Ece Temelkuran, Everest
Yayınları, 2006
1 Ağustos 2006 Salı
Gittik Gördük Hepsi de Özgürlükçü Çocuklar*
Kapitalizmin bizlere tek seçenek olarak sunduğu
rekabetçi, bencil, kendini beğenmiş, köşe dönücü kültürün yerine özgürlükçü,
eşitlikçi, dayanışmaya dayalı bir kültür örmek üzere yola çıkarken ilhamımızı
Dünya Sosyal Formu (DSF)’den aldığımızı hiçbir zaman gizlemedik. İlhamını
DSF’den alan bir başka yapı, Avrupa Sosyal Formu (ASF), 2006 yılı buluşmasını
Yunanistan’da gerçekleştirirken; Baraka’dan dört aktivist; Besim, Saadet, Mine
ve ben bir yıllık çabamızın ürünü “Biradada Birarada” filmimizle Atina
yollarını tuttuk.
Sosyal Güvenlik ve Genel Sağlık(sızlık) Sigortası Yasası ve Sağlık Sistemi
Kamusal hizmetlerin
piyasaya devredilmesi dünyadaki tüm neo-liberal hükümetlerin ev ödevi
durumundadır. Bir hükümetin Dünya Bankası, IMF ve AB’nin vahşi kapitalist
yöntemlerini mi; yoksa, Küba, Venezüella, Bolivya gibi ülkelerin emek dostu
politikalarını mı takip ettiğini eğitim, sağlık gibi kamusal hizmetlerle ilgili
tavırlarında gözlemleyebiliriz.
Argasdi Hammaliye Kurulu (Sayı 3.5)
Yerel seçimlerin propaganda dönemi boyunca en çok
duyduğumuz sözcük GÜÇ oldu... Bir yandan “tam güçle iktidara” gelmek
isteyenler, diğer yandan “doğruya güç ver” diyerek muhalefet edenler ve seçime
bile girmediği halde “güç” isteyenlerin yarattığı görünüm, memleketi tam bir
‘güçsüzler yurdu’ havasına soktu...
1 Mayıs 2006 Pazartesi
Argasdi Hammaliye Kurulu (Sayı 2.5)
-
Eskinin mücadele yöntemlerine dayalı stratejiler iflas etmiştir. Eski
örgütlenme ve mücadele yöntemleri direnişe katkı sunmak bir yana, egemenlerin
politikalarını meşrulaştırmaya hizmet etmektedir.
-
Adamızın yeniden birleşmesi yolunda Baraka Kültür Merkezi; şarkı, şiir,
tiyatro, sinema ve politik mücadele yöntemlerine dair durmak bilmez bir
üretkenlik sergiliyor. Adamızdaki tüm olumlu unsurlar için bir çekim ve ilham
kaynağı oluyor.
2 Nisan 2006 Pazar
Köprüden Geçemedim
2005
yılının son ayları ile 2006 yılının ilk ayı, Kıbrıs Türk Yönetici Eliti’nin
çözümsüzlük yolunda attığı yaratıcı bir adımla damgalandı. Lokmacı Barikatı ile
yatıp Lokmacı Barikatı ile kalktığımız, “barış istemeyen Rumlar’ın gerçek yüzü”
ile bir kez daha karşılaştığımız, milli birlik ve bütünlük içinde “Rumlar”a
geri adım attırmak yolunda seferber olduğumuz, televizyonundan gazetesine
bakkalından bürokratına “barışçı hislerle dolup” şövenist konuşmalar yaptığımız
bu süreçten geriye; yarım bir köprü kaldı...
12 Mart 2006 Pazar
Anayasa Demokratikleşiyor mu?
2 Ocak 2006
tarihinde, 18 CTP (Cumhuriyetçi Türk Partisi) Milletvekili tarafından Anayasa
Değişikliği için bir Yasa Önerisi Meclis Başkanlığı’na sunuldu. Halen
yürürlükte olan Anayasa 1985 yılında yürürlüğe girmiş ve o günden bu yana da
hiçbir değişikliğe uğramamıştır. Anayasa (Değişiklik) Yasa Önerisi, temel
felsefe anlamında mevcut Anayasaya dokunmazken; kamu görevlilerinin siyasi
partilere üye olmalarını engelleyen hükmü ve ölüm cezasını kaldırarak, iki
konuda ciddi değişiklikler yapılmasını gündeme getiriyor.
20 Kasım 2005 Pazar
Sınıf Mücadelesi Başlarken
Ekim ayının son haftası Kıbrıs Türk
Yönetici Eliti için bir bayram havasında geçti. Ayın ilk günlerinde büyük
birader ABD’nin savaş bakanı Condoleezza Rice tarafından ABD’ye davet edilen
Cumhurbaşkanı Talat ve beraberindeki heyet “verimli” temaslarda bulundular. Yaygın
Medyanın ve asker-sivil yönetici elitin neşesi öylesine doruktaydı ki, bunun
verdiği dinamizmle peşpeşe çarpıcı açıklamalarda bulundular.
10 Ağustos 2005 Çarşamba
Kayıplarımız da Acılarımız da Ortak
*
Savaşa Hayır Koalisyonu-Kıbrıs’ın, savaşın masum kurbanlarını anmak ve
ölümlerden dolayı her toplumun kendi üzerine düşen sorumluluğu kabul etmesini
sağlamak amacıyla düzenlediği etkinlik büyük bir ilgi gördü
9 Ağustos 2005 Salı
DEĞERleri Yaşamımıza Uygulamaya Değer Mi?
“Ben özgürüm” diyordu genç adam. “Özgürüm ve bana
ne yapacağımı söyleyen kurallara ihtiyacım yok. Sen neden sürekli eşitlik,
küreselleşme gibi politik meselelerle uğraşıyorsun ki, neden tüm bunları
boşverip keyfine bakmıyorsun?”
8 Ağustos 2005 Pazartesi
Bir Kelime Bir İşlem: ÜNİVERSİTE (ÜN-VEREN-SİTE)
Rivayete göre üniversite kelimesi ingilizce
“universal”dan yani evrensel olandan gelmektedir. Ve köken olarak da yerel’in,
milli’nin veya devlet’in önceliklerini değil evrensel olanın arayışını
simgeler. Tabii hemen tahmin edebileceğiniz gibi bu solcu
işi bir uydurmadır. Solcular her zaman yaptıkları gibi kavramların anlamını
saptırmakta, bu kavramlara olmadık manalar yükleyerek kendi pis, komünist,
arsız çıkarları için güzelim kelimelerin ırzına geçmektedirler.
Eğitimde Özelleştirme Saldırısı
* Baraka Kültür Merkezi eğitim-sağlık vb.
hizmetlerin özelleştirilmesini öngören mevcut sürece karşı mücadele edeceğini
vurguladı.
Dünya Emekçi Kadınlar Günü
* “Kadın duyarlılığının”, “anne sevgisinin”,
“kadının aileyi bir arada tutma işlevinin” yani aslında, “kadının sistemin
devamlılığını sağlamaktaki görevinin” tekrarlandığı etkinliklere alternatif bir
etkinlik
30 Temmuz 2005 Cumartesi
Avrupa’da Referandumlar
Fransa
ve Hollanda’da yaşanan referandum yenilgisi sermaye ideologları ve medya
tarafından gerçek anlamından arındırılarak sunulmaya devam ediyor. Kıbrıs’ın
Kuzeyinde de farklı bir durum yok. Dünyanın her yerinde olduğu gibi burada da,
neo-liberaller anayasaya hayır diyen ezici çoğunluğu, piyasanın sorgulanamaz
ilkelerini sorguladıkları için yargılıyorlar.
15 Temmuz 2005 Cuma
Özelleştirme Karşıtı Eylemlerde Baraka'nın Duruşu Nedir?
Sermayenin 1970’li yıllardan itibaren
içine girdiği kriz ortamı, bu krizden çıkış amacıyla bir saldırı programı
olarak neo-liberalizmi gündeme getiriyor. Neo-liberalizm krizden çıkış ve kar
oranlarının düşmesinin durdurulması için sermayenin reçetesidir. Bu reçete
(neo-liberalizm) emekçi sınıflar aleyhine ekonomik ve toplumsal ilişkilerde
dönüşümü ön görüyor.
Neo-liberal saldırı, kapitalist
toplumsal yapının ve sermaye çıkarlarının gereğidir. Bu yüzden bizler;
eşitlikçi, özgürlükçü, dayanışmanın erdem olduğu bir toplumsal düzen için,
emeğin enternasyonal kardeşliğini esas alan bir çizgide anti-kapitalist
mücadeleyi kendimize yol olarak görüyoruz.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
