1 Ağustos 2007 Çarşamba

Argasdi Hammaliye Kurulu (Sayı 7.5)



Hızlı ve sıcak bir yaza başladığımız daha nisan sonundaki öğretmen sendikalarının genel kurullarından belli oluyordu. Genel kurullarda yaşananlar; Egemen Blok’un yerel kanadını oluşturan CTP üst düzey yöneticilerinin genel tavrını değiştirmese de, öfke ve kararlılıklarını ciddi olarak arttırdı.

Cumartesileri Beleş Çalışıyoruz



İş Yasası’na göre: “Herhangi bir hafta içinde yemek saatleri hariç olmak üzere, günde sekiz saatten, haftada toplam kırk saatten fazla bir süreyle çalışma yapılamaz.” Ancak ülkemizde yazılı olmayan patron yasası da şöyle söyler: “çalışanlar leyhine hiçbir yasa uygulanamaz!”

1 Mayıs 2007 Salı

Sendikalaşalım Dediler İşsiz Kaldılar



Mart ayı içerisinde özel sektör çalışanlarını yakından ilgilendiren bir gelişme yaşandı. Dev-İş’e bağlı Emek-İş sendikasının Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi’nde örgütlenme girişiminde bulunması üzerine, patron buna baskılar ve işten atmalarla yanıt verdi.

Sermayenin Kültüre Saldırısı



Lefkoşa Türk Belediyesi’nin yeni belediye başkanı Cemal Bulutoğluları, kültür-sanat derneklerine tırpan vuran yeni bir uygulama başlattı. Yeni uygulamaya göre, Arabahmet Kültürevi, artık kullanmak isteyenlere para karşılığı kiralanacak.

Trafiğe Bir “Kurban” Daha



Trafik sorunu tüm yakıcılığı ile yine gündemimize yerleşiverdi. Hemen her gün gerçekleşen trafik kazaları ve sonucunda ortaya çıkan yaralanmalar ve ölümler inkar edilemez bir travmaya neden oluyor. Aileler çocuklarının,eşlerinin, akrabalarının trafik kazaları sonucunda ölümlerine yas tutarken, görsel ve yazılı basın bu yasa ortak oluyor. Tüm halkımız, açık bir  duyarlılıkla trafik sorununa bir çözüm bulunması yönünde temennilerini dile getiriyor.

Argasdi Hammaliye Kurulu (Sayı 6.5)



Bir rivayete göre, yollara fotoğraf makineleri yerleştirilecek ve trafik kazaları azalacaktı. Tesadüf eseri bu bir süreliğine mümkünmüş gibi de göründü. Ancak ardı ardına gelen ölümlü trafik kazaları ile hükümetin tek “başarılı” icraatı da fos çıkmış oldu. Yanımıza “kar” kalan ise yollardaki kameralar oldu.
“Eski solculardan iyi reklamcı olur” diye bir iddia vardır.

1 Şubat 2007 Perşembe

Çalışma Yaşamında Haklarımız



Öyle bir ülkede yaşıyoruz ki her alanda çifte standart, her alanda bir eşitsizlik vardır. Özellikle Kıbrıs Sorunu’nun çözümsüzlüğü koşullarında, tüm sorunlarımızı ertelemek, her derdimizi çözüme, barışa havale etmek Kıbrıs Türk Halkı’nda bir alışkanlık haline gelmiştir.

Toplam Kalite Yönetimi Köleliktir!



Sosyal Güvenlik ve Genel Sağlık Sigortası Yasa Taslağı’nın uygulanmaya başlamasıyla sağlık bir hak olarak algılanmaktan çıkacak, kar amacı güden bir hizmet olarak algılanmaya başlanacaktır. Bu amaçla yürürlüğe konması planlanan uygulamalarla ilgili gazete haberlerine her geçen gün daha sık rastlamaya başladık.

Argasdi Hammaliye Kurulu (Sayı 5.5)



Argasdi 2007 yılını üç aylık periyodunu aksatmadan karşılamanın gururunu taşıyor. Geçtiğimiz yıl yayınladığımız 3 sayımızda da güncel meselelerin teorik açılımları ve bunların pratik faaliyet içinde ifade ettiği anlamları incelemeye özen gösterdik. Bu arada da kitap tanıtım, dünyadan haberler, bellek, köyler gibi sürekli sayfalarımızı süreç içinde şekillendirdik. Bu sayımızdan itibaren sürekli sayfalarımız arasına Lise ve Çalışma Yaşamı sayfalarımız da katılıyor.

4 Ocak 2007 Perşembe

CTP Neye İhanet Etti?



Hükümete ve onun ana bileşeni olan CTP’ye karşı uzun bir süredir Kıbrıs Türk Halkı içerisinde kolayca farkedilen genel bir huzursuzluk/hayal kırıklığı var. Bu huzursuzluğun/hayal kırıklığının kaynağı konusunda çeşitli çevrelerin farklı yorumları olduğu da bir gerçek. 

Haksızlığa Uğramış Bir Kitap



Paşalar Papazlar, Niyazi Kızılyürek, Kıbrıs Defterleri, 1988
İnsan okuyup da beğendiği bir kitabı başka insanlara tanıtırken, o kitabı okumaları ve kendisinin haz duyduğu yönlerinden faydalanmaları amacını güder. Ancak Paşalar Papazlar söz konusu olduğunda bu amaca ulaşmak ne kadar mümkündür tartışma kaldırır.

1 Aralık 2006 Cuma

Küresel Direniş İçin Mücadele Stratejileri Ya Da Bütün Yumurtaları Bir Sepete Koymak Doğru Mudur?



Bu birleşim bayrağımız altında toplananların tamamını gösteriyor: Akıntı yönünde gitmeyi sevmeyen cesur insanlar var, bu onların karakteridir. Hiçbir zaman disipline edilememiş zeki insanlar vardır ve daima daha radikal ya da bağımsız bir eğilimi aramış; onlar bizim yolumuzu buldular.
Ama, her iki grup da işçi hareketinin genel akıntısı açısından “dış”unsurlardır. Bu kişilerin değerlerinin olumsuz bir noktası vardır. çünkü akıntıya karşı yüzmeyi ilke haline getirenler, kitlelerle bağ kuramaz!
Örgütümüzün toplumsal bileşimini eleştirmeli ve dönüştürmeliyiz, ama aynı zamanda bunun gökten zembille inmediğini, tersine nesnel durum kadar bu dönemdeki tarihsel misyonumuzun karakteriyle de belirlendiğini anlamalıyız...
Leon Troçki, 1939

17 Kasım 2006 Cuma

Fin Önerilerini Yeniden Okumak



Geçtiğimiz haftalarda Finlandiya, yazılı olmayan ancak iki tarafın da anlaşarak uygulayabileceğini iddia ettiği önerileri ile Kıbrıs Sorunu’nda yeni bir öneriler dizisine imza attı. Kıbrıs’ta süregelen çözümsüzlüğün çeşitli öneriler, planlar, fikirler ve paketler yoluyla çözümlenme girişimleri yabancı olmadığımız bir durumdur.

10 Ekim 2006 Salı

Hükümet İstifa, Halk İktidara



Üçü Ulusal Birlik Partisi (UBP), biri Demokrat Parti (DP)’den toplam dört milletvekilinin partilerinden istifa ederek, Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) ile koalisyon kurmak üzere yeni bir parti kurmaları; Kuzey Kıbrıs’ın gündemine bomba gibi düştü.

26 Eylül 2006 Salı

Barış Günü Vesilesiyle



Baraka Kültür Merkezi olarak 1 Mayıs ve 1 Eylül tarihlerinin bizim için özel bir anlama sahip olduğunu her zaman vurguladık. 1 Mayıs, emekçi/ezilen sınıfların uluslararası birlik mücadele ve dayanışma günüdür. Ezilenler ve onların safında mücadele edenlerin duyarsız kalamayacağı evrensel bir gündür 1 Mayıs. Oysa 1 Eylül tarihi ülkemizin özel koşulları gereği dünyanın pek çok coğrafyasından farklı bir anlamlar bütününü barındırır bizim için.