31 Temmuz 2013 Çarşamba

Şimdi Yeni Şeyler Söylemek Lazım



“Dünle beraber gitti cancağzım / Ne kadar söz varsa düne ait / Şimdi yeni şeyler söylemek lazım.”
Mevlana 

Bir seçim süreci daha bütün patırtı gürültüsüyle sona erdi...
Seçimlerin açık galibi CTP hala zaferini kutluyor...
Solun çeşitli kesimlerinden örgütler veya bireyler, seçim sonuçlarında eski ezberlerini tekrar etmeye vesile olacak noktaları buluyor, tekrarlıyor...
Sağ açısından ise ciddi bir altüst oluş yaşandığı ortada, sonucun ne olacağı hala belirsizliğini koruyor...
***

23 Temmuz 2013 Salı

Toplu Hipnoz Ayini



28 Temmuz tarihine birkaç gün kaldı. Pazar akşamı sandıkların açılmaya başlaması ile birlikte bir toplu hipnoz ayninin daha sonuna geleceğiz ve yine toplumsal gerçekliğimiz ile baş başa kalacağız...
Yaklaşık iki aydır seçim partilerinin giderek yükselen vaatlerinin ve adayların giderek büyüyen hayallerinin yarattığı sarmal içerisinde ülkemiz...
Barajı geçip geçmeyeceği tartışmalı partiler, “şunu yapacağız, bunu yapacağız” diye yüksek perdeden atıyor... Bütün meclisin hep birlikte alamayacağı kararları, tek tek adaylar seçilmesi durumunda aldıracağını, yapacağını vaat ediyor...

16 Temmuz 2013 Salı

Vesayet ve İşgal



Kıbrıslı Türkler olarak içerisinde sıkıştırıldığımız cendereye ne isim vereceğimiz konusunda sıkıntılar yaşıyoruz. Yıllardan beridir bastırılan, söylenmesine izin verilmeyen, duyulmaz görünmez kılınan bir kelime var aslında bu konuyu tarif eden: İşgal...
Öyle ki, Kıbrıs’ta Kıbrıs halklarının sözü, etkisi ve yetkisi olmadığını herkes biliyor. Ancak bu durumu tarif ederken ısrarla işgal kelimesinden kaçınılıyor...

9 Temmuz 2013 Salı

Baraj’a ve Rahatsızlıklara Dair

28 Temmuz tarihinde gerçekleşecek olan erken genel seçimler için tarih giderek yaklaşıyor. Biliyorsunuz bu seçimlerde Birleşik Kıbrıs Partisi listelerinden ortak bir duruş sergileyen Toplumsal Varoluş Güçleri’nin bir parçası olarak Baraka adayları da taraf oldu.

3 Temmuz 2013 Çarşamba

Ankara Parayı Göndermezse Ne Olur?



Ankara parayı geciktirdi, ufak çaplı bir maaş krizi yaşadık...
Kimisi “bilgisayar bozuldu” dedi, kimisi “her şey geçici hükümetin beceriksizliğinden” diye açıkladı durumu...
Ama daha önceleri de sorulan bir sorunun, çok daha sık ve yüksek sesle sorulmasına neden oldu bu: “Ankara Parayı Göndermezse Ne Olur?”

1 Temmuz 2013 Pazartesi

Kıbrıs ve Savaş



“Savaş kötü barış iyi, kime sorsan söyler bu cümleyi
Bir yanda güçlü bir yanda haklı, hangisinin yanında yer almalı?”

Adamız Kıbrıs hem ticari hem de askeri anlamda önemli bir konuma sahip olduğundan, insan yerleşimi ile tanıştığı tarihten itibaren savaşların da merkezinde bulmuştur kendini. Doğrudan Kıbrıs ile ilgili olmayan meseleler dahi, bir şekilde adamıza yansımış örneğin Kudüs Krallığı’nı korumaya giden İngiltere Kralı Richard geçerken alıvermiştir onu...

26 Haziran 2013 Çarşamba

Siyasette Kirlenme



Seçimlerin gündeme gelmesinden çok önce de biliyorduk düzen partilerinin ne kadar birbirine benzediğini... Bu partilerin ilkesel, idealist, ideolojik hiçbir tutanağının kalmadığını biliyorduk seçimlerden önce de... Parti değişme, rüşvet, koalisyon için parti kurma, kişisel çıkar, eş-dost-tanıdık kayırmacılığı, yalan, hile... Ne ararsanız var bu sistemde...

29 Mayıs 2013 Çarşamba

Ne Geçmiş Tükendi Daha, Ne De Yarınlar



Bu yaşanan, UBP’deki ilk bölünme değil...
Bir çok bölünme, ayrılma vs. yaşandı geçmişte UBP’de...
Hatta ilk ciddi bölünme bile değil aslında...
İlk ciddi bölünme 1990’lı yılların başında dokuzlar grubunun ayrılması ve Demokrat Parti’nin kurulması ile yaşanmıştı...
Denktaş, Eroğlu ayrılığı denmişti o zamanlar yaşananlara...
Kişisel husumetler, çekişmeler ve sürtüşmelere dair onlarca hikaye anlatılmıştı.
Muhtemelen doğrudur bunların bir çoğu.
Ama hem o gün hem de bugün yaşananları açıklayan başka bir yaklaşım daha var...

22 Mayıs 2013 Çarşamba

Şaşılacak Şey



Meclis’te yaşananları hep birlikte takip ettik…
Gelinen noktada artık kaçınılmaz olan erken seçimin İrsen Küçük için olabilecek en iyi tarihe alınmasına CTP milletvekillerinin destek olması şaşılacak bir şey değil mi sizce de?
Kolayca cevap verilebilir buna belki…
Seçimin daha geç olması durumunda hükümet değişecekti, Kaşif ekibinin daha geniş bir manevra alanı olacaktı ve İrsen Küçük hem hükümet olanaklarından yoksun hem de en büyük rakibi daha güçlü bir pozisyondayken muhtemelen siyasetten silinecekti…

15 Mayıs 2013 Çarşamba

Duvara Tebeşirle Yazılan



“Liderler söz edince barıştan
Anlar halk savaşın geldiğini  
Liderler lanetlediğinde savaşı
Seferberlik emri yazılmıştır bile...  
Baştakiler der ki: Barış ve savaş iki farklı şey
Oysa rüzgarla fırtına gibidir
Onların  barışı ve savaşı
Savaş doğar onların barışından
Anasından doğan oğlan gibi”
B. Brecht

8 Mayıs 2013 Çarşamba

Yaşanmış Bir İmge



Bugün kafamda yaşanmış bir imge ile uyandım...
İlkokul birinci sınıftaydım...
Üç arkadaş, ortadaki ben, birbirimizin beline sıkı sıkı sarılmış yürüyoruz...
Yüksek sesle bir şarkı söylüyoruz... Şarkının ne olduğunu unuttum...
Bir sağa bir sola savrularak buluyoruz dengemizi.
Yanımdakiler avazları çıktığı kadar bağırıyorlar şarkının sözlerini...
Diğer çocuklar etrafımızdan akıp geçiyor...
Kimi oyun oynuyor, kimi kantinin önünde sıra bekliyor...
Kimse bize bakmıyor...
Benim gözlerimden sular seller gibi yaşlar akıyor...
Yüreğim ortasından ikiye bölünmüş gibi; sivri bir acı ile derin bir mutluluk ortasındayım...

1 Mayıs 2013 Çarşamba

Akıl, Yürek ve 1 Mayıs



“İşte: Şu güneşten düşen ateşte milyonlarla kırmızı yürek yanıyor! / Sen de çıkar göğsünün kafesinden yüreğini; / Şu güneşten düşen ateşe fırlat; / Yüreğini yüreklerimizin yanına at!”

Oturmuş kahvemi içerken gördüm onu...
Bir süreden beridir selamlaşmalarımızın sıcaklığını kaybettiği, hayatın bizi farklı yerlere savurduğu eski bir dosttu...
Memleketin durumu üzerine bir iki sözden sonra, “1 Mayıs’a katılmayacağım galiba ben” dedi, günah çıkarır gibi... Ve gerekçesini de ekledi, “size lafım yok ama, inandırıcı gelmiyor hiçbir örgüt bana...”
“Başkaları için değil, kendin için yürümelisin” dedim ona...
Gözlerimizi kaçırdık...

24 Nisan 2013 Çarşamba

Meeemur



Kamuda istihdam edildiği halde özelde ikinci bir iş yapan “memur” hakkında ne düşünürsünüz?
“Karşı”sınız değil mi? Belki bazılarınız, sadece “karşı” değildir, “şiddetle” karşıdır...
“Devlet”te, işlemeden kazandığı paracıklarının yanına, özelden kazandığı paracıkları da katan “doymak bilmez memur”a karşı olunmaz mı hiç?
Üstelik, bu ülkenin, gencecik pırıl pırıl çocukları işsiz dolaşırken!
“Çalışmayacaklarsa devleti bıraksınlar efendim”, ki işe ihtiyacı olan girsin...
Ya da “ikinci iş yapmasınlar” ki biraz da gençler sebeplensin...

17 Nisan 2013 Çarşamba

Fazıl, Tayyip, Hayyam, Nazım



Fazıl Say Tweeter’de bir dörtlüğünü paylaşmış Ömer Hayyam’ın...
Bu paylaşım sebebiyle “halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya dini değerleri aşağılama” suçu işlediği hükmüne varan TC Mahkemeleri, Fazıl Say’ı 10 ay hapis cezasına mahkum etti. Daha sonra hapis cezasını beş yıl içinde aynı tür bir suçu işlememe koşulu ile tecil etti...
Hepsini gazetelerden okuduk, televizyonlardan dinledik...

10 Nisan 2013 Çarşamba

Umut Ayakta



Çevremde karamsar bir insan olarak bilinirim....
Günümü ve yarınımı olası en olumsuz sonuca göre planlar, önlemlerimi de ona göre alırım...
Ama durum değerlendirmesi yaparken karar vermemi sağlayan kriter, nerede durduğum değil nereye doğru hareket ettiğimdir genelde...
Benim fikrime göre, anlık konumunuzun nerede olduğundan daha önemli olan şey, hareket yönünüzün ne tarafa olduğudur...