybetmenin derin acısı ile
dağlıyken halkımızın bağrı, söylenecek ne olabilir ki bu ölümlerin üzerine...
Ölüm acısını yakınında hissedenler bilir ki; o konuşmanın
değil susmanın dilinden anlar yalnız...
Susmanın, düşünmenin, hatırlamanın, özlemenin, ağlamanın
ve yine susmanın...
Bu yüzden zordur bazı sözleri söylemek, bazı selamları
vermek, bazı yazıları yazmak...
15 Ocak 2014 Çarşamba
Aile Meselesi Değil, Erkek Şiddeti
Bu ülkede her türlü şiddet var; ekonomik, ekolojik,
sosyal, psikolojik, fiziksel şiddet...
Bu ülkede elinde en ufak bir erk bulunduran her odak
şiddet uyguluyor; asker, polis, müdür, patron, koca...
Bu ülkede şiddete maruz kalmayan canlı cansız kimse yok
gibi; ağaçlar, hayvanlar, çocuklar, kadınlar, işçiler, memurlar, yaşlılar,
dağlar, taşlar, denizler...
Ama her her olayda; şiddete maruz kalanı sözle de olsa
savunan, şiddet uygulayanı kınayan bir toplumsal yapı da var bu ülkede...
Bunun istisnası, “kocanın karısına” uyguladığı şiddet
sadece...
1 Ocak 2014 Çarşamba
Üretim’e Neo-ldu?
Annesine hediye vermek
isteyen küçük bir çocuk...
Önünde bembeyaz bir
kağıt, elinde renkli boyalar, yüzünde mutluluk, gözlerinde umut...
Ne yapıyor dersiniz?
25 Aralık 2013 Çarşamba
Zeren Mungan – Anlayışlı ve Cömer Bir Bakan
Fıkra bir çoğumuzun malumudur:
Canı sıkılan padişah, sıkıntısından kurtulmak için bir eğlence
arıyormuş kendine...
Bir gün vezirini yanına çağırmış; “Öyle bir kabahat işle
ki, özürün kabahatinden büyük olsun. Yoksa kellen gider” demiş...
Zavallı vezir, günlerce düşünmüş...
Padişahın bu alışılmadık isteğini nasıl yerine
getireceğine bir türlü karar verememiş...
En sonunda özürünün kabahatinden büyük olacağı bir yöntem
gelmiş aklına...
15 Aralık 2013 Pazar
İNGİLİZLERİN KIBRIS'TAKİ TARİHİ
Bu hafta bu sayfalarda, Khora Yayınları tarafından Kıbrıslı Türk yazın hayatına kazandırılmış, Kıbrıs’ın tarihinde hem sosyal hem de siyasal açıdan önemli olan 1878-1960 dönemini ele alan tarih-araştırma kitabı “İngilizlerin Kıbrıs’taki Tarihi”ni, kitabı yayına hazırlayan Münür Rahvancıoğlu ile konuştuk.
1 Aralık 2013 Pazar
Kıbrıs’ın “Limonları” Hala Acı
Kıbrıs’ın Acı Limonları Lawrence Durrell’in 1953-1956
yılları arasında bulunduğu Kıbrıs’ın Lapta köyünde edindiği izlenimlere dair
bir kitap. Söz konusu yıllar Kıbrıslı Elenlerin ENOSİS talebi ile yürüttükleri
politik, diplomatik girişimlerin sonuçsuzluğu nedeniyle yaşadıkları hayal
kırıklılığının yoğunlaştığı; giderek şiddete dayalı bir çözüm yolunu zorlamanın
tek alternatif olarak görüldüğü bir zaman dilimine denk düşüyor. 27 Kasım 2013 Çarşamba
ELEKTRİK ZAMMI GERİ ALINABİLİR
Elektriğe yapılan %30’luk zamdan sonra, halk içerisinde
iki büyük öfke dalgası yükseldi...
Öncelikle bu insafsız zammı yapan CTP ile DP’ye...
Ardından da yeterli tepkiyi örgütlemeye cesaret edemeyen tüm muhalif
örgütlere...
Sağcısından solcusuna, gencinden yaşlısına, kadınından
erkeğine, emekçisinden esnafına, memurundan işsizine kadar herkes bu zammı
insafsız buluyor, haksız görüyor ve geri alınmasını istiyor...
CTP ve DP’nin kendi tabanlarından hatta parti
yönetimlerinden dahi bu zamma tepki gösteren önemli sayıda insan mevcut. Yani
halk zammı kesinlikle onaylamıyor...
20 Kasım 2013 Çarşamba
Ben Elektrik Faturamı Ödüyorum
Elektrik faturalarına Bakanlar Kurulu tarafından yapılan
%30’a yakın zamdan sonra halkın zamlara nasıl bir yanıt vermesi gerektiği
konusunda halen sürmekte olan bir tartışma başladı...
Bazı çevreler bu insafsız zamma, zamlı elektrik
faturalarını ödemeyerek yanıt verilmesi gerektiğini savunuyor. Bu görüşe göre,
hükümet tarafından yapılan zammın tek bir amacı var; faturalarını ödemeyen
büyük sermaye çevrelerinin ve hükümetin kendi ödemediklerini halka ödetmek...
Bu yüzden eğer halk birlik olur ve faturaları ödemezse,
hükümetin oyunu bozulacak, sonuçta da zam geri alınacak!!!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)












