21 Nisan 2005 Perşembe

Anlaşma – Çözüm – Barış – Devrim



17 Nisan seçimleri sonuçlanıp da Cumhuriyetçi Türk Partisi adayı M.A. Talat Cumhurbaşkanlığına seçildikten sonra, Kıbrıs adasında anlaşma/çözüm sürecinin hızlanıp hızlanmayacağına dair ciddi bir beklenti ortamı oluşmuş durumda. Ezici bir çoğunluğu oluşturan kampta, “süreç hızlanır, Talat adayı barışa taşır” diyenler bulunuyor. Azınlıkta kalan bir gurup insansa, Talat’ın adayı barışa taşımak yerine partisini ve kitlesinin önemli bir kısmını sağa taşıdığını düşünüyor.

18 Nisan 2005 Pazartesi

Bir Kelime Bir İşlem: Sanat-Sanatçı



Sanat, duygusal, düşünsel vede fiziksel olarak gayet gelişmiş bir üretim biçimdir. Bu üretimi yapmak öyle herkesin becerebileceği bişey değildir. Bunun için de sanatçı gerekir. Sanatçının sanatını üretmek için kendinden başka hiçbirşeye ve hiçkimseye ihtiyacı yoktur. Sanatçı ile sanatı arasına hiçbirşey girmemelidir. Ola ki bir dış faktör devreye girerse sanatçı da sanat da olumsuz etkilenir. Bu sebepten de en sanatsal sanat, kimsenin anlamadığı ve kimsenin (sanatçı dışında) işine yaramayacak olan sanattır. Bir sanat yapıtı ne kadar anlaşılmaz olursa, o kadar sanattır.

11 Nisan 2005 Pazartesi

Trafik Kazalarını Önlemek Adına Yapılan Komiklikler

Memleketin trafik sorunu malum.
Bu sorunun hepimizi ilgilendiren bir boyutta olduğu da gerçek.
Böyle bir konu üzerinden mizah yazısı yazmaya kalkışmak da, hayatında hiç mizah yazısı yazmamış bir acemiye düşerdi zaten. Ancak bu faaliyete Vasvi ile Halil’in tehdit ve şantajları ile girişmek zorunda kaldığımı, aslında; ciddi, politik ve gıcık yazılarımı bırakmak gibi bir niyetim olmadığını ve bir daha da mizah yazısı yazmaya çalışmayacağımı başından sizlere açıklarsam belki sizin için de benim için de daha iyi olur.

7 Mart 2005 Pazartesi

Kuzeydeki Seçimlerden Geriye Ne Kaldı?


Emek pazarı, büyük işsizler havuzu, klasik yukardan aşağıya örgütlenme, üyelik aidatlarının otomatik kontrolü ve resmi örgütlenme şekline meydan okuyor. Hiçbir seçim partisi ve sendika patronu, örgütleme yapmak ve ağlayan çocukların, hemen yiyecek talep eden kadın militanların ya da küreselleşme ve işsizlik üzerine verilen uzun söylevlerden sıkılmış işsiz genç erkeklerin arasında buz gibi donduran ya da terleten sefil yerlerde yapılan toplantılara katılmak için kenar mahallelerin çamurlu, kaldırımsız yollarında zahmetli yürüyüşler yapmaya gönüllü değildir.
Cosmopolitik Dergisi Sayı:2

22 Şubat 2005 Salı

2005 Şubat Seçimleri İle İlgili Röportaj / İstanbul IMC



Kuzey Kıbrıs’ta gerçekleşen erken seçimler geçtiğimiz yıllara oranla zayıf ve heyecansız geçti. Yedi partinin yarıştığı seçimlerde katılım oranı 1 yıl önceki seçimlere göre 6 puan düştü ve %80 pranında gerçekleşti.

2 Şubat 2005 Çarşamba

Seçimler ve Seçenekler



“Seçmen kötü bir devrimci, devrimci kötü bir seçmendir.”
V. I. Lenin

Seçimler yaklaştıkça tansiyon yükseliyor. Oysa seçimlerin bizlere sunduğu seçenekler, farklı partilerin politikaları ve iktidar yarışı ile sınırlı değil. Seçeneklerimiz; aşağıdan, doğrudan ve demokratik bir dönüşümün imkanlarını zorlamakla, yukardan ve "bilenlerin" iktidarına zemin hazırlamak arasında şekilleniyor. Ki bu seçenekler seçim zamanları ile de sınırlı değil. Seçimden önce de, seçimde de, seçimden sonra da gündemde. Yeter ki bunun getireceği sorumluluğu (yalnızca sözde değil pratikte de) sırtlanmaya hazır olalım.

22 Aralık 2004 Çarşamba

Avrupa Birliği ve Sosyalistler / “Evet”çi Bir Dosta Mektup



Hisse BİR: Kolumuzda sepet, başımızda kırmızı başlık, tek başımıza ormanda dolaşmayalım (orman tehlikelerle doludur)
Hisse İKİ: Her takkeli ve entarili kadını ninemiz sanmayalım (taş düşebülü, kurt çıkabülü)
Hisse ÜÇ: Sorduğumuz sorulara mantıklı ve akla uygun yanıtlar veren herkese inanmayalım (önce bi bakalım, araştıralım, okuyalım, okutalım, abone edelim ondan sonra karar verelim)
Hisse DÖRT: Kurdun içinden çıkmak için illa önce kurdun içine girmek gerekmez!
AB İçin Bir Masal İncelemesi, Kırmızı Başlıklı Kız,Cosmopolitik

9 Ağustos 2004 Pazartesi

Biz Biz Üniversiteliyiz



Ütopya ne işe yarar?
Ütopya önümüzde uzanan ufuk çizgisi gibidir. Siz ona doğru bir adım atarsınız, o sizden bir adım uzaklaşır. Siz ona doğru iki adım atarsınız, o sizden iki adım uzaklaşır.
İşte ütopya buna yarar, yürümeye...
Eduardo Galeano, Yürüyen Kelimeler

Tüm kavramların, ters-yüz olduğu bir zamanda yaşıyoruz. Tüm değerlerin çıkar hesaplarına havale edildiği, nakit paraya tahvil edilemeyen hiçbir olgunun değerli kabul edilmediği bir dönemden geçiyoruz.

7 Nisan 2004 Çarşamba

Adanın Geleceğini Bizim Mücadelemiz Belirleyecek



Milliyetçiliğin Yükselişi
Nisan 2003’ten beri, yani ada insanının serbest dolaşım hakkını gaspeden sınırlamalar kaldırıldığından beri bir yıl oluyor. Bu bir yıl zarfında, iddia edildiğinin aksine hiçbir “milli olay” başgöstermemiştir. Milli olaydan kastım “içimize rum girecek, bizi kesecekler” şeklinde özetlenebilecek “tavuk psikolojisi”, karşı taraftaki karşılığı da “barbar atilla, kan kusturacak” ifadesinde karşılığını bulan “sahte mazlum” oyunculuktur.
Ne tesadüftür ki, geçtiğimiz yıl kapıların açıldığı 23 Nisan tarihinin bir yıl sonrasında yeni bir ikilemle karşı karşıyayız: Referandum!

18 Şubat 2004 Çarşamba

Talat Röportajına Yorum



“KKTC Başbakanı”, “sayın Başbakan” M.A. Talat ile Doğan Medya Grubunun “radikal” sesi Radikal Gazetesi’nin gerçekleştirdiği tüyler ürpertici röportajı sizlere sunuyoruz.

4 Ocak 2004 Pazar

Milliyetçiliğe ve Savaşa Karşı İki Toplumlu İnsiyatif / Değerlendirme



Giriş
Kıbrıs’ın Güney’inden Ergadigi Demokradia (işçi Demokrasisi)’nin çağrısı ve girişimlerine Kuzey’den de YBH Gençlik örgütünün olumlu cevap vermesi sonucunda Milliyetçiliğe ve Savaşa Karşı İki Toplumlu İnsiyatif (İnsiyatif)’in kurulması çağrısı yapıldı.

5 Aralık 2003 Cuma

İşçi Sınıfının Ufukta Görünümü /02 Aralık 2003 Sabahından Dağınık Notlar



Ledra Palace Barikatından geçişleri engellenerek iş yerlerine ulaşamayan bir grup Kıbrıslı Türk işçi bugün sabah Lefkoşa sokaklarında gövde gösterisi yaptı.
Vergi ile ilgili bir evrağı doldurmaları talep edilen, evrağı doldurmayınca da geçişleri engellenen işçilerin bazıları barikatı atlayarak geçti. Ancak Polisin BM yetkililerine durumu bildirmesi ile tutularak kuzeye iade edildiler.

19 Kasım 2003 Çarşamba

Yel Değirmenleri

Kuzey Ege’nin minicik bir adası var. İsmi Bozaada. Çanakkale’den bakıldığı zaman gerçekten de boz bir rengi var. Ama adanın batısı hiç de boz değil. Aksine sık çam korulukları ile kaplı.
Amacım Bozcaada’yı tanıtmak ve sizlere bir gezi yazısı sunmak değil. Her ne kadar da bu adacık, bağları, balıkçılığı ve 2,500 nüfusuna rağmen internet cafesinden lisesine kadar capcanlı insanları ile sözünü etmeye değer bir görünüm de sunsa, benim için asıl süpriz; Ömür, Gonca, Aybike, Banu, Sezen, Elizabeth, Yasemin, Aysun, Tracy, Meltem, Rita ve sözünü etmediğim diğerleriydi. Bunlar da mı kim?

10 Kasım 2003 Pazartesi

Akvaryumun Suyu Değişiyor



Yıllarca yaprak kımıldamayan Kıbrıs politik hayatında, Kuzey’deki kitlesel mobilizasyon ve kapıların açılması ile başlayan hareketlilik dinmek bilmiyor. Bu dönem önümüze, yıllardan beridir neredeyse ilk kez, gerçek sosyal güçlere dayanan gerçek bir politika bir politika yapma imkanı sunmasına rağmen; günlük politikanın anlık mevzilenmeleri şu anda seçim sürecine yönelik strateji, taktik ve manevralara endekslenmiş görünüyor.

19 Mayıs 2003 Pazartesi

Kapılar Açıldı


“Brezilya(Kıbrıs) için bir çıkış yolu var mı?” Bu soru düzenli olarak önüme koyuldu;... Benim cevabım evet. Biz onu döşemeye kararlı olduğumuz sürece bir yol var. Şans eseri karşımıza çıkacak bir yol ise yok.
Yüreğin Pedagojisi. Paulo Freire

Kapılar açıldı... Bu her ne kadar sınırların ortadan kalktığı veya Kıbrıs Adasının bütünleştirildiği anlamına gelmiyorsa da; barış mücadelesinde epey önemli bir gelişme olduğu da gerçek...
Kıbrıs Adasının yeniden birleştirilmesi ve ada insanının şövenizmden arınmış sağlıklı ilişkiler kurabilmesi mücadelesinde, gelinen aşamada gizliden gizliye, alttan alta gelişmekte olan bir ayrılık noktası vardır... Kıbrıs Cumhuriyeti – Annan Planı...